Yargıtay'dan emsal boşanma kararı: 'Eşimi sevmiyorum' demek kusur!

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşine şiddet uygulayan erkeği tam kusurlu bularak kadını boşayan yerel mahkemenin kararını bozdu. Başkalarının yanında kocasına "Ben çocuk avutuyorum" diyerek aşağılayan ve "Eşimi sevmiyorum, sevgim bitti" diyen kadını da kusurlu bulan Yargıtay, erkeğin de açtığı boşanma davasının kabul edilmesi gerektiğine hükmederek emsal bir karara imza attı.

Kaynak : İhlas Haber Ajansı
Haber Giriş : 14 Haziran 2026 09:48, Son Güncelleme : 14 Haziran 2026 09:44
Yargıtay'dan emsal boşanma kararı: 'Eşimi sevmiyorum' demek kusur!

Şiddetli geçimsizlik yaşayan genç bir çiftin karşılıklı açtığı boşanma davası, Türk aile hukuku açısından dönüm noktası niteliğinde bir kararla sonuçlandı. Aile Mahkemesi'nde görülen davada yerel mahkeme, eşine fiziksel şiddet uygulayan erkeği "tam kusurlu" kabul ederek çiftin boşanmasına hükmetmiş, erkeğin karşı davasını ise reddetmişti. Ancak kararın erkek tarafınca temyiz edilmesi üzerine devreye giren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ezber bozan bir karara imza attı.

Yerel Mahkemenin "Tam Kusur" Kararı Yargıtay'dan Döndü

Aile Mahkemesi, evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylarda yalnızca erkeğin kusurlu davranışlarına odaklanmıştı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise dosyayı incelediğinde, kadının da evlilik birliğine zarar veren ciddi sözlü ve duygusal eylemleri olduğunu saptadı.

Daire, oy birliği ile aldığı emsal kararla, sadece erkeğin değil kadının da hukuken kusurlu olduğuna hükmetti.

"Eşimi Sevmiyorum" Demek ve Aşağılamak Boşanma Nedeni

Yargıtay'ın gerekçeli kararında, yargılama sürecinde toplanan deliller ve tanık beyanları ışığında kadının evlilik birliğini temelinden sarsan davranışları şu şekilde maddelendi:

  • Toplum İçinde Aşağılama: Kadının, başkalarının yanında eşini kastederek "Ben çocuk avutuyorum, biz çocuğa bakıyoruz" şeklinde kırıcı ifadeler kullandığı,

  • Duygusal Bağın Kopması: Eşine yönelik "Ben eşimi sevmiyorum, sevgim bitti" diyerek evliliğin manevi temelini dinamitlediği anlaşıldı.

Yargıtay kararında şu ifadelere yer verdi: "Gerçekleşen bu duruma göre, erkek de dava açmakta haklıdır. Öyleyse, erkeğin davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken, davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir."

Karar Bursalıları İkiye Böldü: "Emsal Teşkil Edecek"

Kararın kamuoyuna yansımasının ardından Bursalı vatandaşlar kararı farklı farklı görüşlerle değerlendirdi. Bir kısım vatandaş, sevginin bitmesinin dürüstçe söylenmesinin veya anlık öfke patlamalarının bir kusur sayılmaması gerektiğini savunurken; hukukçular ve diğer bir kısım vatandaş ise evlilik içinde saygının ve dil üslubunun korunması gerektiğinin altını çizdi.

Uzmanlar, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin bu kararının, bundan sonra alt mahkemelerde görülecek olan binlerce boşanma davasında "duygusal şiddet" ve "aşağılama" başlığı altında güçlü bir emsal teşkil edeceğini hatırlattı.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber