'İmamoğlu suç örgütü' davasının 59. duruşması sona erdi
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 59'u tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 59. duruşmasında, İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunma yaptı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada savunması alınan Ongun, talimat ve para ödeyerek, halkı yanıltıcı yayınlar yaptırdığı iddialarına değindi.
Ongun, meslek büyüklerinin kendisinin ancak kulağını çekme, fırça atma haklarının olduğunu, onlara para teklif etse, kendisine küfür edileceğini söyledi.
Sanıklardan Necati Özkan'ın örgütün Kültür ve Medya AŞ yapılanmasında yer aldığı iddialarına ilişkin Ongun, "İddianamede, 'Murat Ongun tarafından organize edilen, Necati Özkan tarafından planlanan eylemler' diyor ama Necati Bey, Kültür ve Medya'da değil. 'Necati Özkan örgütün akıl hocasıdır' denmiş. Peki öyle mi? Hayır. Çünkü ne olduğu belirsiz birinin elemanı olarak yazılmış bu iddianameye." ifadelerini kullandı.
Örgüt üyeliği suçlamalarında delillerin olmadığını öne süren Ongun, gizli tanıklarla ilgili olarak şu beyanda bulundu:
"Gizli tanıkların anlamsız genel cümleleri var. Örneğin, 'İhaleleri Murat Ongun organize ederdi.' Ne demek bu? Yani nasıl organize ederdi, kimle ederdi, hangi ihale? Böyle bir şey denmesi lazım değil mi yani bir suç isnadı için? Başka? İş arkadaşlarımızı telefonla aramak, aynı iş yerinde olmaktan mütevellit baz vermek. Başka? Adını ilk kez duyduğum birkaç açık hava reklamcısının serzenişi, şikayeti. Ne diyorlar? 'Kültür ve Medya AŞ bize haksız fatura kesip paramızı alıyor.' Parayı alan belediye iştiraki, parayı veren özel sektör. Hani tersi olsa ben burada bir yolsuzluğu anlayacağım da anlayamıyorum."
Kendisiyle ilgili beyanların yalan olduğunu savunan Ongun, etkin pişmanlıktan faydalananların beyanlarında kendisiyle ilgili olarak "rüşvet" aldığı iddiasının bulunmadığını ifade etti.
İddia makamına delillerle belgelerle karşılık verdiğini belirten Ongun, kendisine adil davranılmasını istediğini ve sadece adalet talep ettiğini kaydetti.
İddianamede yer alan örgütün gizlilik içerisinde toplantı yaptığı iddialarına ilişkin Ongun, "Gizlilik prensibiyle hareket eden örgüt, güvenlik kameralarının olduğu binada toplanmaz. Hani gizli görüşme yapacak yer kalmadı da halka açık, yüzlerce güvenlik kamerası olan bir otelde mi görüşme planladık? Kamerayı bantlayan arkadaş, kamerayı bantlarken o kameranın kendini kaydettiğini veya koca otelde başka hiçbir kamera olmadığını mı düşünmüş? Ekibimiz burada savunmasını yaptı, o kadar gayriprofesyonel insanlar mı?" diye konuştu.
Ongun, gizli toplantı yapmak isteseler İBB'nin gözlerden ırak, kimsenin bilmediği, gayet güvenli, kamerasız, steril onlarca binasının olduğunu söyledi.
Sanıkların kamu kurumu içinde öz yapılanma kurdukları iddialarına yönelik Ongun, yönetim kurulu başkanı olduğu Medya AŞ'de genel müdür pozisyonu dahil, istediği personeli, insan kaynakları da onaylamışsa işe alma yetkisinin bulunduğunu, bu konuda söz sahibi olduğunu, çalışmak istemediği kişiye de bunu söyleyebileceğini belirtti.
Örgütte yer aldığı iddia edilenlerin, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yasayla belirlenmiş yönetim şeması çerçevesinde, yasalarda yer aldığı şekliyle ataması yapılan şahıslar olduğunu ifade eden Ongun, "Bizler her düşünceden, her farklı hayat tarzından, bambaşka siyasi görüşlerden bir araya gelmiş ve liyakat paydasında İstanbul'a hizmet için görev verilmiş insanlarız. İddia makamının burada yazdığı gibi bir yapılanma değiliz." ifadesini kullandı.
Dosyada cezaevinden çıkmak ya da cezaevine girmemek için yalan söyleyen insanların beyanları dışında bir şey olmadığını iddia eden Ongun, iddianamede örgüt yöneticisi olarak Medya AŞ, Kültür AŞ ve Emlak Yönetim Daire Başkanlığına tüm talimatları vermekle suçlandığını da hatırlattı.
Sanık Ongun, 5 yıllık yönetim kurulu başkanlığında Medya AŞ'den sadece huzur hakkı aldığını ifade ederek, kurumun tek kuruşuna el sürmediğini savundu.
Duruşma, sanık Ongun'un savunmasıyla yarın devam edecek.