Onca karara rağmen sosyal denge ödemlerinde tavan tutarın aşılıyor

Sayıştay Temyiz Kurulu Başkanlığının sosyal denge sözleşmesine istinaden memur ve sözleşmeli personele en üst sınırdan sosyal denge tazminatı ödendiği halde ilave olarak yapılan ödemeler nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiğine ilişkin yeni kararları yayımlandı.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 26 Temmuz 2026 00:10, Son Güncelleme : 21 Temmuz 2026 09:54
Onca karara rağmen sosyal denge ödemlerinde tavan tutarın aşılıyor

Sosyal denge sözleşmesi ile çalışanlara eğitim ve kişisel gelişim yardımı, bayram ve diğer günlerde yapılan ödemeler, memura çeşitli şahsi durumlarda yapılan yardımlar, zabıta müdürlüğünde görevli memurlara yapılan zabıta memurlarının yıllık izinde ve görevlendirmelerde kesilen maktu ücretlerine denk gelen ödemeler gibi çeşitli adlar altında yapılan tüm bu ödemeler sosyal denge ödemesi olup bu ödemelerin ilgili ayda yapılan ödemeler toplamının o ayki en yüksek Devlet memuru aylığının %120'sini geçmemesi gerekmektedir.


Sosyal denge sözleşmesinin mahiyetine açıklık getirildi

Anayasa'nın ilgili maddelerine göre, gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak işçi, memur ve diğer kamu görevlilerinin sendika kurma hakları ile toplu sözleşme yapma haklarının kanunla düzenlenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, Anayasa'da bahsedilen kanunlar işçiler için 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, memurlar ve diğer kamu görevlileri için 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikası ve Toplu Sözleşme Kanunu olup, Anayasa'da işçiler için ifade edilen sözleşme toplu iş sözleşmesi, memurlar ve diğer kamu görevlileri için ifade edilen sözleşme ise toplu sözleşmedir.


4688 sayılı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3'üncü maddesinde de, toplu sözleşmenin, "Bu Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere yürütülen toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda mutabık kalınması durumunda taraflarca imzalanan sözleşmeyi" ifade ettiği belirtildikten sonra, aynı Kanun'un 29'uncu maddesinde, toplu sözleşme taraflarının Kamu İşveren Heyeti ile Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti olduğu belirtilmiştir.


Yukarıda da ifade edildiği üzere, anayasal güvenceye sahip sözleşme, sosyal denge sözleşmesi değil, 4688 sayılı Kanun'un 28, 29, 30 ve 31'inci maddeleri kapsamında akdedilen Toplu Sözleşmedir. Sosyal denge sözleşmesi Anayasa'nın 53'üncü maddesi kapsamındaki toplu sözleşme rejiminin bir parçası olmayıp, Toplu Sözleşmenin "Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" bölümünün 1'inci maddesinde belirlenen mali sınırlar içinde kalmak koşuluyla 4688 sayılı Kanun'un 32'nci maddesi kapsamında sosyal denge tazminatı adıyla ek mali iyileştirme öngören idari nitelikteki protokollerdir. Nitekim, 4688 sayılı Kanun'da sosyal denge sözleşmesinin bu Kanun'un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmayacağı hüküm altına alınmış, bu husus Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında da teyit edilmiştir.


Neler verilmiş

- Ramazan ve Kurban Bayramlarında, bulunduğu dönem içinde sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiye öder.

- 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde, sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- İşçi ve Emekçilerin Birlik, Dayanışma ve Mücadele günü olan 1Mayıs'ta, bulunduğu dönem içinde sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- Dinlenme yardımı olarak, tüm çalışanlara Haziran ayı içinde sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- Eğitim yardımı olarak tüm çalışanlara Eylül ayı içinde sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- Yakacak ve giyim yardımı olarak Ekim ayı içinde sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- Yılbaşında bulunduğu dönem içinde sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- Engelli personele yılda bir defaya mahsus olmak üzere sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- İş bu sözleşmenin imzalandığı tarihten bitim tarihine kadar emekliliğe hak kazanmış ya da kazanacak olanlar sözleşmenin imza tarihinden itibaren 6 ay içerisinde başvuranlar 30.000,00 TL emeklilik ikramiyesinden faydalanır.

