Yükseköğretimde Yükselememek: Mevzuatta Revizyon Zorunluluğu

Binlerce idari personelin kariyer planlamasını etkileyen yükseköğretim kurumlarında görevde yükselme ve ünvan değişikliği mevzuatı, değişen personel yapısı ve yeni yasal düzenlemeler karşısında güncellenmeyi bekliyor.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 14 Haziran 2026 14:00, Son Güncelleme : 12 Haziran 2026 10:15
Yükseköğretimde Yükselememek:  Mevzuatta Revizyon Zorunluluğu

Yükseköğretim kurumlarında görev yapan idari personelin görevde yükselme ve ünvan değişikliği süreçleri, Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülmektedir. Ancak yükseköğretim kurumlarında görev yapan binlerce idari personelin kariyer planlamasını doğrudan etkileyen görevde yükselme ve ünvan değişikliği süreçlerinde yaşanan mevzuat eksiklikleri, her geçen gün daha fazla çalışanın gündeminde yer almaktadır. Mevcut düzenlemelerin değişen personel yapısına ve son yıllarda yapılan yasal düzenlemelere tam uyum sağlayamaması nedeniyle çalışanlar arasında hak kaybı endişeleri artarken, kurumlar arasında farklı uygulamalar da dikkat çekmektedir.

Özellikle 2023 yılında gerçekleştirilen sözleşmeli personel statüsünden memur kadrosuna geçiş süreci ile birlikte ortaya çıkan yeni istihdam modelinin mevcut görevde yükselme mevzuatında yeterince karşılık bulamaması, konuyu bu kapsamda çalışanların en önemli sorunlarından birisi haline getirmiştir. Yıllarca aynı görevi yerine getiren personelin hizmet sürelerinin görevde yükselme şartlarının hesabında farklı değerlendirilmesi, çalışanlar arasında eşitlik ve adalet tartışmalarını beraberinde getirmektedir. Sadece yükseköğretim kurumlarını değil, kamu kurumlarının tamamını ilgilendiren bu sorun, Sözleşmeliden Kadroya Geçen Kişilerin Görevde Yükselme Mağduriyeti başlıklı haberimizde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Yine sözleşmeli personel statüsünden memur kadrosuna geçirilen personelin ünvan eşleştirmeleri sonucunda ortaya çıkan spor uzmanı ve redaktör gibi bazı kadroların görevde yükselme ve ünvan değişikliği mevzuatında yer almaması ise ayrı bir sorun alanını oluşturmaktadır. Zira bu kadroların herhangi bir şekilde boşalması halinde kadrolara nasıl atama yapılacağının açık şekilde belirlenmemiş olması da gelecekte yeni hukuki ve idari sorunların yaşanabileceğine işaret etmektedir.

Bir diğer husus ise üniversite hastanelerinde bulunan hastane başmüdürü ve hastane müdür yardımcısı gibi kadrolara atama yapılmasına yönelik mevzuatta açık düzenleme bulunmaması nedeniyle farklı kurumlarda farklı atama yöntemlerinin uygulanması, liyakat ve fırsat eşitliği ilkeleri açısından soru işaretleri doğurmaktadır.

Kurumların en çok dile getirdiği konulardan biri de bazı meslek gruplarının yönetici kadrolarına başvuru hakkı konusunda yaşanan belirsizliklerden oluşmaktadır. Özellikle hemşire gibi sağlık hizmetleri sınıfında görev yapan personelin şube müdürü veya hastane müdürü kadrolarına başvurup başvuramayacağı konusunda ortaya çıkan farklı yorumlar, yönetmelik içeriğiyle çelişen görüşlerin bulunması, başvuruların yapılması veya kabul edilmesi aşamasında hem çalışanları hem de yöneticileri tereddütte bırakmaktadır. Zira bu belirsizlik, yönetmelik dikkate alınıp hareket edilmesi halinde personelin mağduriyetine, görüşlerin dikkate alınıp hareket edilmesi halinde ise konunun herhangi bir sebeple yargıya taşınması durumunda ast-üst hukuki norm uyuşmazlığı sebebiyle idarelerin mağduriyetine yol açmaktadır.

Öte yandan Taşınır Mal Yönetmeliği'nin yürürlüğe girmesi sebebiyle yükseköğretim kurumlarında fiilen atama yapılma imkanı bulunmayan ayniyat saymanı, sayman gibi bazı kadroların görevde yükselme mevzuatında atama usulünün yer almaya devam etmesi, mevzuatın güncel ihtiyaçlar doğrultusunda revize edilmesi gerekliliğini ortaya koyan unsurlardan bir diğeridir.

Yönetmelik ile ilgili en temel sorunlardan bir diğeri ise ünvan değişikliği sınavlarına ilişkin yazılı ve sözlü sınav süreçlerinin açık şekilde düzenlenmemiş olmasıdır. Bu durum çalışanların sıklıkla dile getirdiği; kurumların ise uygulamada belirsizlik yaşadığı sorunlar arasında yer almaktadır. Yönetmelikteki ünvan değişikliğine ilişkin süreçlerin yer aldığı başlığın görevde yükselme başlığında olduğu gibi objektif, şeffaf ve denetlenebilir kuralları içerecek şekilde açıkça belirlenmesi, gerek personel gerek uygulama birliğini sağlanması konusunda kurumların beklentileri arasında bulunmaktadır.

Bir diğer vurgulanması gereken husus ise yakın zamanda hayata geçirilen yarım zamanlı çalışma hakkının görevde yükselme için gerekli hizmet sürelerinin yarım zamanlı çalışan personel açısından nasıl değerlendirileceğinin açıklığa kavuşturulması gerekliliğidir.

Sonuç olarak yükseköğretim kurumları idari personelinin kariyer planlamasının daha öngörülebilir hale gelmesi, kurumlar arasında uygulama birliğinin sağlanması ve çalışma barışının güçlendirilmesi amacıyla görevde yükselme ve ünvan değişikliği mevzuatının güncel ihtiyaçlar doğrultusunda revize edilmesi bir zorunluluktur.

Yapılacak düzenlemelerin yalnızca personelin kariyer beklentilerine cevap vermeyeceği, aynı zamanda liyakat esaslı yönetim anlayışını güçlendirerek yükseköğretim kurumları arasında uygulama birliğinin sağlanmasına ve yükseköğretim kurumlarının kurumsal kapasitesinin güçlenmesine de önemli katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber