Rabia Naz dosyasında yeni gelişme: 10 yeni klasör dosyaya girdi
Faili Meçhul Daire Başkanlığı'nın incelediği Rabia Naz Vatan dosyası, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla Ceza İşleri Daire Başkanlığı'na havale edilirken soruşturmaya 10 yeni delil klasörü eklendi. Baba Şaban Vatan, dosyaya giren yeni klasörlerde Rabia Naz'a çarptığı öne sürülen aracın nerede tamir edildiği, kime satıldığı, araç sahibi ve suç ortaklarına dair somut bilgilerin yer aldığını açıkladı.
Faili Meçhul Daire Başkanlığı'nın mercek altına aldığı Rabia Naz Vatan olayıyla ilgili incelemeler sürerken, dosyaya 10 yeni klasör sunuldu.
Türkiye Gazetesi'nden Gamze Erdoğan'a konuşan baba Şaban Vatan, "Dosya askıya alınmadı, Adalet Bakanımız Akın Gürlek dosyayı Ceza İşleri Daire Başkanlığı'na havale etti. Dosyanın yeniden açılması için Ceza İşleri Daire Başkanlığı çok önemliydi. Bakanlıkla irtibat halindeyiz. Dosyamıza 10 yeni klasör eklendi. Dosyanın içerisinde Rabia Naz'a çarpan aracın nerede tamir edildiği, kime satıldığı, aracın adres bilgisi, araç sahibi ve suç ortakları ile ilgili deliller mevcut" dedi.
İDDİALARIN ODAĞINDA OKUL ÇANTASI VARDI
Dosyaya giren yeni iddiaların merkezinde daha önce Rabia Naz'ın okul çantası yer almıştı. Baba Şaban Vatan, savcılıktan teslim aldığı dijital verileri incelediğinde çarpıcı bir ayrıntıyı fark ettiğini dile getirerek, kızına ait okul çantasının olay anında değil, olaydan yaklaşık 5 saat sonra binanın teras katına bırakıldığını öne sürdü. Bu durumun, olayı "yüksekten düşme" gibi göstermek amacıyla kurgulandığı iddia edilmişti.
"DELİL KARARTMA" ŞÜPHESİNİ GÜNDEME TAŞIMIŞTIK
Anayasa Mahkemesi, geçtiğimiz eylül ayında Rabia Naz Vatan'ın ölümüne ilişkin soruşturmanın "gereken özen ve ciddiyetten uzak" yürütüldüğüne hükmetmişti. AYM, hayat hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar vererek aileye 350 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar vermişti.
Baba Şaban Vatan, AYM'nin kararıyla ihlallerin netleştiğini, delillerin karartıldığını ve ifadelerin alınmadığını savunarak AYM'nin "hayat hakkı ihlali" tespitine rağmen dosyanın zaman aşımı nedeniyle yeniden açılmamasına itiraz etmişti.
Sonrasında dosya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşınmıştı. Dosyadaki "delil karatma" şüphesini ve ailenin dönemin savcı ve polisleri hakkında bulunduğu suç duyurusunu gündeme taşımıştık.