'Allies in Ankara' programı başladı
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) ev sahipliğinde, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ortaklığındaki "Allies in Ankara" programı resmen başladı.
Ankara Palas'ta düzenlenen etkinliğin açılış konuşması SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Nebi Miş tarafından yapıldı.
SETA adına etkinliğin yapılmasında katkısı olanlara teşekkürlerini sunan Miş, müttefik ülkelerden birçok yetkiliyi Ankara'dan ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Miş, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin önemine işaret ederek, "Allies in Ankara"nın amacının, uzman tartışmalarının yapılabileceği bir zemin oluşturmak olduğunu söyledi.
Belirsizliğin giderek arttığı bir dönemde İttifak'ın yalnızca askeri kabiliyetler ve siyasi taahhütlere değil, fikirlere, kavramlara ve stratejik vizyona da ihtiyacı olduğu değerlendirmesini yapan Miş, düşünce kuruluşlarının bundaki katkısına atıfta bulundu.
NATO'daki dönüşüm
Miş, Ankara'daki zirvenin önemli bir zamanda yapıldığına işaret ederek, "Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana NATO, dönüşüm, genişleme, kriz yönetimi, terörle mücadele, bölge dışı harekatlar ve bugün yeniden kolektif savunmaya odaklanma olmak üzere çeşitli evrelerden geçmiştir." dedi.
Uluslararası sistemdeki sorunlara dikkati çeken Miş, Türkiye'nin, NATO İttifakı için önemine yönelik değerlendirmeler yaptı.
Miş, "Bu nedenle NATO'nun geleceğini Ankara'dan tartışmak yalnızca sembolik bir tercih değil, aynı zamanda analitik bir zorunluluktur." ifadesini kullandı.
NATO'nun yüzleştiği zorluklardan örnekler veren Miş, NATO'nun hem geleneksel tehditlere uyum sağlaması hem de teknolojik ve siyasi dönüşümlere yanıt vermek zorunda olduğunu vurguladı.
Miş, Türkiye'nin uzun yıllardır terörizm, bölgesel istikrarsızlık, hibrit tehditler ve yakın çevresindeki savaşlarla yüzleştiğini aktararak, Ankara'nın savunma sanayisi üretimi, insansız hava aracı teknolojileri, diplomasi, kriz yönetimi ve askeri operasyonlar gibi konularda önemli kabiliyetler geliştirdiğini anlattı.
Bunun Türkiye'ye NATO'nun dönüşümüne ilişkin kendine özgü bir perspektif kazandırdığına değinen Miş, Türkiye'nin İttifak için stratejik deneyimi, operasyonel kapasitesi, savunma sanayisindeki gelişimi ve hızla değişen güvenlik ortamına uyum sağlayabilme yeteneğine de dikkati çekti.