Üniversiteler öğrencilerine sabah kahvaltısı vermek zorunda mıdır?

Kamu Denetçiliği Kurumu Anadolu Üniversitesinin kahvaltı hizmetini kaldırması yönündeki idari işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığına karar verdi.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 07 Temmuz 2026 14:00, Son Güncelleme : 06 Temmuz 2026 08:30
Üniversiteler öğrencilerine sabah kahvaltısı vermek zorunda mıdır?

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), Anadolu Üniversitesinde öğrencilere sunulan sabah kahvaltısı hizmetinin 2025 yılı itibarıyla kaldırılmasını hukuka ve hakkaniyete uygun bulmadı. KDK, 26 Aralık 2025 tarihli kararında kahvaltı hizmetinin kaldırılması yönündeki kararın geri alınması için Anadolu Üniversitesi Rektörlüğüne tavsiyede bulundu.

Başvuru neden yapıldı?

KDK'ya yapılan başvuruda, Anadolu Üniversitesinde uzun süredir sunulan sabah kahvaltısı hizmetinin 2025 yılı itibarıyla kaldırıldığı, bu durumdan başta engelli ve dar gelirli öğrenciler olmak üzere tüm öğrencilerin olumsuz etkilendiği belirtildi. Başvuran, kahvaltı hizmetinin öğrencilerin sabah derslerine sağlıklı ve düzenli katılımını, kampüs içi yaşam kalitesini ve eğitim sürekliliğini destekleyen önemli bir sosyal imkan olduğunu vurguladı.

Başvuruda; kararın eğitim hakkı, sosyal devlet ilkesi, engelli bireylerin eşit katılım hakkı ve öğrencinin üstün yararı ilkeleri bakımından değerlendirilmesi ve öğrencilere sunulan temel yaşam hizmetlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi talep edildi.

Beslenme ihtiyacını karşılamak üniversitelerin görevi

KDK kararında, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 47'nci maddesine atıf yapıldı. Buna göre yükseköğretim kurumları; öğrencilerin beden ve ruh sağlığının korunması, barınma, beslenme, çalışma, dinlenme gibi sosyal ihtiyaçlarını karşılamakla ve bu amaçla bütçe imkanları nispetinde öğrenci kantin ve lokantaları açmakla görevli.

Kararda, mali kaynakların yetersizliği durumunda idarelerin öncelikle lüks olarak nitelendirilebilecek harcamalardan tasarruf etmesi gerektiği, sosyal hizmetlere ayrılan bütçenin korunmasının sosyal devlet ilkesinin varlık amacıyla uyumlu olduğu ifade edildi.

Sosyal hizmetin kaldırılması son çare olmalı

KDK, sosyal devlet ilkesi uyarınca bir sosyal hizmetin kaldırılmasının ancak belirli koşullarda kabul edilebileceğini belirtti. Buna göre hizmetin kaldırılması; yerine alternatif sunulması, ikame bir hizmetin yürürlüğe konulması veya hizmetin idare için katlanılamaz bir maliyet oluşturması hallerinde mümkün. Kararda, sosyal hizmetin kaldırılmasının her durumda son çare olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altı çizildi.

Kahvaltı hizmeti eğitim hakkının tamamlayıcı unsuru

Kararda, üniversite öğrencilerinin önemli bir bölümünün düşük gelirli hanelerden geldiği ve artan yaşam maliyetleri karşısında beslenme güvencesine erişimde zorlandığı vurgulandı. Düzenli ve dengeli kahvaltıya erişimi olan öğrencilerin derse katılım, dikkat düzeyi ve öğrenme kapasitesinin arttığı; yetersiz beslenmenin ise akademik başarısızlık riskini yükselttiği belirtildi.

KDK'ya göre kahvaltı hizmeti, tüketim odaklı bir harcama değil; bireyin akademik ve mesleki gelişimini destekleyen, fırsat eşitliğini güçlendiren ve eğitim hakkının fiilen kullanılmasını sağlayan yapısal bir kamu hizmeti niteliği taşıyor.

KYK yurtlarında kahvaltı verilmesi gerekçe sayılamaz

Kararda dikkat çeken bir diğer değerlendirme, üniversitenin savunmasına ilişkin oldu. Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarında kahvaltı hizmeti sunulmasının, üniversitedeki hizmetin kaldırılmasına gerekçe gösterilmesi makul bulunmadı. KDK, bu değerlendirmenin yurtlarda kalmayan öğrencileri dikkate almadığını belirtti.

Ayrıca yararlanan öğrenci sayısı ve hizmetin fazla personel istihdamı gerektirmemesi gözetildiğinde, kahvaltı hizmetinin üniversiteye katlanılamaz bir mali yük getirmediği, hizmetin sosyal faydasının maliyetinden daha fazla olduğu sonucuna varıldı.

Rektörlüğe tavsiye: Karar geri alınsın

Tüm bu gerekçelerle KDK, başvurunun kabulüne karar verdi ve kahvaltı hizmetinin kaldırılması yönündeki kararın geri alınması hususunda Anadolu Üniversitesi Rektörlüğüne tavsiyede bulundu. 6328 sayılı Kanun'un 20'nci maddesi uyarınca, Rektörlük tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin 30 gün içinde KDK'ya bildirilmesi zorunlu.

İŞTE KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMUNUN KARARI

Anadolu Üniversitesinde öğrencilere uzun süredir sunulan sabah kahvaltısı hizmetinin 2025 yılı itibarıyla kaldırılması nedeniyle engelli ve dar gelirli öğrenciler başta olmak üzere öğrencilerin eğitim ve yaşam koşullarının olumsuz etkilendiğini, bu hizmetin öğrencilerin sabah derslerine sağlıklı ve düzenli katılımını, kampüs içi yaşam kalitesini ve eğitim sürekliliğini destekleyen önemli bir sosyal imkan olduğunu belirterek kahvaltı hizmetinin kaldırılma gerekçesinin ve alınış usulünün incelenmesini, kararın eğitim hakkı, sosyal devlet ilkesi, engelli bireylerin eşit katılım hakkı ve öğrencinin üstün yararı ilkeleri bakımından değerlendirilmesini ve öğrencilere sunulan temel yaşam hizmetlerinin (kahvaltı, yemek, barınma vb.) yeniden düzenlenerek sürdürülebilir hale getirilmesi talebi hakkında Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 26/12/2025 tarih ve 2025/17739-S.25.25029 sayılı kararında aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir.

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Anadolu Üniversitesinde öğrencilere uzun süredir sunulan sabah kahvaltısı hizmetinin 2025 yılı itibarıyla kaldırılması nedeniyle engelli ve dar gelirli öğrenciler başta olmak üzere öğrencilerin eğitim ve yaşam koşullarının olumsuz etkilendiğini, bu hizmetin öğrencilerin sabah derslerine sağlıklı ve düzenli katılımını, kampüs içi yaşam kalitesini ve eğitim sürekliliğini destekleyen önemli bir sosyal imkan olduğunu belirterek kahvaltı hizmetinin kaldırılma gerekçesinin ve alınış usulünün incelenmesini, kararın eğitim hakkı, sosyal devlet ilkesi, engelli bireylerin eşit katılım hakkı ve öğrencinin üstün yararı ilkeleri bakımından değerlendirilmesini ve öğrencilere sunulan temel yaşam hizmetlerinin (kahvaltı, yemek, barınma vb.) yeniden düzenlenerek sürdürülebilir hale getirilmesini talep etmektedir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

15. Hakeza, mali kaynakların yetersizliği söz konusu olduğunda idarelerin öncelikle lüks olarak nitelendirilebilecek durumlardan tasarruf etmesi gereklidir. Zira, sosyal hizmetlerin sunulduğu birey grupları düşünüldüğünde lüks olarak nitelendirilebilecek durumlara ayrılan bütçenin bu imkanlara aktarılması sosyal devlet ilkesinin varlık amacıyla uyumlu olacaktır. Aksinin kabulü devletin sosyal devlet olmak yönündeki misyonunun kaybolmasına ve zamanla unutulmasına sebebiyet verecektir.

16. Öte yandan, Anayasa'nın 130'uncu maddesi yükseköğretim kurumlarının en önemli amaçlarından birinin çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek olduğunu vurgulamıştır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 47'nci maddesinin a bendinde ise; yükseköğretim kurumlarının; Yükseköğretim Kurulunun yapacağı plan ve programlar uyarınca, öğrencilerin beden ve ruh sağlığının korunması, barınma, beslenme, çalışma, dinlenme ve boş zamanlarını değerlendirme gibi sosyal ihtiyaçlarını karşılamak ve bu amaçla bütçe imkanları nispetinde okuma salonları, yataklı sağlık merkezleri, mediko - sosyal merkezleri, öğrenci kantin ve lokantaları açmak, toplantı, sinema ve tiyatro salonları, spor salon ve sahaları, kamp yerleri sağlamakla ve bunlardan öğrencilerin en iyi şekilde yararlanmaları için gerekli önlemleri almakla görevli olduğunun altı çizilmiştir.

17. Bununla birlikte, yükseköğretim kurumları, öğrenci lehine sosyal hizmetlerini geliştirmeyi amaçlamalıdır. Sosyal devlet ilkesi uyarınca sosyal hizmetin kaldırılması ancak yerine alternatif sunulması, ikame bir hizmetin yürürlüğe konulması veya ilgili sosyal hizmetin kamu idaresi için katlanılamaz bir maliyet oluşturarak idarenin işleyişini sekteye uğratacak düzeye ulaşması ve bunun kamu yararı için gerekli olması hallerinde kabul edilebilir. Ancak, sosyal hizmetin kaldırılması her daim son çare olarak değerlendirilmelidir.

18. Tüm bu anlatılanlar neticesinde; yükseköğretim kurumlarına, öğrencilerin beden ve ruh sağlığının korunması ve beslenme gibi sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere öğrenci kantin ve lokantaları açmak ve gerekli tedbirleri almak görevi verildiği açıktır.

19. Diğer yandan, yükseköğretim kurumlarının öğrencilerine yönelik kahvaltı hizmeti sunması, kamusal kaynak kullanımında yalnızca maliyet odaklı tasarruf tedbirleriyle değerlendirilmemesi gereken, çok boyutlu bir sosyal hizmettir. Özellikle üniversite öğrencilerinin önemli bir bölümünün düşük gelirli hanelerden gelmesi ve artan yaşam maliyetleri karşısında beslenme güvencesine erişimde zorlanması, bu hizmetin sosyal devlet ilkesinin somut bir yansıması olarak ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Tasarruf tedbirleri kapsamında kahvaltı hizmetinin kaldırılması, kısa vadede bütçesel bir rahatlama sağlasa dahi, öğrencilerin akademik performansı ve maddi ve manevi gelişimi üzerinde olumsuz etkiler doğuracaktır.

20. Bununla birlikte, düzenli ve dengeli kahvaltıya erişimi olan öğrencilerin derse katılım, dikkat düzeyi ve öğrenme kapasitesinin arttığı; buna karşılık yetersiz beslenmenin akademik başarısızlık riskini yükselttiği kabul edilmektedir. Bu bağlamda, kahvaltı hizmetinin kaldırılması veya sınırlandırılması suretiyle elde edilen tasarruf, öğrencilerin eğitim sürecindeki verimliliğinin azalması sonucunda toplumsal refah kaybına yol açmakta; dolayısıyla mali rasyonalite ile sosyal rasyonalite arasında bir çelişki ortaya çıkmaktadır.

21. Son olarak, yükseköğretim kurumlarında sunulan kahvaltı hizmetleri, fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ve eğitime erişimde yapısal eşitsizliklerin azaltılması bakımından stratejik bir işleve sahiptir.

Yükseköğretim kurumlarında sunulan kahvaltı hizmetleri, özellikle sosyoekonomik açıdan dezavantajlı öğrenciler bakımından fırsat eşitliğinin sağlanmasında kritik bir rol oynamaktadır. Tasarruf tedbirleri genellikle yatay ve genelleştirilmiş nitelikte olup, dezavantajlı gruplar üzerindeki orantısız etkileri göz ardı edilebilmektedir. Oysa öğrencilere yönelik kahvaltı hizmeti, hedefli bir kamu harcaması olarak sosyal faydayı maksimize etmekte ve eğitim hakkının fiilen kullanılmasını desteklemektedir. Bu nedenle, söz konusu hizmetin maliyet olarak kamu idaresine katlanılamaz bir yük getirmediği müddetçe maliyet unsuru olarak değerlendirilmesi yerinde olmayacaktır.

22. Bu bağlamda, üniversite öğrencilerine yönelik kahvaltı hizmetleri, eğitim hakkının tamamlayıcı bir unsuru olarak değerlendirilmelidir. Zira yeterli ve düzenli beslenmeye erişimi olmayan öğrencilerin akademik başarılarının düşmesi eğitimin toplumsal işlevini zayıflatmaktadır. Dolayısıyla beslenme hizmetleri, yalnızca sosyal yardım niteliğinde değil, eğitimin etkinliğini artıran yapısal bir kamu hizmeti olarak ele alınmalıdır.

23. Tasarruf tedbirleri, kamu harcamalarının tamamen ortadan kaldırılmasını değil, kamu yararına en

yüksek katkıyı sağlayacak şekilde kullanılmasını amaçlamaktadır. Bu çerçevede kahvaltı hizmeti, tüketim odaklı bir harcama değil; bireyin akademik ve mesleki gelişimini destekleyen bir sosyal hizmet niteliği taşımaktadır. Bu yönüyle söz konusu hizmet, tasarruf tedbirleriyle kıyaslandığında daha yüksek ve kalıcı bir sosyal fayda üretmektedir.

24. Uyuşmazlık konusu olaya gelince;

24.1. Yararlanan öğrenci sayısının miktarı ve hizmetin kesintisiz ifasının fazla sayıda personel istihdamına sebebiyet vermemesi durumları gözetildiğinde bu kapsamda söz konusu hizmetin maliyet olarak yükseköğretim kurumuna katlanılamaz bir yük getirmediği,

24.2. Öğrencilerin beslenme gibi sosyal imkanlardan faydalanması için gerekli tedbirlerin alınmasının yükseköğretim kurumlarının görevlerinden biri olduğu,

24.3. Yükseköğretim kurumlarının öğrenci lehine sosyal hizmetlerini geliştirmek gayesinde olması gerekirken; yürütülmekte olan bir hizmeti doğrudan kaldırmasının sosyal devlet ilkesi ile uyuşmadığı ve bu tarz bir yaklaşımın son çare olarak değerlendirilmesi gerektiği,

24.4. Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından kahvaltı hizmeti sunulmasının hizmetin kaldırılmasında sebep olarak gösterilmesinin bu yurtlarda kalmayan öğrenciler dikkate alınmaksızın yapılan bir değerlendirme niteliğinde olduğu ve bu sebeple makul bir neden olarak kabul edilemeyeceği, 24.5. Kahvaltı hizmetinin devamının ilgili hizmetin yükseköğretim kurumuna maliyeti ile kıyaslandığında sosyal faydasının daha fazla olduğu değerlendirilmiştir.

25. Tüm bu anlatılanlar ışığında; idarenin kahvaltı hizmetinin kaldırılması yönündeki idari işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

VII. KARAR

-Yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE,

-Kahvaltı hizmetinin kaldırılması yönündeki kararın geri alınması hususunda ANADOLU ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

-6328 sayılı Kanun'un 20'nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

-Kararın BAŞVURANA ve ANADOLU ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,

-Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Bu bilgiler haricinde hukuki gerekçeler ve mevzuat yönünden konuyu detaylı olarak inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 26/12/2025 tarih ve 2025/17739-S.25.25029 sayılı kararını bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.

Ahmet KANDEMİR

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber