'Tercih dönemi puan değil, hayat planı yapma sürecidir'
YKS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte milyonlarca genç ve aile için yoğun bir duygusal süreç başladı. Psikolog Dr. Elgiz Henden, bu dönemde gençlerin en büyük hatasının aldıkları puanı kendi değerleriyle özdeşleştirmek olduğunu söyleyerek "Geleceği puanlar değil, doğru tercihler ve yaşam boyu öğrenme becerisi belirleyecek" dedi.
Uzun ve yorucu bir sınav maratonunun ardından YKS sonuçları açıklandı.
Kimi öğrenciler hedeflediği başarıya ulaşmanın sevincini yaşarken kimileri aylarca süren emeğinin karşılığını alamadığını düşünerek hayal kırıklığıyla yüz yüze geldi. Dr. Elgiz Henden'e göre ise bugün açıklanan sonuçlar gençlerin hayatını belirleyen son karar değil, doğru değerlendirildiğinde yeni bir başlangıcın ilk adımı.
"Bir Sınav Sonucu Bir Gencin Potansiyelini Ölçemez"
Tek bir sınavın yalnızca belirli bir günde ve belirli koşullar altında gösterilen akademik performansı yansıttığını vurgulayan Henden, bir gencin gerçek potansiyelinin çok daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti: "Bugün bilim, sanat, girişimcilik, spor ve teknoloji dünyasında iz bırakan pek çok ismin kariyer yolculuğuna bakıldığında ortak noktanın kusursuz başlangıçlar değil, vazgeçmemek olduğu görülüyor. Gençlerin bugün kendilerine sorması gereken soru 'Yeterli miyim?' değil, 'Buradan sonra nasıl bir yol çizeceğim?' olmalıdır."
Tercih Listesine Oturmadan Önce: Duygularınızı Tanıyın
Sınav sonuçlarının hemen ardından yapılan tercihlerin çoğu zaman yoğun duyguların etkisiyle şekillendiğine dikkat çeken Henden, nörobilim araştırmalarının stres altındaki beynin geleceği olduğundan daha karamsar değerlendirme eğiliminde olduğunu ortaya koyduğunu hatırlattı.
Bu nedenle sonuçların açıklandığı ilk günlerin acele karar vermek yerine yaşanan duyguları anlamak için kullanılması gerektiğini belirten Henden, hayal kırıklığının da sevincin de geçici olduğunu, ancak tercih döneminde verilecek kararların uzun yıllar etkisini sürdüreceğini vurguladı.
Tercih Dönemi Aslında Bir Hayat Tasarımıdır
Üniversite tercihlerini yalnızca puan sıralamasına göre yapmanın gençler açısından önemli fırsatların kaçırılmasına neden olabileceğini belirten Henden, tercih döneminin temel sorusunun "Hangi üniversiteye girebilirim?" değil "Nasıl bir yaşam kurmak istiyorum?" olması gerektiğini söyledi.
Henden'e göre doğru tercih süreci üniversiteden önce bölümün seçilmesiyle başlıyor. Öğrencinin ilgi duyduğu alanda kendisini geliştirebileceği, güçlü akademik kadroya, staj olanaklarına ve uluslararası bağlantılara sahip bir üniversiteyi belirlemesinin çok daha sağlıklı sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Henden, "Üniversite yalnızca diploma veren bir kurum değildir; gençlere bakış açısı kazandıran, düşünmeyi öğreten ve geleceğe hazırlayan bir yaşam okuludur. Bu nedenle bölüm kadar o bölümde ders verecek akademisyenler, uygulama imkanları ve üniversitenin sunduğu gelişim ekosistemi de dikkatle incelenmelidir" dedi.
Yapay Zeka Çağında Kazanan: En Güçlü Meslek Değil, En Güçlü Öğrenen
İş dünyasının yapay zeka, otomasyon ve dijital dönüşüm nedeniyle tarihinin en hızlı değişim dönemlerinden geçtiğini söyleyen Henden, bugünün popüler mesleklerinin gelecekte aynı avantajı sunmayabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle gençlerin yalnızca bugünün trendlerine göre değil, sürekli öğrenmelerine ve değişime uyum sağlamalarına olanak tanıyacak alanlara yönelmelerinin çok daha değerli olacağını belirten Henden, geleceğin en önemli yetkinliğinin "öğrenmeyi öğrenmek" olduğunu ifade etti.
Toplumda bazı bölümlerin gereğinden fazla yüceltildiğini, bazılarının ise haksız biçimde değersiz görüldüğünü belirten Henden, gerçek yaşamın bunun tam tersini gösteren sayısız örnekle dolu olduğunu söyledi: "Başarı bölüm ismiyle değil; kişinin yaptığı işi nasıl geliştirdiği ve hangi değeri üretebildiğiyle ölçülüyor."
Ailelere Kritik Uyarı: Tek Bir Cümle Geleceği Değiştirebilir
YKS sonuçlarının yalnızca öğrencileri değil aileleri de yoğun duygularla karşı karşıya bıraktığını belirten Henden, bu dönemde ebeveynlerin kuracağı cümlelerin gençlerin psikolojik dayanıklılığı üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğini söyledi. Karşılaştıran, eleştiren ve suçlayan ifadelerin özgüveni zedelediğini vurgulayan Henden, bunun yerine koşulsuz kabul duygusunu hissettiren bir yaklaşımın gençlerin yeniden ayağa kalkmasını kolaylaştırdığını ifade etti: "Sonuç ne olursa olsun sen bizim için değerlisin' mesajı, gençlerin bu süreçte duyabileceği en güçlü cümlelerden biridir. Çünkü çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey yargılanmak değil, anlaşılmaktır."
"Bugünkü Sonuç Kesin Bir Hüküm Değil"
Henden sözlerini gençlere seslenerek tamamladı: "İstediği bölüme bu yıl yerleşen de, yeniden sınava hazırlanmaya karar veren de, farklı bir bölümden bambaşka bir kariyer inşa eden de başarılı olabilir. Bugün elinizdeki sonuç, geleceğiniz hakkında verilmiş kesin bir hüküm değildir. Merakınız, çalışmaya devam etmeniz ve vazgeçmeme kararlılığınız, hayat yolculuğunuzda sınav puanından çok daha belirleyici olacaktır."