TÜBİTAK Fen Lisesi ilk mezunlarını verdi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK Fen Lisesinde inşa ettikleri kültür ve nitelikli eğitimle öğrencilerin geleceğe en iyi şekilde hazırlandığına inandıklarını ifade etti.

Kaynak : Anadolu Ajansı
Haber Giriş : 26 Haziran 2026 12:16, Son Güncelleme : 26 Haziran 2026 12:35
TÜBİTAK Fen Lisesi ilk mezunlarını verdi

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 2021 yılında bilim ve teknoloji temelli eğitim anlayışla kapılarını açan TÜBİTAK Fen Lisesi, 2025-2026 akademik yılında ilk mezunlarını verdi.

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılan merkezi sınav sonucunda yüzde 1'lik dilimde yer alan öğrenciler arasından özel yetenek sınavıyla seçilen 84 öğrenci, TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi'ndeki mezuniyet töreninde diplomalarını Bakan Kacır'ın elinden aldı.

Programda, TÜBİTAK Fen Lisesinin kuruluşundan itibaren okula verdiği destek dolayısıyla Kacır için hazırlanan sürpriz video gösterildi.

Okul birincisi Elif Berra Demir, öğrenciler adına hazırlanan ve Bakan Kacır'ın okul ziyaretlerinden oluşan özel tabloyu kendisine takdim etti.

- "TÜBİTAK'ın çatısı altında bir fen lisesi kurma fikrinin arkasında stratejik bir bakış açısı var"

Kacır, burada yaptığı konuşmada, gençlerin Türk milletinin istikbaline bilimle, teknolojiyle atacağı güçlü imzaların umudunu taşıdıklarını belirterek şunları ifade etti:

"İnanıyorum ki burada sizlerle birlikte inşa ettiğimiz kültür, aldığınız nitelikli eğitim sizi geleceğe en iyi şekilde hazırladı. Sizler bizim umudumuzsunuz. Sizin zekanız, bilim ve teknoloji alanındaki yetkinlikleriniz elbette değerlidir ancak sizi esas kıymetli kılan güzel ahlakınız, doğruluktan taviz vermeyen duruşunuz, azminiz, cesaretiniz ve inancınız olacaktır. Her yıl 100 bine yakın bilim insanı, araştırmacı ve öğrenciye burs ve destek sağlayan, ülkemizin kritik değer taşıyan bilim ve teknoloji projelerini hayata geçiren ulusal araştırma kurumumuz TÜBİTAK'ın çatısı altında bir fen lisesi kurma fikrinin arkasında stratejik bir bakış açısı var. Burası, Türkiye'mizin Milli Teknoloji Hamlesi ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine erişmesine özgün katkılar sağlamak üzere kurmakta olduğumuz yeni bir ekol, yeni bir usul. Bugünün Türkiye'si, savunma sanayisinden havacılığa, mobiliteden üretim teknolojilerine, biyoteknolojiden yazılıma yüksek teknoloji geliştirme kabiliyetlerini haiz, kendi evlatlarının akıl ve alın teriyle geliştirdiği sistemlerle kritik alanlarda kendi ihtiyaçlarını karşılayan, ürettiği yüksek teknoloji sistemlerini rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke."

- "AR-GE insan kaynağımızı 12 katına yükselttik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 2000'li yıllarda yeni bir yolculuğa çıkıldığına işaret eden Kacır, yüksek teknolojiyi kendi imkanlarıyla geliştirebilmek için çok sayıda proje başlattıklarını, savunma sanayisinde yerli teknoloji projelerin en kritik öncelikleri olduğunu ve teknolojide paradigma değişimlerine odaklandıklarını belirtti.

Bakan Kacır, Türkiye'nin başka ülkeleri taklit etmek yerine kendi yol haritasını oluşturduğunun altını çizerek, "Onların milyarlarca dolar harcayarak, onlarca yılda elde ettikleri neticeleri geleceğin teknolojilerine odaklanarak çok daha hızlı yakaladık, hatta insansız havacılık gibi bazı alanlarda tüm dünyanın önüne geçmeyi başardık." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de dev bir AR-GE ve inovasyon ekosistemi kurduklarını vurgulayan Kacır, şu bilgileri verdi:

"AR-GE insan kaynağımızı 12 katına, AR-GE harcamalarımızı 17 misline yükselttik. Akademide, özel sektörde ve kamuda AR-GE faaliyetlerinin hızla büyümesini sağladık. Bu yolculukta TÜBİTAK'ın çok ayrıcalıklı bir yeri var. 6 bine yakın insan kaynağıyla TÜBİTAK, ülkemizde AR-GE faaliyetlerinin en büyük destekçisi olmanın yanında doğrudan yürüttüğü projelerle derin teknoloji geliştirmeye yönelik faaliyetlerin de lideri."

Kacır, TÜBİTAK ile sadece mühendislik kabiliyetleriyle değil, temel bilim yetkinlikleriyle de Türkiye'nin en kritik projelerine öncülük ettiklerini belirterek, milli muharip uçak KAAN'ın bilgisayarlarından TÜRKSAT 6A'ya, kuantum teknolojilerinden elektronik harp sistemlerine kadar ileri teknolojilerde TÜBİTAK'ın imzası olduğunu ifade etti.

- Okula giriş süreci

Okulu, A'dan Z'ye her konuda çok titiz bir yaklaşımla Milli Eğitim Bakanlığı ile kurduklarını belirten Kacır, öğrencileri LGS'nin yanı sıra temel bilim yetkinliklerini daha ileri düzeyde ölçtükleri "Bilim Sınavı" ile seçtiklerine dikkati çekti.

Kacır, her yıl LGS'de ilk yüzde 1'lik dilime giren öğrencilere Bilim Sınavı için davette bulunduklarını belirterek şunları kaydetti:

"Bilim Sınavı neticelerine göre kayıt hakkı kazanan öğrencilerimizi belirliyoruz. İlk eğitim-öğretim yılında öğrencilerimize, üniversitelerimizden hocalarımızın da katkısıyla çok nitelikli yabancı dil eğitimi sunuyoruz. Öğrencilerimizin bilim olimpiyatları ile bilim ve teknoloji yarışmalarına katılımını yoğun şekilde teşvik ediyoruz. Türkiye'nin en önemli araştırma yerleşkesi olan TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi, Ulusal Metroloji Enstitüsü, Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü ve Kutup Araştırmaları Enstitüsü ve Marmara Teknokente ev sahipliği yapan bu adreste, TÜBİTAK Fen Lisesi öğrencilerimiz, henüz lise çağında TÜBİTAK'ta yürütülen araştırma projelerine mentör araştırmacıların rehberliğinde dahil oluyor. Tüm öğrencilerimizin yatılı eğitim görmesi, hep birlikte inşa ettiğimiz kültürün en önemli bileşenlerinden biri. Allah ayağınıza taş, gözünüze yaş değdirmesin. Yolunuz, bahtınız açık olsun. Dünyanın neresinde, hangi işi yapıyor olursanız olun, Türk milletinin evladı olarak ülkemizi temsil ettiğinizi unutmayın."

- "Güzel müesseseler güzel insanlar yetiştirir"

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın da güzel insanların güzel müesseseler kurduklarını ifade ederek, "Bu müesseseler de güzel insanlar yetiştirir." dedi.

Aydın, okulun kurulmasından bugünlere gelmesinde vizyonuyla, heyecanıyla, ilgi ve desteğiyle her zaman yanlarında olan Bakan Kacır'a teşekkür etti.

Okul birincisi Elif Berra Demir de başarısını hayatını kaybeden babasına armağan ettiğini belirtti.

Bu anı çok hayal ettiğini vurgulayan Demir, "Yorgunluktan kendimi bırakacak gibi hissetsem, gözlerimi kapatıp hep bugünü düşündüm. Sizlerin karşısında gururla durduğumu, kepimi gökyüzüne fırlatırken arkama bakıp 'Başardım' dediğim o anı hayal ederek yeniden ayağa kalktım. Hayal etmek kolaydı ama yolumuz hiçbirimiz için kolay olmadı. Mezunu olmayan bir okulun ilk öğrencileri olmak her şeyden önce büyük bir cesaret ve sarsılmaz bir inanç gerektiriyordu." ifadesini kullandı.

Plaketini ve diplomasını Bakan Kacır'ın elinden alan Demir, daha sonra Kacır ile okulun ilk mezunları için hazırlanan kütüğe ismini çaktı.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber