Bakan Uraloğlu'ndan Marmara Denizi'ndeki gemi kazasına ilişkin açıklama

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpışması sonucu batan geminin bulunduğu bölgede dalış yapılarak mevcut durumun tespit edileceğini bildirdi.

Kaynak : Anadolu Ajansı
Haber Giriş : 02 Eylül 2026 17:32, Son Güncelleme : 02 Eylül 2026 17:31
Bakan Uraloğlu'ndan Marmara Denizi'ndeki gemi kazasına ilişkin açıklama

Bakan Uraloğlu, Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel'i ziyaretinin ardından açıklamada bulundu.

Bugün İstanbul programı yaptıklarını belirten Uraloğlu, "İl başkanımız, yönetimimizle, çalışma arkadaşlarımızla beraber günün bu bölümünde de Beykoz belediyemizi, belediye başkanımızı ziyaret ettik." dedi.

Uraloğlu, geçmişte kara yolundan demir yoluna kadar ulaştırma adına neler yapabileceklerini konuştuklarını anımsatarak, "Bugün biraz daha ete kemiğe bürünmüş bir halini konuşmuş olduk. Başladığımız işler var, ilan ettiğimiz işler var. Onları değerlendirdik." diye konuştu.

Beykoz halkının uzun zamandır Ümraniye-Kavacık-Beykoz Raylı Sistem Hattı'nı beklediğine dikkati çeken Uraloğlu, projenin bakanlık tarafından üstlenildiğini hatırlattı.

Uraloğlu, detay projelerle beraber yatırım programına alıp 2027'de projeye başlamayı istediklerini belirterek, "Kesin tarihleri biraz daha ilerleyen zamanda görmüş olacağız. Bu bence en önemli projemizdi. Hayırlı olsun Beykoz'umuza. Özellikle kara yolu noktasında da 4-5 konu vardı. Bunların çoğunda mutabık kaldık ve bir kısmının da yapım çalışmalarına başladık." ifadelerini kullandı.

Çevreden dolayı alınması gereken bazı özel izinlerin olduğunu, bunun da Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla takip edildiğini söyleyen Uraloğlu, şunları kaydetti:

"Beykoz'un ulaşım noktasındaki dertlerine bakanlık olarak, Cumhurbaşkan'ımızın talimatıyla beraber katkı sağlamış olacağız. Öncelikle iki tane kavşağı bitirmiş olacağız. Sonra bağlantı yolları var, onu bitirmiş olacağız. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz. Hastane yapılıyor. Hastanenin bağlantı yolunda bakanlığımızın sorumluluğunda, Karayollarında olmamasına rağmen ne yapabiliriz diye bir talepleri oldu. Onu da yerinde inceleyeceğiz. Bir işbirliği yapabilir miyiz onu değerlendireceğiz. Burada kıymetli olan şudur. Yerel yönetimle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde, merkezi yönetimin belediyelerde yaptığı güzel işlerin örneklerini biz İstanbul'daki belediyelerimizle beraber de vermeye gayret edeceğiz. Güzel bir işbirliğimiz var ve Beykoz'daki, Ümraniye'deki, Üsküdar'daki insanımız, İstanbul'daki insanımız bunu her geçen gün biraz daha üst seviyede hissetmiş olacak."

- "Cospas-Sarsat uydu sistemli acil çağrının düşmesiyle bilgi sahibi olduk"

Bakan Uraloğlu, Marmara Denizi'nde tanker ile çarpışan ve 10 gemi insanının bulunduğu rulo sac taşıyan Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin son durumuna ilişkin, "İki geminin çarpışması sonucu maalesef bir geminin batmış olması ve 10 mürettebata halen ulaşılamıyor olması durumu mevcut. Saat 03.26'da bizim ana arama kurtarma merkezimize Cospas-Sarsat (Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sistemi) uydu sistemli acil çağrının düşmesiyle bilgi sahibi olduk." diye konuştu.

Türk Radyo üzerinden yapılan çağrıya göre, geminin 03.15 sıralarında Tuğberk İmamoğlu gemisine çarptığını bildiren Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:

"03.26 bizim için net bir saat. Geminin battığını anlıyoruz. Çünkü o cihaz suya temas ettiğinde bu sinyali veriyor. Kaptanın verdiği bilgiyi doğru kabul edelim, 11 dakika gibi çok hızlı bir batma oldu maalesef. Bu aynı kara yolu şeritleri gibidir. Ayrı ayrı yolları var. Bir tanesinin yandan katılma süreci üzerine iki gemi zaten birbirini fark ediyor. İkisi birbiriyle haberleşiyor ve nasıl geçiş yapmaları gerektiği noktasında mutabık kalıyorlar. Bu telsiz konuşmalarında var. Ama maalesef buna rağmen çatışıyorlar. Bir tanesi muhtemelen taşıdığı yükün, o çatışmanın etkisiyle kuru yük gemisi olan battı. Çatışmanın etkisiyle içerisinde rulo sac olduğunu biliyoruz. Dengesi bozulmuş ve alabora olarak batmıştır diye düşünüyoruz. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüz, gerek Sahil Güvenlik gerekse Deniz Kuvvetleri ile gerekli istişareleri yaptık. Hem havadan hem de denizden arama çalışmaları devam ediyor. Ama maalesef şu ana kadar 10 personelimizden henüz birine ulaşmış değiliz."

Uraloğlu, bölgenin derinliğinin çalışmalara etkisine yönelik, "Elbette zorlaştırıyor. Deniz Kuvvetlerimizin 1000 metreye kadar dalış kabiliyeti var. Dolayısıyla ilgili gemi de oraya yönlendirildi. Bugün, yarın bir dalış da gerçekleştirilerek oradaki mevcut durumu tespit etme, olabilecekse de bir kurtarma çalışması yapma gayreti içerisindeyiz." açıklamasında bulundu.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber