Okullarda 'Arama Yetkisi' mevzuata girdi
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 28 Temmuz 2026 tarihli ve 33323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliği, okullarda öğrenci güvenliği amacıyla arama ve inceleme yapılabilmesini ilk kez ayrıntılı biçimde kurala bağladı.
Milli Eğitim Bakanlığı, Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yapılan düzenleme; kimin, hangi gerekçeyle, nasıl arama yapacağını ve bunun nasıl kayda geçirileceğini tanımlıyor. Değişiklik, 15 Nisan 2026'da Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırısının ardından okul güvenliğinin ülke gündeminde olduğu bir dönemde geldi.
Okulda arama düzenlemesi ne getiriyor?
Yönetmeliğin öğrenci sağlığı ve okul güvenliğini düzenleyen 78. maddesine eklenen fıkralarla, öğrencilerin korunması kapsamında yönetici ve öğretmenlerce; okul-aile birliği ve ilgili kurumlarla da iş birliği yapılarak tedbir alınacağı hükme bağlandı.
Bu tedbirler kapsamında, okul öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu eliyle; okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edecek hususlara ilişkin ihbar, şikayet ve gerekli görülen hallerde, olumsuz öğrenci davranışlarının fiile ve suça dönüşmesini önlemek ve eğitim ortamının güvenliğini sağlamak amacıyla okul, pansiyon ve eklentileri ile sıra, masa, dolap ve gerekli görülen diğer yerler aranabilecek.
Düzenleme, aramanın nasıl yapılacağına dair sınırlar da koyuyor:
- Arama ve inceleme, öğrencinin kişilik ve onuru rencide edilmeden yapılacak.
- Aramayı müdür yardımcıları, okul öğrenci davranışlarını değerlendirme kurulu üyeleri ve görevlendirilen diğer öğretmenler gerçekleştirecek.
- Aramanın gerekçesine, arama yapılan yerlere ve bulunan malzemelere ilişkin iki nüsha tutanak hazırlanacak; tutanaklar ilgililerce imzalanıp okul müdürünce onaylanarak muhafaza edilecek.
Aynı düzenlemeyle, öğrencilere ait kişisel verilerin işlenmesinin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yürütüleceği; veli görüşme taleplerinin ise okulun resmi internet sayfasındaki randevu sistemi üzerinden karşılanacağı da hükme bağlandı.
Maraş katliamıyla neden birebir örtüşüyor?
Düzenlemenin metninde herhangi bir olaya atıf yok. Ancak arama yetkisinin getirdiği çerçeve, Kahramanmaraş'taki saldırının ardından yürüyen "okula silah nasıl girdi, önlem neden alınamadı?" tartışmasının tam merkezinde yer alıyor.
Nitekim saldırının ardından basına yansıyan tanıklıklar, bu tartışmanın somut bir örneğini ortaya koymuştu. Okul-aile birliği başkanının açıklamalarına göre, bir süre önce okuldan tayini çıkan bir müdür yardımcısı, saldırıyı gerçekleştiren öğrenciyi -kendisine zarar verdiği bilindiği için- çantasını kontrol etmeden sınıfa almıyordu. Bu ifadeler, güvenlik amaçlı aramaların o güne kadar büyük ölçüde bireysel inisiyatife ve belirsiz bir dayanağa bağlı kaldığını gösteriyordu.
Yeni düzenleme tam da bu boşluğa; yani "kim, hangi gerekçeyle, hangi usulle arama yapabilir?" sorusuna bir çerçeve getiriyor. Aramayı kurul kararına, belirli görevlilere ve tutanak usulüne bağlayarak, hem işlemi hukuki bir zemine oturtmayı hem de öğrencinin onurunu koruyan sınırlar çizmeyi amaçlıyor.
Arama yetkisinin mevzuata girmesi, bu değişiklik paketinin öğretmen ve öğrenci güvenliğine ilişkin en somut adımı olarak öne çıkıyor. Düzenleme, güvenlik gerekçeli aramaya hukuki bir dayanak ve usul kazandırırken; kapsamın sınırları ve uygulamada "gerekli görülen diğer yerler" ifadesinin nasıl yorumlanacağı, önümüzdeki dönemde tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.