'İmamoğlu suç örgütü' davasının 80. duruşması sona erdi
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 80. duruşması, bir kısım tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasının ardından sona erdi.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda görülen duruşmada savunma yapan İBB Kentsel Tasarım Şube Müdürü Bayram Taşkın, 1997'den beri İBB'de görev yaptığını söyledi.
Görev yaptığı sürede şahsıyla ilgili herhangi bir olumsuz işlem olmadığını belirten Taşkın, iddia edilen konuların müdürlüğün görevleri arasında yer almadığını savundu.
Taşkın, iddianamede, "örgüt üyeliği" suçlamasında sanıklardan Fatih Keleş'le hareket ettiğinin öne sürüldüğünü aktararak, Keleş ile hiçbir tanışıklığının olmadığını belirtti.
Sanık Murat Ongun ile bir defa bile yan yana gelmediğini ileri süren Taşkın, Ongun'u bir kez babası vefat ettiğinde başsağlığı için aradığını söyledi.
Üzerine atılı suçlamaları reddeden Taşkın, beraatini istedi.
Sanığın çapraz sorgusu sırasında söz alan Fatih Keleş, Taşkın'a "Beni tanıyor musunuz?" diye sordu. Sanık Taşkın ise "Hayır." cevabını verdi.
Keleş'in "Size bir talimatım oldu mu?" sorusu üzerine Taşkın, "Yok, ilk defa burada gördüğüm için." ifadesini kullandı.
Tutuksuz sanıklardan Ebru Yılmazlar, iddianameye konu eyleme ilişkin birçok iddianın görev alanı dışında olduğunu savunarak, beraatini istedi.
- "Emrah Bağdatlı'nın söyleminden hareketle kamu yararı gözetilecekti"
Tutuksuz sanık reklamcı Mete Mağden, şirketinin çalışmalarını anlatarak, pandemi döneminin kendileri için kabusa dönüştüğünü kaydetti.
Bu dönemde büyük bir işletme gideriyle baş başa kaldığını ifade eden Mağden, "Elimde avucumda ne varsa sattım, pandemi biter ve biz bu durumdan kurtuluruz diye ümit ettim. Ancak uzayan süreçte artık her şeyin sonuna geldiğimiz bir noktada Emrah Bağdatlı (sanık) aradı ve bu işten bahsetti. Beni bu işe motive eden unsurlar şuydu, sıfır nakit akışını sağlayabilecek, böylece personel maaşlarını ödeyebilecektim. Gene Emrah Bağdatlı'nın söyleminden hareketle kamu yararı gözetilecekti ve Ekrem Başkan için çalışacaktık." beyanında bulundu.
Mağden, savunmasında, "Açıkçası benim pişmanlığım ve bu süreçte yanlış yaptığım tek şey ihaleye yan teklif vermemdir. Bunun da ne şartlar altında gerçekleştiğini yazılı ifademde belirttim. Bizim gibi sermaye yoksunu bir firmaysanız, kalan 5 milyon alacağınızın bu yan teklife girmezsek zor alınacağının söylenmesinin yeterince yeterli bir tehdit olduğunu söylemek güç değildir. Bugünkü aklım olsa tabii ki o alacağı siler, bir şey yapmazdım ama o günkü kaygılarım bambaşkaydı." iddiasında bulundu.
Bağdatlı'ya verdiği komisyona ilişkin iddiayla ilgili Mağden, şu ifadeleri kullandı:
"Vermiş olduğum komisyon benim açımdan şu şekilde değerlendirilmiştir. Bir, Emrah Bağdatlı'nın İBB'de resmi bir görevi yoktur, devlet memuru da değildir dolayısıyla rüşvet de değildir. İki, Emrah Bağdatlı'nın bu komisyon için ne iş fiyatlarını ne de faturalarını şişirmem yönünde bir baskısı ya da talebi olmadı. Ona vereceğim para kendi hak edişlerimden, kazancımdan vereceğim paraydı, dolayısıyla kamu zararı da yoktu. İşimi, personelimi kurtardığım için duyduğum da minnet vardı. Sistem söylemini bir tek Emrah Bağdatlı'dan duydum. Ancak bunu benden para aldığından utandığı için mi uydurdu yoksa gerçek miydi hiçbir zaman bilemedim. Bu yüzden de pek fazla sorgulamadım. Ancak benden her para alışında sistemin varlığından ve bu paranın sisteme gittiğinden bahsediyordu."
Mağden, çapraz sorgusu sırasında kendisinden "yan teklif" meselesini biraz daha açmasının istenmesi üzerine şunları söyledi:
"Yan tekliften kastım aslında ihalenin içerisinde gerçek kazanacak kişi değil, bu ihaleye üçüncü bir firmadan birisi olmam istendi. Bu konuyla ilgili isteksizliğimi defalarca aslında Emrah Bağdatlı'ya da ilettim. Açıkçası çok aşırı bir tepki almadım ama zaten şöyle bir şey var, yani buradaki her tedarikçinin, her ihale kazananın da söyleyeceği üzere zaten Kültür AŞ'den ödeme almak zordu. Evet paranız her zaman sağlamdı ama sonuçta doğru vadelerde doğru şekilde almıyordunuz. Benim o sırada 5 milyon gibi bir almam gereken hak edişim vardı. Bunun almamın çok zor olacağını, içeride mutsuzluk yaratacağını söyledi. Dolayısıyla ben de orada yanlış bir karar vererek kabul ettim."
Emrah Bağdatlı'ya yüzde 10 komisyonu nasıl verdiğinin sorulması üzerine Mağden, "Hak edişimizi yaptıktan sonra, ancak para bize ulaştıktan sonra ben çekerdim ve bir zarfa koyup muhasebeye iletirdim. O da birisini gönderirdi, aldırırdı." dedi.
Duruşmada 28 tutuksuz sanığın savunmasının da alınmasıyla, davada toplam 169 tutuksuz sanığın savunması tamamlanmış oldu.
Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.