Cevdet Yılmaz: Birbirinin kopyası üniversiteler istemiyoruz

Necmettin Erbakan Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yıl Açılışındaki konuşmasında yükseköğretimde ihtisaslaşma vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, birbirinin kopyası değil bölgesel ve stratejik alanlarda farklılaşan üniversiteler hedeflediklerini ve 5 yılda 3 bin genç araştırmacının yetiştirileceği yeni stratejik programı hayata geçirdiklerini kaydetti.

Kaynak : İhlas Haber Ajansı
Haber Giriş : 14 Eylül 2026 16:55, Son Güncelleme : 14 Eylül 2026 16:56
Cevdet Yılmaz: Birbirinin kopyası üniversiteler istemiyoruz

Konya'ya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ilk olarak Valiliği ziyaret ederek Vali İbrahim Akın ile görüştü. Valilik Şeref Defterini imzalayan Yılmaz daha sonra Necmettin Erbakan Üniversitesi Akademik Yılı açılış programına katıldı. Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Konferans Salonundaki programda konuşan Cevdet Yılmaz, "Necmettin Erbakan Üniversitesi'nin 2026-2027 yılı Akademik Yıl Açılışı vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Bilim insanı kimliğiyle ülkemizin ilim hayatında, devlet ve siyaset adamı olarak milletimizin hizmetinde iz bırakan merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın adını taşıyan Üniversitemizde olmayı ayrıca anlamlı buluyorum. Bu vesileyle Erbakan Hocamızı rahmetle yad ediyor, 2026-2027 Akademik Yılı'nın Üniversitemiz için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.

"Biz üniversitelerimizden çok şey bekliyoruz ve bunu milletimizin hak ettiğine inanıyoruz"

Gerçek kalkınmanın, bilginin kitaplarda kalmayıp bir fabrikanın çarkını döndürdüğü, bir gencin hayallerini gerçeğe dönüştürebildiği, sokaktaki insanın refahına ve çocuğun geleceğine dokunabildiği an başladığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Bizim de bu kadar üniversite kurmaktaki gayemiz budur. Cumhurbaşkanımız 81 vilayette üniversite kurduysa bu dönem bu sistemi geliştirdiyse ve bütçemizden, vatandaştan topladığımız vergilerle buralara bu kadar ciddi yatırımlar yaptıysak bunun elbette topluma geri dönmesini istiyoruz. Vatandaşımıza refah olarak, daha güçlü bir Türkiye olarak geri dönmesini istiyoruz. Bütün bunların gerçek patronu vatandaşımız, milletimiz, insanımız. Onun kaynaklarıyla oluyor her şey. Dolayısıyla biz üniversitelerimizden bu anlamda çok şey bekliyoruz ve bunu milletimizin hak ettiğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.

"Biz birbirinin kopyası üniversiteler istemiyoruz, farklılaşan üniversiteler istiyoruz"

Hükümet olarak son 24 yılda eğitime öncelik verdiklerini üniversiteye girişte fırsat eşitliğinden, öğrencilerin barınma imkanlarını, bilim insanı ve Ar-Ge desteklerinden burslara, müfredat zenginleştirmesine kadar yükseköğretimi çok yönlü dönüştürme kararlılığında olduklarını belirten Cevdet Yılmaz, "Bu dönemde yükseköğretime erişimi ülkemizin tamamına yayarken akademik insan kaynağımızı ve araştırma imkanlarımızı güçlendirdik. Bugün 6,3 milyona yaklaşan üniversite öğrencimiz var ve yaklaşık 190 bin akademik personelle çok güçlü bir kapasiteye sahibiz. Ülkemizin kalkınmasına daha fazla katkı yapması için üniversitelerimizin güçlü olduğu alanlarda derinleşmesi, araştırmalarını gerçek ihtiyaçlara yöneltmesi ve birbirini tamamlayan yetkinlikler oluşturması çok önemli. Bu noktada da şunun altını çizmek istiyorum. Biz birbirinin kopyası üniversiteler istemiyoruz, farklılaşan üniversiteler istiyoruz. Elbette her üniversitede olmazsa olmaz bir benzer birimler, bölümler olacaktır. Onu kastetmiyorum ama her üniversite kendini belli konularda farklılaştırarak öne çıkmak durumunda. 25 üniversitemizde ise yapay zeka, sağlıkta dijital teknolojiler, enerji ve gıda biyoteknolojisi gibi stratejik bilim alanlarında ihtisaslaşmayı destekliyoruz. Politika olarak bunları yapıyoruz. Araştırma üniversiteleri, bölgesel kalkınma üniversiteleri ve yine belli stratejik sektörlerde üniversiteler. Bölgesel kalkınma odaklı üniversitelerimizin tarım, hayvancılık, enerji, turizm, madencilik, gıda ve hassas tarım gibi alanlarda uzmanlaşmasını, bu politikanın sahadaki karşılığını ortaya koyan bir gelişim olarak görüyoruz. Böylece üniversitelerimizin bilgi ve araştırma gücünü bölgelerimizin mevcut potansiyelini geliştirmek için kullanırken stratejik alanlardaki ihtisaslaşmayla ülkemize yeni bilimsel ve teknolojik yetkinlikler kazandırıyoruz. Aynı hedef doğrultusunda üniversitelerimizin eğitim programlarını da ekonominin ve teknolojinin değişen ihtiyaçlarına göre yapılandırıyoruz" dedi.

"Sosyal medya aslında asosyal medya"

İstihdamla bağı kopan 175 programı sistemden çıkarıp 54 programı sektör beklentilerine göre dönüştürürken 100 üniversitenin de yapay zeka ve dijitalleşme alanında yeni programları son dönemde hayata geçirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Yeşil dönüşüm programlarını 48, sağlıkta dijital dönüşüm programlarını 26, tarımda dijital dönüşüm programlarını ise 13 üniversitemize yayarak gençlerimizi geleceğin ihtiyaç duyduğu alanlara hazırlıyoruz. Üniversite ile üretim hayatı arasındaki bağı da mezuniyet sonrasına bırakmıyor 104 üniversitemizdeki 381 meslek yüksekokulunu 283 oda ve borsa ile eşleştirerek öğrencilerimizin sektörle eğitim sürecinde buluşmasını sağlıyoruz. Öğrencilere, gençlere de benim en önemli tavsiyem şu. Tabii ki dersliklerde ders öğreneceksiniz. Ama uygulama olmadan inanın çok fazla anlam ifade etmiyor bu bilgiler. Dolayısıyla staj programlarına, uygulamaya lütfen hep birlikte önem verelim. Bunu bir formalite gibi görmeyelim. Gençlerin bu staj uygulama konularına, yani bu derste de lazımmış yapalım türünden değil, bu gerçekten önemli diyerek yapmalarında büyük fayda var diye ifade etmek istiyorum. Diğer yandan gençlerin tabii bu dijital teknolojilerde, yapay zeka başta olmak üzere yetkinleşmesi ama bir taraftan da asosyal hale gelmemeleri lazım. Sosyal medya aslında asosyal medya. Bizi de yalnızlaştıran, toplumdan koparan bir medya. Buna karşı takım çalışmasının ben çok önemli olduğuna inanıyorum. Süpermen yok değerli arkadaşlar. Hep birlikte bir araya gelip iş başaran insanlar var. Dolayısıyla bu ekip çalışması ve iletişimin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

"Biz hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız"

Geleceğin kritik teknolojilerinde ihtiyaç duyulan araştırmacı insan kaynağını da bugünden yetiştirdiklerini ifade eden Cevdet Yılmaz, "Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız çok önemli yeni bir programı ilan etti. Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı adı altında ilk yıl 550 doktora öğrencisi alacağız ve araştırma görevlisi olarak istihdam edilecekler. 5 yıl içinde yapay zeka, bilişim, siber güvenlik ve donanım alanlarında toplam 3 bin genç araştırmacıyı yetiştireceğiz. Bunun da ben çok önemli bir stratejik proje olarak altının çizilmesi gerektiğini ifade ediyorum. Şunun altını çizmek istiyorum. Son dönemde dünyada, bölgemizde giderek gelişen tehlikeli bir zihniyet var. O zihniyet de şudur. Güçlüysem her şeyi yapabilirim diye bir anlayış. Gücüm, kuvvetim varsa önümde hiçbir engel yoktur diye bir zihniyet. Bu insanlık adına çok tehlikeli bir zihniyet. Bunun karşısında Türkiye Cumhuriyeti olarak biz şunu söylüyoruz. Evet, güçlü olmak zorundayız. İçinden geçtiğimiz dönem hiç kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönem değil. Dolayısıyla güçlü olmak zorundayız. Ama sadece güçlü olmak yetmez. Biz diyoruz ki biz hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız. İkisini aynı anda başaracağız. Asıl fark da burada diye ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.

"Emekle kazanılan 1 liranın hiçbir emek olmadan gelen 10 liradan daha kıymetli olduğunu hep birlikte anlamamız ve aktarmamız lazım"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sözlerine şu şekilde tamamladı:

"Merhum Necmettin Erbakan hocamızın yıllar önce vurguladığı önce ahlak ve maneviyat anlayışı da bilimin, üretimin ve kalkınmanın nasıl bir insan tasavvuru üzerinde yükselmesi gerektiğine dair güçlü bir ölçü ortaya koyuyor. Adını taşıyan bu üniversitede yetişecek gençlerin alın terini ve emeği mukaddes bilerek bilgiyi erdemle, başarıyı sorumlulukla ve bilimsel yetkinliği güçlü bir ahlak anlayışıyla buluşturacak olması bu mirasın en anlamlı karşılığı olacaktır. Bu noktada da şunun altını çizmek isterim. Son dönemde maalesef tüm dünyada kolay kazanç anlayışı daha fazla revaç bulmaya başladı. Kahramanlar değişmeye başladı sosyal medyada, medyada. Gerçek kahramanlar, alın teri dökenlerdir. Emek sarf edenlerdir, üretenlerdir. Bu kültürü, bizim bu üretim kültürünü, emeğin kıymetini genç nesillere çok daha güçlü bir şekilde anlatmamız lazım. Emekle kazanılan 1 liranın hiçbir emek olmadan gelen 10 liradan daha kıymetli olduğunu hep birlikte anlamamız ve aktarmamız lazım."

Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu ise yeni akademik yılın hayırlı olmasını dileyerek programa katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'a teşekkür etti. Konuşmaların ardından Rektör Zorlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'a tablo hediye etti.

Programa Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra Konya Valisi İbrahim Akın, protokol mensupları, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber