Evrak kaybında personele çıkarılan 70 bin lira kamu zararı için 'iptal et' tavsiyesi
Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık), Muğla'da bir devlet hastanesinde şoförlük görevini de yürüten temizlik personelinin teslim ettiğini öne sürdüğü resmi evrakın kaybolması üzerine kendisinden istenen 70.970,93 lira kamu zararının, hastanenin evrak kayıt sistemi bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğuna karar vererek işlemin iptalini Sağlık Bakanlığına tavsiye etti.
Kamu Denetçiliği Kurumu, evrak kayıt ve zimmet sistemi bulunmayan bir hastanede kaybolan resmi bir evrak nedeniyle personele kesilen kamu zararı cezasını, idarenin kendi organizasyon eksikliğini gerekçe göstererek iptal ettirdi.
Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık), Muğla'da bir devlet hastanesinde sürekli işçi kadrosunda temizlik görevlisi olarak çalışırken valilik oluru ile şoförlük görevini de yürüten bir personelin, teslim ettiğini öne sürdüğü resmi bir evrakın akıbetinin belirlenememesi üzerine kendisinden 70.970,93 lira kamu zararı talep edilmesine ilişkin başvuruyu kabul etti. Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla 10 Eylül 2026 tarihinde kesinleşen tavsiye kararında, zararın tamamının tek bir personele yükletilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek Sağlık Bakanlığına idari para cezası işleminin iptali yönünde tavsiyede bulunuldu.
Evrak kayıp iddiası nasıl ortaya çıktı: Şoför personelin başvurusu
Karara göre başvuran, 25-26 Şubat 2025 tarihlerinde Muğla İl Sağlık Müdürlüğünce ilçe sağlık müdürlüğü aracılığıyla hastaneye gönderilen bir evrakı teslim alarak hastanenin evrak kayıt birimine elden ulaştırdığını öne sürdü. Başvuran, evrakın teslim edildiği tarihte kurum dışından gelen evrakların teslim alınmasına ve kaydedilmesine ilişkin resmi bir kayıt defteri ya da işleyen bir sistem bulunmadığını, bu durumun idarenin hizmet kusuru niteliğinde olduğunu belirterek, kaybolduğu iddia edilen evrakın asıl muhatabının ve takip sorumlusunun satın alma birimi memuru olmasına karşın sorumluluğun yalnızca evrakı fiziken taşıması nedeniyle kendisine bırakıldığını savundu.
Muhakkik raporunda somut delil bulunmadığı iddiası: Borç 48 bin liradan 71 bin liraya çıktı
Evrakın akıbetinin belirlenememesi üzerine başlatılan soruşturmada muhakkik olarak görevlendirilen Sağlık Hizmetleri Müdürünün düzenlediği raporda, evrakın teslim edilmediğine dair somut ve hukuki bir delil ortaya konulmadığını öne süren başvuran, kararın varsayımlara dayandırıldığını, soruşturma sonucunda çıkarılan borcun başlangıçta yaklaşık 48 bin lira olduğunu, yapılan itirazlar ve sürecin uzaması nedeniyle işleyen yasal faizle tutarın 70.970,93 liraya yükseldiğini ve borcun her ay artmaya devam ettiğini belirterek idari para cezası işleminin kaldırılmasını talep etti.
Sağlık Bakanlığı savunması: Evrak takibi satın alma biriminin görev alanındaydı
Kamu Denetçiliği Kurumunun bilgi ve belge talebine Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce gönderilen cevapta, başvuranın asli unvanının sürekli işçi (temizlik görevlisi) olduğu, farklı tarihlerde alınan şoförlük olur'ları kapsamında hastanede ihtiyaç doğrultusunda şoförlük görevini de ifa ettiği bildirildi. İdare, olayın yaşandığı dönemde hastanede evrakların teslim alınması, devri ve takibine ilişkin standart bir evrak kayıt defteri veya elektronik sistem bulunmadığını kabul etti; bu eksikliğin ancak 30 Temmuz 2025'te İdari ve Mali İşler Müdürü Vekilinin teklifi ve Başhekimlik onayıyla giderilmeye çalışıldığını aktardı. Bakanlık, evrakın temin, kayıt ve takip süreçlerinin esas itibarıyla satın alma birimi sorumluluğunda yürütülmesi gerektiğini, bu birimde görev yapan sorumlu sekreterin de soruşturma kapsamında ifadesinin alındığını bildirdi.
Kamu Denetçiliği Kurumu değerlendirmesi: Kayıt sistemi eksikliğinin sonucu personele yüklenemez
Kamu Denetçisi Abdullah Cengiz Makas'ın hazırladığı inceleme raporuna dayanan kararda, idarenin cevabi yazısında kayıt sisteminin bulunmadığını bizzat kabul ettiği vurgulandı. Kurum, kamu hizmetlerinin etkin ve hesap verilebilir yürütülmesinin hukuk devleti ilkesinin gereği olduğunu, idarenin resmi evrakların kaydını sağlayacak organizasyonu kurma ve zimmet usulünü işletme yükümlülüğü bulunduğunu belirterek, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen idarenin ortaya çıkan kayıt boşluğunun sonuçlarını tek bir personele yüklemesinin hukuki güvenlik ve kusur sorumluluğu ilkeleriyle bağdaşmadığına hükmetti. Başvurucunun asli görevinin temizlik personeli olduğu, evrakın kuruma ulaştırılmasından sonraki kayıt ve takip işlemlerinin görev alanında bulunmadığı, bu işlemlerin idarenin ilgili birimlerinin, özellikle de satın alma biriminin sorumluluğunda olduğu tespit edildi.
"İspat yükü idareye aittir" tespiti: Kesin delil olmadan kamu zararı çıkarılamaz
Kurum, başvurucunun evrakı teslim etmediğini ortaya koyan herhangi bir teslim tutanağı, zimmet kaydı, kamera görüntüsü veya tanık beyanı bulunmadığını, evrakın akıbetinin belirlenememesinin temel nedeninin olay tarihinde kayıt sisteminin mevcut olmaması olduğunu tespit etti. Karara göre bu durumda ispat yükü idareye ait olup, idare iddiasını doğrulayacak herhangi bir objektif delil ortaya koyamadı; ispat edilemeyen bir olgunun başvurucu aleyhine yorumlanması hukuki güvenlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmıyor. Kararda, muhakkik raporunda kamu zararının münhasıran başvurucuya yükletildiği, buna karşın satın alma biriminin sorumluluğunun değerlendirme dışı bırakıldığı, bu durumun soruşturmanın tarafsızlığını tartışmalı hale getirdiği de vurgulandı.
Karar: İdari para cezası işleminin iptali yönünde tavsiye kararı verildi
Kamu Denetçiliği Kurumu ayrıca, idarenin başvuran adına düzenlenen Gönderme Kararına cevap vermediğini, idari işleme karşı hangi mercilere başvurulabileceğinin bildirilmediğini belirterek "kararlara karşı başvuru yollarının gösterilmesi" ilkesine uyulmadığını tespit etti. Açıklanan gerekçelerle Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, başvurunun kabulüne karar vererek başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde tesis edilen idari para cezası işleminin iptali yönünde Sağlık Bakanlığına tavsiyede bulundu. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20. maddesi uyarınca idarenin, karar üzerine tesis edeceği işlemi 30 gün içinde Kuruma bildirmesi zorunlu tutuldu. Kararı görmek için tıklayınız.