- Zabıta personelinin yıllık izinlerini kullandığı dönemde 6111 sayılı Kanunun 106'ncı maddesinde yer alan düzenlemeler çerçevesinde maktu mesai ücretlerinde herhangi bir kesinti yapılamaz.

- Aile içi şiddete ilişkin kanunlar kapsamında yetkili mahkemece verilmiş olan karar süresince Toplu Sözleşme ödemesi şiddet gören tarafa sendikaya bilgi verilmesi ve kuruma ilgili belgelerle beyanı halinde ödenir.

- 5393 sayılı Belediye yasasının 49'uncu maddesine tabi sözleşmeli olarak çalışan personele mali hakların yarısı ödenir.

- Çalışan memur personelin engelli çocuğu olması ve bunu raporla belgelemesi (en az %50 engelli) olması durumunda yılda bir defaya mahsus olmak üzere sosyal denge ücreti kadar ikramiye net olarak ödenir.

- Başkanlık Makamının onayı alınmak şartıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olan Tüm Personele çalışma saatleri dışında görev yaptıkları her saat için, 15,00


Belediye başkanları da sorumludur

Başkanının görev ve yetkileri" başlıklı 38'inci maddesinin "g" bendinde "yetkili organların kararını almak şartıyla sözleşme yapmak." hükmü ile belediye idaresinin taraf olduğu sözleşmelerde belediyeyi temsil yetkisi münhasıran belediye başkanına verilmiştir.


Bu kapsamda sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşme, temsilcisi olduğu idare için bağlayıcılık taşımakta olduğundan, mevzuata aykırı hükümler içeren sözleşmeyi imzalayan belediye başkanının oluşan kamu zararından dolayı sorumluluğu bulunmaktadır.



Sayıştay Temyiz Kurulu

Yılı: 2023

Daire: 7

Dosya No: 55946

Tutanak No: 59144

Tutanak Tarihi: 01.04.2026


GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Temyize konu Daire Kararında, belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan ve 2023 yılında da uygulanmasına devam edilen sosyal denge sözleşmesine istinaden memur ve sözleşmeli personele Şubat ayı maaşı içerisinde en üst sınırdan sosyal denge tazminatı ödendiği halde ilave olarak "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü İkramiyesi" ödenmesi sonucu, ödenen sosyal denge tazminatlarının aylık tutarının 2023 yılı Şubat ayı için ilgili mevzuatıyla belirlenen tavanı aştığı gerekçesiyle . TL'nin tazminine hükmedilmiş, söz konusu tazmin hükmünden sosyal denge sözleşmesini imzalayan belediye başkanı (üst yönetici) ile ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri sorumlu tutulmuştur.


Temyiz dilekçesinde imzaları bulunmayan ., . ve .'ın başvurusu ile ilgili olarak;


53 sayılı İlamın 1-9 arası maddelerinde harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ., İlamın 1, 3, 7, 8 ve 9'uncu maddelerinde gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan . ve İlam hükmünde sorumluluğu bulunmayan, ancak belediye adına temyiz talebinde ismi geçen .'ın sorumlular tarafından ortak gönderilen temyiz dilekçesinde isimleri yazsa da imzaları bulunmamaktadır.


6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun "Kanun yollarına başvurma" başlıklı 54'üncü maddesinde;


"Temyiz, yargılamanın iadesi ve karar düzeltilmesi talepleri, Sayıştay Başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçe ile yapılır. Dilekçeler Sayıştay Başkanlığına verilir veya gönderilir. İlgililer isterlerse evrakın alındığına dair kendilerine bir alındı verilir.


(2) Dilekçelerde aşağıdaki hususlar bulunur:

a) Başvuruda bulunan kişinin ve varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin adı, soyadı, unvanı ve adresi.

b) İlamın tarihi, numarası.

c) İlgili hesabın adı ve yılı.

ç) Başvurunun konusu.

d) Hangi kanun yoluna başvurulduğu ve başvurunun hukuki sebepleri.

e) Varsa duruşma talebi.


(3) Dilekçelere ilgililer tarafından itirazlarını ispat edecek belgeler eklenir. Dilekçeler ve bunlara ekli belgelerin örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur.


(4) Dilekçelerin yukarıda belirtilen hususları ihtiva etmediğine, ilgisine göre Temyiz Kurulu veya dairece karar verilirse, eksikliklerin on beş gün içinde tamamlatılması dilekçe sahibine tebliğ olunur. Bu süre içinde eksiklikler tamamlanmazsa, ilgisine göre Temyiz Kurulunca veya dairece başvurunun reddine karar verilir. Şu kadar ki, başvuru sahibinin kimliğini, imzasını, başvuru konusu ilam hükmünü ve hangi kanun yoluna hangi sebeple başvurulduğunu yeteri kadar belli edecek kayıtları ihtiva eden dilekçeler, diğer hususlar gösterilmemiş olsa bile kabul edilir." hükmü yer almaktadır.


Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre temyiz talebinin imzalı dilekçe ile yapılması gerekmekte; aksi takdirde talebin reddedileceği belirtilmektedir.


Bu itibarla, ortak temyiz dilekçesinde isimleri bulunan, ancak imzaları bulunmayan ., . ve . açısından temyiz talebinin REDDİNE, oy birliğiyle,


Temyiz dilekçesinde imzaları bulunan sorumluların temyiz talebi ile ilgili olarak;


Esas yönünden inceleme:


Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Toplu iş sözleşmesi ve sözleşme hakkı" başlıklı 53'üncü maddesinde;


". Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir." hükmü yer almaktadır.


375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 15'inci maddesinde;


"Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir." denilmektedir.


4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun "Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması" başlıklı 32'nci maddesinde;


"27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.


Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.


İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır."


Aynı Kanun'un Geçici 14'üncü maddesinde;


"15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32'nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32'nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32'nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz." hükümlerine yer verilmiştir.


Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere yerel yönetimlerde çalışan kamu personeline hangi usul ve esaslara göre sosyal denge tazminatı ödeneceği 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 32'nci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 15'inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, kapsamdaki personele ödenecek sosyal denge tazminatının tutarı 2 yıllık dönemler itibariyle imzalanan toplu sözleşmede kurala bağlanan tavan tutarı geçemeyecektir


25.08.2021 tarihli ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin "Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı dördüncü bölümünün "Sosyal denge tazminatı" başlıklı 1'inci maddesinin birinci fıkrasında;


"Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine,4688 sayılı Kanunun 32 inci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %120'sidir. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.",


"Sosyal denge tazminatı süre uzatımı" başlıklı 6'ncı maddesinde;


"(1) 4688 sayılı Kanunun geçici 14'üncü maddesinde yer alan "31/12/2015" ibaresi "31/12/2023" şeklinde uygulanır.


(2) Bu hüküm çerçevesinde yapılacak ödeme tutarı hiçbir şekilde 1'inci maddede yer alan sosyal denge tazminatı oranı ile belirlenecek tutarı aşamaz." düzenlemeleri yer almaktadır.


Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6'ncı Dönem Toplu Sözleşme'nin "Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı Dördüncü Bölümünün 1'inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 inci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %120'sidir." kuralına göre 2023 yılının ilk yarısı için yapılacak sosyal denge ödemelerinin aylık tutarı 4.944,00 TL'yi (4.120,00x%120), ikinci yarısı için ise 5.811,672 TL'yi (4.843,06x%120) geçemeyecektir.


Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda temyize konu ödemeler değerlendirilecek olursa;


Belediye ile yetkili sendika arasında 2021 yılında imzalanan ve 2021-2023 dönemini kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesi'nin 22'nci maddesinde;


"Sözleşme gereği her ayın maaş günü ünvanlı, ünvansız her memur ve sözleşmeli personele;


01.01.2021-31.12.2023 (36 ay boyunca) tarihleri arasında, her dönem için belirlenecek olan sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı, maaş ile birlikte ödenir.


Ayrıca İşveren;

- Ramazan ve Kurban Bayramlarında, bulunduğu dönem içinde sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiye öder.

- 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde, sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- İşçi ve Emekçilerin Birlik, Dayanışma ve Mücadele günü olan 1Mayıs'ta, bulunduğu dönem içinde sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- Dinlenme yardımı olarak, tüm çalışanlara Haziran ayı içinde sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- Eğitim yardımı olarak tüm çalışanlara Eylül ayı içinde sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- Yakacak ve giyim yardımı olarak Ekim ayı içinde sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- Yılbaşında bulunduğu dönem içinde sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- Engelli personele yılda bir defaya mahsus olmak üzere sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı kadar ikramiyeyi öder.

- İş bu sözleşmenin imzalandığı tarihten bitim tarihine kadar emekliliğe hak kazanmış ya da kazanacak olanlar sözleşmenin imza tarihinden itibaren 6 ay içerisinde başvuranlar 30.000,00 TL emeklilik ikramiyesinden faydalanır.

- Zabıta personelinin yıllık izinlerini kullandığı dönemde 6111 sayılı Kanunun 106'ncı maddesinde yer alan düzenlemeler çerçevesinde maktu mesai ücretlerinde herhangi bir kesinti yapılamaz.

- Aile içi şiddete ilişkin kanunlar kapsamında yetkili mahkemece verilmiş olan karar süresince Toplu Sözleşme ödemesi şiddet gören tarafa sendikaya bilgi verilmesi ve kuruma ilgili belgelerle beyanı halinde ödenir.

- 5393 sayılı Belediye yasasının 49'uncu maddesine tabi sözleşmeli olarak çalışan personele mali hakların yarısı ödenir.

- Çalışan memur personelin engelli çocuğu olması ve bunu raporla belgelemesi (en az %50 engelli) olması durumunda yılda bir defaya mahsus olmak üzere sosyal denge ücreti kadar ikramiye net olarak ödenir.

- Başkanlık Makamının onayı alınmak şartıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olan Tüm Personele çalışma saatleri dışında görev yaptıkları her saat için, 15,00 TL ek ödeme yapılır. Bu süre kesinlikle yılda 240 saati geçemez." hükümleri bulunmaktadır.


Yukarıda yer verildiği üzere, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin "Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı dördüncü bölümünün "Sosyal denge tazminatı" başlıklı 1'inci maddesinde, sosyal denge tazminatı ödenmesi yönüne yapılabilecek sözleşmelerde, çeşitli adlar altında yapılan ödemeler toplamının tavan tutarı geçemeyeceği kesin bir şekilde belirtilmiştir.


Sosyal denge sözleşmesi ile çalışanlara eğitim ve kişisel gelişim yardımı, bayram ve diğer günlerde yapılan ödemeler, memura çeşitli şahsi durumlarda yapılan yardımlar, zabıta müdürlüğünde görevli memurlara yapılan zabıta memurlarının yıllık izinde ve görevlendirmelerde kesilen maktu ücretlerine denk gelen ödemeler gibi çeşitli adlar altında yapılan tüm bu ödemeler sosyal denge ödemesi olup bu ödemelerin ilgili ayda yapılan ödemeler toplamının o ayki en yüksek Devlet memuru aylığının %120'sini geçmemesi gerekir.


Belediyede görevli memur ve sözleşmeli personele her ay tavan tutar olan en yüksek Devlet memuru aylığının brüt %120'si oranında sosyal denge tazminatı ödendiğinden, yukarıda sayılan ve tavan tutarı aşan ödemelerin tamamı mevzuata aykırıdır.


Belediyelerde yetkili sendika ile belediye başkanı arasında imzalanacak sözleşmelere sadece, belediye ve bağlı kuruluşlarda çalışan kamu personeline sosyal denge tazminatı ödenebileceğine ve tazminatın tutarına ilişkin hükümler konulabilir. Adı ne olursa olsun, sözleşmeye başka adlar altında maddeler ekleyerek ödeme yapılması veya sosyal denge ödemesi ile ilgili olmayan hükümler konulması mevzuata uygun değildir. 4688 sayılı Kanun ile belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sağlanan mali hak sadece sosyal denge tazminatı ödenmesinden ibarettir. Sosyal denge sözleşmesi uyarınca 1 Mayıs, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı ve yakacak yardımı gibi çeşitli adlar altında yapılan tüm ödemelerin sosyal denge tazminatı içinde değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu çeşit ödemeler dahil ilgili ayda yapılan ödeme toplamının o ayki en yüksek Devlet memuru aylığının %120'sini geçmemesi gerekir. Belediye ile sendika arasında imzalanan sözleşmede "sosyal denge tazminatı" kalemi dışında ayrıca yer alan çeşitli ödemeler nedeniyle tavan tutar aşılmıştır.


5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun "Kamu zararı" başlıklı 71'inci maddesinde kamu zararı;


"Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." şeklinde tanımlanmış,


"Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması, .

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

esas alınır." hükmüne yer verilmiştir.


Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar uyarınca . Belediyesi ile yetkili sendika arasında imzalanan ve 2023 yılında geçerli olan sözleşme ile personele ödenen sosyal denge tazminatının, memur ve sözleşmeli personele ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarlarını aşan kısmı kamu zararına sebebiyet vermiştir.


Öte yandan 26.11.2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10'uncu maddesiyle 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'na eklenen geçici 16'ncı maddesinde,


"Konusu suç teşkil etmemek kaydıyla; bu maddenin yürürlük tarihine kadar bu Kanun veya 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümlerine aykırı olarak sosyal denge tazminatı ödediği tespit edilen il özel idareleri, belediyeler, büyükşehir belediyeleri ve bağlı kuruluşları ile bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerinin yetkili veya görevli olan sorumluları hakkında yapılan bu ödemeler nedeniyle idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz; başlamış olanlar işlemden kaldırılır."


Denilerek mevzuatına aykırı yapılan sosyal denge tazminatı ödemelerine af getirilmiştir. Af getirilmiş olması yapılan ödemelerin mevzuata uygun olduğunu göstermediği gibi, 4688 sayılı Kanun'un geçici 16'ncı maddesinin yürürlük tarihi olan 26.11.2022 tarihinden sonra yapılan sosyal denge tazminatı ödemeleri de af kapsamında değildir. Belirtilen tarihten sonra yapılan sosyal denge tazminatı ödemeleri ile ilgili olarak mevzuata aykırılık iddiasıyla idari ve mali yargılama ve takibat yapılabilecektir. Somut olayda, İdare tarafından sosyal denge tazminatı ödemelerinin 2023 yılında yapılmış olması nedeniyle, bu ödemelerin sorumluları hakkında idari ve mali yargılama ve takibat yapılabilecektir.


Sorumlular tarafından sosyal denge tazminatı ödemelerinin sendikal haklar kapsamında olduğu, Türkiye'nin taraf olduğu ve usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş milletlerarası sözleşmelere dayanması dolayısıyla, Anayasa'nın 90'ıncı maddesi gereği kanunla tavan tutar uygulanamayacağı ifade edilmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün değişik tarihlerde gerçekleştirdiği Genel Konferanslarında kabul edilen ve Türkiye Büyük Millet Meclisince de birer kanunla onaylanmasının uygun bulunması üzerine tasdik edilen sözleşmelerle, kamu hizmetlerinde çalışanların örgütlenme hakkı ve istihdam koşullarının belirlenme yöntemleri konularında bazı hakların sağlanması yoluna gidildiği görülmektedir.


07.05.2010 tarihli ve 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 12.09.2010 tarihinde yapılan referandumla kabul edilmesiyle memurlar ve diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı tanınmış ve söz konusu düzenlemeler Anayasa'nın 53'üncü maddesine ek fıkralar şeklinde işlenmiş olup, memurların ve diğer kamu görevlilerinin sendika kurma ve toplu sözleşme hakları, milletlerarası anlaşmalar bağlamında anayasal bir hak olarak Anayasamızda yerini almıştır.


Anayasa'nın ilgili maddelerine göre, gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak işçi, memur ve diğer kamu görevlilerinin sendika kurma hakları ile toplu sözleşme yapma haklarının kanunla düzenlenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, Anayasa'da bahsedilen kanunlar işçiler için 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, memurlar ve diğer kamu görevlileri için 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikası ve Toplu Sözleşme Kanunu olup, Anayasa'da işçiler için ifade edilen sözleşme toplu iş sözleşmesi, memurlar ve diğer kamu görevlileri için ifade edilen sözleşme ise toplu sözleşmedir.


4688 sayılı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3'üncü maddesinde de, toplu sözleşmenin, "Bu Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere yürütülen toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda mutabık kalınması durumunda taraflarca imzalanan sözleşmeyi" ifade ettiği belirtildikten sonra, aynı Kanun'un 29'uncu maddesinde, toplu sözleşme taraflarının Kamu İşveren Heyeti ile Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti olduğu belirtilmiştir.


Yukarıda da ifade edildiği üzere, anayasal güvenceye sahip sözleşme, sosyal denge sözleşmesi değil, 4688 sayılı Kanun'un 28, 29, 30 ve 31'inci maddeleri kapsamında akdedilen Toplu Sözleşmedir. Sosyal denge sözleşmesi Anayasa'nın 53'üncü maddesi kapsamındaki toplu sözleşme rejiminin bir parçası olmayıp, Toplu Sözleşmenin "Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" bölümünün 1'inci maddesinde belirlenen mali sınırlar içinde kalmak koşuluyla 4688 sayılı Kanun'un 32'nci maddesi kapsamında sosyal denge tazminatı adıyla ek mali iyileştirme öngören idari nitelikteki protokollerdir. Nitekim, 4688 sayılı Kanun'da sosyal denge sözleşmesinin bu Kanun'un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmayacağı hüküm altına alınmış, bu husus Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında da teyit edilmiştir.


Anayasa Mahkemesinin 2024/2282 başvuru numaralı, 02.02.2017 tarihli Kararında;


"25. Sosyal Denge Sözleşmesi; 4688 sayılı Kanun kapsamında düzenlenebilen, toplu sözleşme niteliği taşımayan, toplu sözleşme güvencesi veya yükümlülükleri barındırmayan, kendine özgü dönemsel bir düzenlemedir. Bu sözleşme, kamu görevlilerinin ekonomik durumlarının daha iyi hale getirilmesi, ekonomik ve sosyal barışı sağlamak ve devam ettirmek, adaletsiz ücret dağılımını önlemek amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarında işçi olarak çalışanlar dışındaki kamu görevlilerinin aylık maaşlarına ek olarak ödenmesi yasal düzenlemelerle öngörülen sosyal denge tazminatının ödeme şekil ve şartlarına ilişkin kuralları içermektedir." denilmek suretiyle sosyal denge sözleşmelerinin Anayasa ile güvence altına alınan toplu sözleşme niteliğinde olmadığı açık bir şekilde ortaya konulmuştur.


Anayasa'nın 128'inci maddesinde, memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği ifade edildikten sonra, "Ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." kuralına yer verilmiştir.


Bu bağlamda, güvencesini Anayasa'dan alan ve ilgili uluslararası sözleşmeler bağlamında akdedilen sözleşme, 4688 sayılı Kanun'un 28, 29, 30 ve 31'inci maddelerine göre iki yıllık dönemler itibariyle akdedilen ve Anayasanın 128'inci maddesinde ifade edilen Toplu Sözleşmedir. Dolayısıyla, sosyal denge sözleşmelerinin Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve Anayasamızın 90'ıncı maddesiyle ilişkilendirilmesi mümkün değildir.


Yukarıda açıklanan nedenlerle, toplu sözleşme niteliğinde olmayan sosyal denge sözleşmelerine hüküm konulmak suretiyle, Toplu Sözleşmenin "Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" bölümünün 1'inci maddesinde kurala bağlanan sosyal denge tazminatı ödenme usul ve esasının değiştirilmesi ve tazminat tavan tutarının aşılması mümkün değildir.


Sorumluluk Yönünden İnceleme:


Temyize konu Daire Kararıyla verilen tazmin hükmünden sosyal denge sözleşmesini imzalayan belediye başkanı ve ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri sorumlu tutulmuştur.


4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 04.04.2012 tarihli ve 6289 sayılı Kanunla değişik 32'nci maddesinde; "27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir." hükmü ile sosyal denge sözleşmesinin işveren tarafından imzaya yetkili kişisinin ancak ilgili belediyenin belediye başkanı olabileceği hüküm altına alınmıştır.


4688 sayılı Kanun'un 32'nci madde hükmü yanında, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediye başkanının görev ve yetkileri" başlıklı 38'inci maddesinin "g" bendinde "yetkili organların kararını almak şartıyla sözleşme yapmak." hükmü ile belediye idaresinin taraf olduğu sözleşmelerde belediyeyi temsil yetkisi münhasıran belediye başkanına verilmiştir.


Bu kapsamda sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin sözleşme, temsilcisi olduğu idare için bağlayıcılık taşımakta olduğundan, mevzuata aykırı hükümler içeren sözleşmeyi imzalayan belediye başkanının oluşan kamu zararından dolayı sorumluluğu bulunmaktadır.


Harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanun'un 32 ve 33'üncü maddelerinde düzenlenmiştir. Adı geçen Kanun'un "Harcama talimatı ve sorumluluk" başlıklı 32'nci maddesinde;


"Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.


Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur." hükmü ile,


"Giderlerin gerçekleştirilmesi" başlıklı 33'üncü maddesinde;


"Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.


Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler." hükümlerine yer verilmiştir.


Yine aynı Kanun'un 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmıştır. Harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, mali hizmetler birimi tarafından ön mali kontrole tabi tutulacak mali karar ve işlemlerin usul ve esasları ile ön mali kontrole ilişkin standart ve yöntemlerin Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.


Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10'uncu maddesinde; ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği belirtilmiş, aynı Usul ve Esaslar'ın 12'nci maddesinde ise süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları ifade edilmiştir.


Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıklarının ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.


Buna göre, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar.


Açıklanan nedenlerle, mevzuata aykırı olarak yapılan ödemeler ile ilgili gerekli incelemeyi yapmayan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de tazmin hükmünden sorumluluğu bulunmaktadır.


Bu itibarla, . Belediyesi ile yetkili sendika arasında imzalanan ve 2023 yılında da uygulanmasına devam edilen sosyal denge sözleşmesine istinaden memur ve sözleşmeli personele en üst sınırdan sosyal denge tazminatı ödendiği halde ilave olarak yapılan ödemeler nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiğinden sorumlu talebinin reddi ile 53 sayılı İlamın 1'inci maddesiyle verilen . TL tutarındaki tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy birliğiyle,


6085 sayılı Kanun'un 57'nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştayda karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,


Karar verildiği 01.04.2026 tarih 59144 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber