Rapor alan memura tebligat yapılamaz mı?

Kamuda disiplin cezası alan memurların sürekli sağlık raporu göstererek tebligattan kaçındığı yönündeki iddialar zaman zaman gündeme geliyor. Peki mevzuat gerçekten böyle mi diyor, raporlu bir memura disiplin cezası tebliğ edilemez mi?

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 25 Ağustos 2026 14:27, Son Güncelleme : 25 Ağustos 2026 11:28
Rapor alan memura tebligat yapılamaz mı?

Mevzuatta, memurun hastalık izninde bulunduğu süre içinde disiplin cezasının tebliğ edilemeyeceğine veya tebligatın mutlaka raporun sona ermesinden sonra yapılması gerektiğine ilişkin özel bir düzenleme bulunmuyor. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili hükümleri incelendiğinde, raporlu olma hali ile tebligat arasında doğrudan bir bağ kurulmadığı görülüyor. Kanunun 132'nci maddesine göre disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade ediyor ve derhal uygulanıyor. 135'inci madde, disiplin cezalarına itiraz süresinin kararın ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren yedi gün olduğunu düzenliyor. Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 33'üncü maddesinde ise disiplin cezalarının, karar tarihini izleyen 15 gün içinde, memurluktan çıkarma cezasında ise 7 gün içinde ilgilisine tebliğ edileceği hükme bağlanmış durumda. Bu düzenlemelerin hiçbirinde, memurun raporlu olması halinde tebligatın erteleneceğine dair bir hüküm yer almıyor.

Savunma Hakkı ile Tebligat Süreci Birbirinden Farklı

657 sayılı Kanun'un 130'uncu maddesi, memur hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğini ve savunma için en az 7 günlük süre tanınması gerektiğini düzenliyor. Bu nedenle memurun raporlu olması, disiplin soruşturmasının kendiliğinden duracağı veya bütün işlemlerin rapor süresinin sonuna bırakılacağı anlamına gelmiyor. Bununla birlikte, savunma istemi ile verilmiş disiplin cezasının tebliği birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken iki aşama. Memurun ağır hastalığı, hastanede yatarak tedavi görmesi veya savunma hakkını fiilen kullanmasını engelleyecek nitelikte bir sağlık durumunun bulunması halinde, savunma hakkının etkin biçimde kullandırılıp kullandırılmadığı ayrıca değerlendirilmesi gereken istisnai bir durum olarak öne çıkıyor.

Danıştay ve Bakanlık Görüşü Aynı Yönde

Danıştay 12. Dairesi'nin E.2015/3979 sayılı kararında, davacının raporlu olduğu ve 2 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmasının yakın bulunduğu dikkate alınarak, savunma isteme yazısının idare memurları eliyle tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmişti. Karar doğrudan disiplin cezasının raporlu dönemde tebliğine ilişkin olmasa da, memurun raporlu olmasının disiplin işlemlerinin yürütülmesine ve gerekli bildirimlerin yapılmasına mutlak engel teşkil etmediğini gösteriyor.

Aynı doğrultuda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 25.06.2024 tarihli ve E-53773008-622.02-9765358 sayılı görüşünde de sağlık izni kullanan memura tebligat yapılıp yapılamayacağı değerlendirilmiş ve ilgili memurun raporlu olmasının tebligata engel bir durum olmadığı sonucuna ulaşılmıştı. Söz konusu görüş doğrudan disiplin cezasına ilişkin olmasa da, idari tebligat bakımından raporlu olmanın tek başına engel oluşturmadığını açıkça ortaya koyuyor.

Usulüne Uygun Tebligat Şartı Aranıyor

Memurun raporlu olması, tebligatın usulüne uygun yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırmıyor. Tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuatta öngörülen usullere uygun olarak yapılması gerekiyor. Bu nedenle, sırf memurun raporlu olduğu gerekçesiyle usulüne uygun bir tebligatın geçersiz olduğu ileri sürülemediği gibi, raporlu memura herhangi bir yöntemle yapılan bildirimin de geçerli olduğu söylenemiyor. Tebligatın nerede ve hangi yöntemle yapıldığı, muhatabın kendisi veya kanunen tebligatı almaya yetkili kişi tarafından teslim alınıp alınmadığı ve tebliğ tarihinin belirli olup olmadığı bu noktada önem taşıyor.

Öte yandan, tebligatın yapılabilmesi ile raporlu memurun sırf tebligat amacıyla görev yerine çağrılması aynı hukuki durum değil. Hastalık iznindeki memurun kuruma çağrılması ayrı bir değerlendirme konusu; tebligatın memurun bulunduğu yerde veya mevzuata uygun diğer bir yöntemle gerçekleştirilmesinde ise yalnızca raporlu olması nedeniyle hukuki bir engel bulunmuyor.

Sağlık raporunun niteliği bazı durumlarda ayrıca önem kazanabiliyor. Tebligat usulüne uygun olarak yapılmış olsa dahi, memurun şuur kaybı, ağır ameliyat, hastanede yatarak tedavi veya benzeri ağır bir sağlık durumu nedeniyle kendisine tanınan itiraz veya dava hakkını fiilen kullanmasının mümkün olmadığı hallerde, yargı mercilerince somut olayın özellikleri dikkate alınarak mücbir sebep veya fiili/hukuki engel değerlendirmesi yapılabiliyor. Ancak her sağlık raporunun otomatik olarak itiraz veya dava süresini durdurduğu ya da tebligatı geçersiz hale getirdiği söylenemiyor.

Memurun sağlık raporlu olması tebligata engel değil

Memurun sağlık raporlu olması, hakkında verilen disiplin cezasının raporlu olduğu süre içinde kendisine tebliğ edilmesine mutlak bir engel teşkil etmiyor. Mevzuatta bu yönde bir yasak bulunmadığı gibi, mevcut kurum görüşü ve Danıştay kararları da raporlu olmanın tek başına tebligata veya disiplin işlemlerinin yürütülmesine engel olmadığını gösteriyor. Bu nedenle, "memur raporlu olduğu için disiplin cezası tebliğ edilemez" şeklindeki genel bir iddianın mevzuat ve içtihat bakımından isabetli olmadığı; asıl olarak tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının ve somut olayda memurun sağlık durumunun itiraz veya dava hakkını fiilen kullanmasına engel olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılıyor.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber