KDK'den e-Okul kararı: Velayeti olmayan ebeveyn çocuğun notlarını göremez
Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), velayeti kendisinde olmayan bir babanın, çocuğunun e-Okul sistemindeki eğitim bilgilerine ve notlarına erişim talebini "kişisel verilerin korunması ve çocuğun üstün yararı" ilkelerini gerekçe göstererek reddetti.
Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), velayeti kendisinde olmayan bir ebeveynin, çocuğunun eğitim bilgilerine erişim talebini reddetti.
"Beni 'Üçüncü Kişi' Saymak Hukuka Aykırı" Talebi
Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurun bir öğrenci velisi, velayeti kendisinde bulunmayan çocuğunun eğitim bilgilerine erişim talebinde bulundu. Başvuran, çocuğun eğitim ve gelişimine ilişkin bilgi alma hakkının engellenmesinin ebeveyn-çocuk bağını zedelediğini belirterek, idari uygulamalarla ebeveynlerden birinin 'üçüncü kişi' olarak değerlendirilmesinin hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığını ileri sürdü. Bu gerekçelerle başvuran, ebeveynler arasında eşitliğin gözetildiği ve velayeti bulunmayan ebeveynlerin de çocuklarının eğitim süreçlerine erişiminin sağlandığı bir idari uygulamanın tesis edilmesi yönünde gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapılmasını istedi.
KDK: "Velayeti Olmayan Ebeveyn Hukuken Üçüncü Kişidir"
Başvuruyu inceleyen KDK, e-Okul sisteminde yalnızca velayet hakkı bulunan ebeveyne erişim yetkisi tanındığını ve velayet kendisinde olan tarafın izniyle diğer ebeveyne de sistem açıldığını belirterek, bu durumun; çocuğun üstün yararı, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması ilkeleri gözetilerek oluşturulan teknik bir güvenlik önlemi olduğunu kaydetti.
Mahkeme Kararı Olmadan e-Okul Şifresi Verilemez
Velayet hakkı kendisine verilmeyen ebeveynin hukuken üçüncü kişi olduğu ve bu durumda ebeveynlerin kendi aralarında anlaşmaları gerektiği işaret edilerek, anlaşmanın mümkün olmaması durumunda ise mahkemenin karar vermesi gerektiği vurgulandı. Bu nedenle söz konusu idarenin mahkeme kararı olmaksızın, velayet hakkı tanınan tarafın iradesi aksine karar verme yetkisinin olmadığı bildirildi. Bu sebeple, idarenin yürürlükteki mevzuata ve çocuğun üstün yararı ilkesine uygun hareket ettiği, işlemlerde hukuka veya hakkaniyete aykırılık bulunmadığı vurgulanarak, başvurunun reddine karar verildi.