Türkiye'den 5,8 milyar dolarlık hububat ve bakliyat ihracatı
Türkiye'den yılın ilk 6 ayında 212 ülke ve serbest bölgeye 5 milyar 847 milyon 514 bin dolarlık hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı gerçekleştirildi.
Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, ocak-haziran döneminde 212 ülke ve serbest bölgeye 5 milyon 290 bin 36 ton ürün sattı.
Türk hububatçılar, bu ihracat karşılığında 5 milyar 847 milyon 514 bin dolar gelir elde etti.
En fazla ihraç edilen ürün 663 milyon 938 bin dolarla ayçiçeği tohumu olurken, çikolata ve kakao ürünleri 500 milyon 781 bin dolarla ikinci, tatlı, bisküvi ve gofretler 489 milyon 517 bin dolarla üçüncü sırada onu takip etti.
Ülke gruplarında en fazla ihracat 1 milyar 790 milyon 778 bin dolarla Orta Doğu ülkelerine, 1 milyar 475 milyon 197 bin dolarla Afrika ülkelerine ve 720 milyon 875 bin dolarla Avrupa Birliğine gerçekleştirildi.
Ülke bazında ise 701 milyon 952 bin dolarla Irak zirvede, ABD 457 milyon 715 bin dolarla ikinci, Suriye ise 280 milyon 911 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı.
Gıda ticaretinde yeni bir dönem
TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, küresel ticaret koridorlarında Hürmüz Boğazındaki kademeli normalleşmenin gıda ticaretindeki krizi dindirdiğini söyledi.
Türkiye'nin, küresel ölçekteki maliyet-arz denkleminin, bu sezon topraklarda filizlenen, yüksek yerli üretim bereketiyle göğüslediğini ifade eden Uysallı şunları kaydetti:
"Geniş bir coğrafyada kuraklık endişelerini körükleyen 'Süper El Nino' dalgası gibi gelişmeler, küresel tahıl ve pirinç üretim beklentilerini geçen yılki tarihi rekor seviyelerin altına çekmeye başladı. Karşımızdaki tablo gıda ticaretinin basit emtia fiyatlaması olmaktan çıktığı, tedarik zinciri esnekliği ile ekosistem iş birliklerinin hayati önem kazandığı, yeni nesil tüketicilerin sağlık, sürdürülebilirlik ve fonksiyonel faydayı bir arada talep ederek pazar modellerine tavizsiz standart getirdiği yeni bir döneme işaret ediyor. Yüksek hasat sayesinde 2026-27 sezonunda dış alım stratejimiz, un ve makarna sanayimizin ihtiyaç duyduğu yüksek proteinli nitelikli hammadde açığını kapatmakla sınırlı olacak."
Uysallı, Türkiye'yi küresel gıda arz güvenliğinin ve nitelikli işlenmiş gıda ticaretinin vazgeçilmez merkez üssü olarak sürdüreceklerini vurguladı.