Kılıçdaroğlu'ndan 'Erdoğan'la iş birliği yaptınız mı?' sorusuna yanıt

21 Mayıs tarihli 'mutlak butlan' kararı ile yeniden CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu, canlı yayında soruları yanıtlıyor. Kılıçdaroğlu, 'İmamoğlu ile hangi noktadasınız' sorusuna, 'Yolsuzluk sadece CHP'de mi var?' cümlesi ile yanıtladı.

Haber Giriş : 19 Haziran 2026 20:57, Son Güncelleme : 19 Haziran 2026 20:58
Kılıçdaroğlu'ndan 'Erdoğan'la iş birliği yaptınız mı?' sorusuna yanıt

Kılıçdaroğlu, SZC tv'de canlı yayında 'Butlan kararı sonrası içiniz rahat mı?' sorusuna "Butlan kararını kabul etmeseydim ne olurdu? Kayyum atanırdı. Benden niye korkuyorlar, arınmayı yapacağım için korkuyorlar." yanıtını verdi.

Karın çıkacağını birgün önceden biliyor muydunuz?

Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararını önceden bilip bilmediği yönündeki soruya "Ben mutlak butlan kararının çıkacağını bilsem video yayınlarmıydım. Böyle videolar arada çekiyordum. Benim bir yargı mensubu ile konuştuğumu kanıtlarsanız yarın genel başkanlığı bırakırım" dedi.

Erdoğan'la iş birliği yaptınız mı?

Soruşturma sırasında Erdoğan'ın adını vererek eleştirisi olmaması sorulan Kılıçdaroğlu'na ayrıca Erdoğan'la iş birliği yaptınız mı?, butlak butlanda iş birliği yaptınız mı? sorusu yöneltildi.

Kılıçdaroğlu bu soruya bunun söz konusu olamayacağını savunarak yanıt verdi. Kılıçdaroğlu diğer yandan Özgür Özel'in AK Parti aktörleri ile saatler süren görüşmelerde bulunduğunu iddia etti.

Kılıçdaroğlu "Erdoğan'ı her zaman eleştirdim. Özgür Bey dedi ki Erdoğan ile müzakere edeceğiz. Neyi müzakere edeceksiniz? Erdoğan ile işbirliği, diğerleri ile işbirliği yapıldığı söyleniyor. Erdoğan ile bir kişi 2 saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da partinin sorunlarını görüştük deniliyor. CHP Genel Başkanı, AKP'nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP'nin nelerini görüştün sen?" diye konuştu.

'Ben Özgür Özel'e o 4 belediye başkanını aday gösterme dedim'

Kılıçdaroğlu, Ben Özgür Özel'e, 'Bazı belediye başkanlarını aday gösterme' dedim. - Ben çıkıp konuşmadım parti zarar görmesin diye. - Kamuoyu bazı şeyleri bilmiyor ama burada belli şeyleri açıklamak zorundayım. - Parti ahlaki üstünlüğünü kaybedemez! Olmaz!" dedi.

İmamoğlu sizin için şu anda hangi noktada?

"Tutuklandığında eve gittim, basın açıklaması yaptım. Bugün de aynı yerdeyim. Orada ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum. Sadece CHP'de mi yolsuzluk var sizin de dediğiniz gibi."

"İmamoğlu ile ilgili düşüncemi ifade edeyim. Tutuklandığında evini ziyaret ettim. Kapısının önünde basın açıklaması yaptım. O gün ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum.

Terkoğlu basın açıklamasını okudu: "Tek adam döneminde bir kişinin gelip yasamayı, yargıyı, yürütmeyi kontrol ettiği bir süreç yaşıyoruz. Ekrem Bey'e ve ailesine sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir."

Bu sözlerin arkasında olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

İmamoğlu sorusuna, 'Yolsuzluk sadece CHP'de mi var?' yanıtı

"Sanki sadece CHP'li belediyelerde yolsuzluk var. Öteki tarafta da malı götürenler yok mu? Herkes biliyor. Yolsuzluğu kim yaparsa biz arkasındayız. Yolsuzluğun partisi olmaz. Yolsuzlukta çifte standart uygulaması yanlıştır diyoruz"

Sonra Terkoğlu Kılıçdaroğlu'nun söz konusu açıklamasını okudu:

"CHP 100 yıllık bir parti ve zaten bir mücadele partisi. Geçmişte de genel başkanlarımız hapse atıldı, tutuklamalar oldu, mal varlıklarına el kondu. Bunların hepsini yaşadı CHP. Dolayısıyla böyle baskıların arttığı her dönemde partimizin önemli aktörleri gözaltına alınıyor, ya tutuklanıyor ya da hapse atılıyor. Dolayısıyla şimdi de tek adam döneminde bir kişinin gelip yasamayı, yargıyı, yürütmeyi kontrol ettiği bir süreç yaşıyoruz. Herkes şöyle ya da böyle bir şekliyle mağdur ediliyor. Bizim görevimiz de mücadele etmek.

Yani haksızlıklara karşı, adaletsizliklere karşı mücadele etmektir. Milletvekili arkadaşlarımız, belediye başkanlarımız, sadık partililerimiz, adalet konusunda duyarlı olan ama partili olmayan vatandaşlarımız... Bunların hepsi bir şekilde tepkilerini zamanı gelince ortaya koyacaktır. Bu açıdan Ekrem Bey'e ve ailesine sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ama işte diktatörlerin olduğu, baskıların, eşitsizliklerin olduğu bir ortamda maalesef bunları yaşıyoruz."

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber