Birkleyn mağaralarında madencilik faaliyetleri mahkemece durduruldu

Diyarbakır'da birinci derece arkeolojik sit alanı Birkleyn mağaralarında madencilik faaliyetleri yürütülen hukuki süreç sonucunda durduruldu.

Kaynak : İhlas Haber Ajansı
Haber Giriş : 28 Temmuz 2026 22:18, Son Güncelleme : 28 Temmuz 2026 22:20
Birkleyn mağaralarında madencilik faaliyetleri mahkemece durduruldu

Lice ilçesi Örtülü köyündeki Birkleyn mağaraları geçen yıl maden, taş ocağı ve kırma-eleme tesislerine açılmış ve projelerin iptali için hukuki süreç başlatılmıştı. Yapılan itirazlar neticesinde mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı vererek, projeyi durdurdu.

Konuyla ilgili açıklama yapan Diyarbakır Barosu avukatlarından Çevre Komisyonu Başkanı Ahmet İnan, Birkleyn mağaralarının birinci derece arkeolojik sit alanı olduğunu ifade etti. İnan, "Buna rağmen bu mağaraların bulunduğu alan maalesef maden ruhsatlarına, taş ocaklarına ve kırma-eleme tesislerine açılmıştı. Buna karşı yaklaşık bir yıl önce bu projelerin iptali için hukuki bir süreç başlatılmıştı. Taş ocağı, kırma-eleme tesisi ve beton santrali aslında birbirini tamamlayan, burayı tamamen yok edecek projeler. Zaten Birkleyn mağaraları sadece arkeolojik sit alanı değil, aynı zamanda Uluslararası Doğa Koruma Örgütü tarafından 'önemli doğal alan' ilan edilmiş, endemik flora ve fauna türlerinin bulunduğu çok değerli bir bölge. Aynı zamanda Diyarbakır halkının yaz sıcaklarında gidip serinlediği, suya girdiği bir alan. İçerisinde hala 8 bin yıllık kitabeler ve Asur döneminden kalma heykeller bulunuyor. Buna rağmen burada bu tehlikeli madencilik faaliyetinin başlatılmasına karşı biz, Diyarbakır Barosu ve yöre halkıyla birlikte dava açmıştık. Şu an mahkeme de gerçekten bu tarihi ve arkeolojik alanın tehlike altında olduğunu, ekosistemin zarar göreceğini ve bu bölgede bu tür madencilik faaliyetlerinin yapılamayacağını bilirkişi raporu doğrultusunda ortaya koyarak, yürütmeyi durdurma kararı verdi. Proje şu an durdu'' dedi.

"Burası bizim evrensel mirasımız"

Bölgenin kendileri için evrensel miras olduğunu dile getiren İnan, ''Buraya 1990'lı yıllarda Alman ve İngiliz arkeologlar geliyor. Buranın inanılmaz bir antik kent potansiyeli taşıdığını ve bugüne kadar yeterli bir çalışmanın yapılmadığını söylüyor, bunu raporluyorlar. Buna ilişkin raporlar da mevcut. Biz öncelikle bu yıkım projelerini buradan uzak tutmak istiyoruz. Buranın gerçek değerinin tespiti için kapsamlı bir çalışma yapılması gerekiyor. Çünkü mağara uzantıları kilometrelerce devam ediyor. Bugüne kadar hiçbir detaylı kazı çalışması yapılmamış. Tepede bir antik kent, bir kale ve mezarlıklar var. Bunların gerçek anlamda ortaya çıkarılması için arkeologların, kamu kurumlarının ve sivil toplumun bir araya gelerek bu ortak değerlerimizi ortaya çıkarması ve yaşatması için acilen harekete geçmesi gerekiyor. Biz bu konuyla ilgili Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğüne başvuru yaptık, tüm bakanlıklara da başvurularımızı ilettik. Biz kültürel varlıklarımızı korumak zorundayız. Bu tür enerji politikalarında kamunun, yerelin, bölge halkının ve o bölgenin ekosistem ile kültürel değerlerinin gözetilmesini sağlamak zorundayız'' diye konuştu.

UNESCO için başvuru süreci başlatılacak

Birkleyn mağaralarının UNESCO Dünya Miras Listesi'ne girmesi için de bir başvuru süreci başlatacaklarını aktaran İnan, sözlerine şöyle devam etti:

"Ancak UNESCO'ya başvuru kolay bir süreç değil. Herhangi bir meslek örgütü değil, kamu kurumlarının başvuru yapması gerekiyor. Bu nedenle kamu kurumlarıyla iyi bir koordinasyon yürütmemiz lazım. Burası UNESCO'ya girecek nitelikte bir alan. Çünkü hem önemli bir doğal alan hem de arkeolojik sit alanı olması çok ender rastlanan bir durum. Bir hususu daha ekleyeyim. Dicle Üniversitesi'nin yaptığı akademik çalışmaya göre burası aynı zamanda bir jeomiras alanı. Jeomiras alanı ne demek? Sadece insanların izlerini taşımıyor, insanlardan önce, evrenin oluşumundan bugüne kadar geçen sürece ilişkin kayaç yapısıyla çok önemli izler ve bilgiler barındırıyor. Bu üç özelliğin bir arada bulunduğu başka bir yer olmayabilir. Zaten siz de alandan görüntü aldığınızda bunu göreceksiniz. Gerçekten gidildiğinde insanı büyüleyen, olağanüstü bir yapıya sahip. Bu üç özelliğin bir araya gelmesi nedeniyle de buranın koruma statüsünün güçlendirilmesi ve uluslararası miras listesine alınması için gerekli süreçleri başlatacağız."

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber