LGS'de tercih maratonu başlıyor: Uzmanlardan 'popüler okul' uyarısı

MEB'in sonuç ilanının ardından 13-24 Temmuz tarihlerinde başlayacak LGS tercih süreci öncesi uzmanlar uyardı: "Okul seçiminde sadece başarı sıralamasına değil; çocuğun sosyal, duygusal ve kariyer gelişimine de odaklanın. Bir okulun bazı öğrenciler için mükemmel sonuçlar üretmesi, her çocuk için doğru tercih olduğu anlamına gelmez. Eğitimde asıl başarı, çocuğun potansiyelini ortaya çıkaran ve onu kendi yolculuğunda destekleyen sistemi bulabilmektir"

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 09 Temmuz 2026 19:38, Son Güncelleme : 10 Temmuz 2026 10:57
LGS'de tercih maratonu başlıyor: Uzmanlardan 'popüler okul' uyarısı

Yaklaşık 1 milyon öğrencinin katıldığı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın sonuçları yarın açıklanacak. Öğrenciler sonuçları Milli Eğitim Bakanlığının resmi internet sitesi üzerinden öğrenebilecek.

Sonuçların ilan edilmesinin ardından lise tercih süreci başlayacak. LGS tercihleri 13-24 Temmuz tarihleri arasında yapılacak. LGS sonuçlarıyla birlikte milyonlarca aile için kritik bir dönem de başlayacak.

Yaz aylarının gelmesiyle milyonlarca aile için okul araştırma dönemi başladı.

Türkiye'de eğitim sisteminin LGS ve YKS gibi merkezi sınavlarla şekillendiğini hatırlatan Eğitimci Dr. Elgiz Henden, okul tercihinde yalnızca akademik başarı tablolarına bakmanın çocukların gelişim süreçlerinde önemli riskler yaratabileceğine dikkat çekti.

"Her Çocuk İçin Tek Bir Başarı Formülü Yok"

Velilerin önemli bir bölümünün okul seçimini kurumların reklamları, sosyal medya görünürlüğü veya sınav dereceleri üzerinden yaptığını belirten Henden, çocukların birbirinden tamamen farklı gelişimsel özelliklere sahip olduğunu vurguladı:

"Bir okulun bazı öğrenciler için mükemmel sonuçlar üretmesi, her çocuk için doğru tercih olduğu anlamına gelmez. Eğitimde asıl başarı, çocuğun potansiyelini ortaya çıkaran ve onu kendi yolculuğunda destekleyen sistemi bulabilmektir."
LGS sınav sonuçları açıklandı

İlkokulda Asıl Belirleyici: Öğretmen

Türkiye'de sınav baskısının giderek daha erken yaşlara indiğini belirten Henden, özellikle ilkokul döneminde yoğun test programlarının çocukların öğrenme motivasyonuna zarar verebildiğini ifade etti. İlkokul yıllarının akademik yarıştan çok güvenli bağlanma, merak geliştirme ve öğrenmeyi sevme dönemi olduğunu vurgulayan Henden, bu yaş grubunda öğretmen niteliğinin okulun fiziki imkanlarından çok daha belirleyici olduğunu söyledi:

"Araştırmalar, öğretmen ile öğrenci arasında kurulan güven ilişkisinin uzun vadeli akademik başarı üzerinde güçlü etkileri olduğunu ortaya koydu. Çocuk önce öğretmenine güvenir, sonra öğrenmeye başlar."

Velilerin Gözden Kaçırdığı Kriter: Öğretmen Sirkülasyonu

Henden'e göre bir okulun kalitesini anlamanın en önemli yollarından biri öğretmen kadrosunun istikrarına bakmak. Sık sık değişen eğitim kadroları öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler yaratabilirken bu durum okul tanıtımlarında neredeyse hiç yer almıyor. "Bir okulun binası, teknolojisi veya reklam gücü etkileyici olabilir. Ancak sürekli değişen öğretmen kadrosuyla güçlü bir eğitim kültürü oluşturmak mümkün değildir. Çocukların güven duygusu ve aidiyet hissi süreklilikle gelişir" diyen Henden, velilerin bu soruyu okul ziyaretlerinde mutlaka sormalarını tavsiye etti.

LGS Sürecinde Rehberlik Servisi Kritik

Ortaokul döneminin hem ergenliğe geçiş hem de LGS hazırlık süreci nedeniyle kritik bir eşik olduğuna dikkat çeken Henden, sınav başarısını merkeze alırken öğrencinin sosyal ve duygusal gelişiminin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Başarılı okulların öğrencileri yalnızca sınava hazırlamadığını, sanat, spor, bilim ve sosyal faaliyetlerle de desteklediğini vurgulayan Henden, rehberlik servisinin niteliğinin okul seçiminde mutlaka sorgulanması gerektiğini söyledi:

"Deneme sınavı sonuçlarına göre öğrencileri etiketleyen, başarıyı yalnızca puanlarla ölçen sistemler çocuklarda kalıcı özgüven problemleri yaratabiliyor. İyi bir okul, sınav hazırlığını psikolojik destekle birlikte yürütür."

Lisede Ezber Değil, Analitik Düşünme

Lise döneminin üniversiteye hazırlığın yanı sıra kariyer yöneliminin de şekillendiği yıllar olduğunu belirten Henden, günümüzde yalnızca bilgi yükleyen değil düşünmeyi öğreten okulların fark yarattığını ifade etti. Yapay zeka, dijital dönüşüm ve hızla değişen iş dünyasının yeni beceriler gerektirdiğini vurgulayan Henden, analitik düşünme, problem çözme ve esneklik gibi yetkinliklerin artık sınav başarısının da temelini oluşturduğunu belirtti.

Son olarak;

"Bugünün öğrencileri yalnızca üniversite sınavına değil, henüz var olmayan mesleklere hazırlanıyor. Türkiye'nin sınav gerçeğini yok sayamayız. Ancak sınav başarısı uğruna çocuğun özgüvenini, merakını ve ruh sağlığını kaybetmesine de izin veremeyiz. Doğru okul; akademik başarı ile insani gelişim arasında denge kurabilen okuldur. Çocuklarımızın geleceği, yalnızca hangi okula gittiklerine değil, o okulda nasıl bir birey olarak yetiştiklerine bağlıdır."

Zekeriya ELTİMUR

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber