Mezar yeri ücretini belediye veznesine yatırmayan belediye memuru TCK açısından hangi suçu işlemiş sayılır?
Mezar yeri ücretini belediye veznesine yatırmayan belediye memuru Türk Ceza Kanunu açısından güveni kötüye kullanma suçu işlemiş sayılır ve ceza süresine bakılmaksızın mahkümiyet halinde memur olma şartı kaybedilir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "güveni kötüye kullanma" başlıklı 155'inci maddesinin,
(1) numaralı fıkrasına göre; başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) numaralı fıkrasına göre; suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3000 güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Yargıtay 23.Ceza Dairesinin kararında (T:03.02.2016, E:2015/6675, K:2016/781);
Belediyeye bağlı mezarlıklar şube müdürlüğünde görev yaptığı, vefat eden babasına mezar yeri almak isteyen şikayetçiden 18.000 TL alan sanığın, bu parayı belediyeye yatırmadığı gibi iade de etmediği bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen yazıya göre para tahsil etme görevi olmayan sanığın sabit görülen eyleminin TCK'nın 155/1 maddesi güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşerek TCK'nın 155/2 maddesi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulmuş olması yasaya aykırıdır.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın Belediyeye bağlı mezarlıklar şube müdürlüğünde görev yaptığı, vefat eden babasına mezar yeri almak isteyen şikayetçiden 18.000 TL alan sanığın, bu parayı belediyeye yatırmadığı gibi iade de etmediği bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Oluşa, sanığın ikrar içeren savunmasına, şikayetçinin beyanına ve tüm dosya kapsamına göre; sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkümiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak; Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen yazı içeriğine göre para tahsil etme görevi olmayan sanığın sabit görülen eyleminin TCK'nın 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşerek TCK'nın 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulmuş olması, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/85 sayılı iptal kararı nazara alınarak TCK 53 ile ilgili uygulamanın yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Güveni kötüye kullanma suçu; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "genel ve özel şartlar" başlıklı 48'inci maddesinin birinci fıkrasının genel şartlar başlıklı (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan "Türk Ceza Kanununun 53'üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı 1 yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahküm olmamak" şartı Devlet memurluğuna alınacaklar için zorunludur.
Sonuç olarak; belediye personelinin mezar yeri bedeli olarak kendisine teslim edilen parayı belediye veznesine yatırmayarak uhdesinde tutması ve iade etmemesi, olayın somut özelliklerine göre TCK'nın 155'inci maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilecektir. Bu suçun, personelin para tahsil etme konusunda görev ve yetkisinin bulunup bulunmadığına göre TCK'nın 155/1 veya 155/2'nci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan, güveni kötüye kullanma suçundan verilen kesinleşmiş mahkümiyet, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5 maddesi kapsamında, cezanın süresine bakılmaksızın memuriyete giriş bakımından kanuni engel teşkil ettiğinden, somut olayda mahkümiyetin kesinleşmesi ve diğer şartların gerçekleşmesi halinde ilgilinin memuriyet statüsü yönünden ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir.