Polonya Cumhurbaşkanı'ndan Osmanlı'ya vefasızlık
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Sultan IV. Mehmed döneminde yaşanan 1683 İkinci Viyana Kuşatması'nın 343. yıl dönümü nedeniyle Kahlenberg Tepesi'nde düzenlenen anma töreninde Osmanlı İmparatorluğu'nu "baskıcı bir Müslüman devlet" olarak niteleyen bir mesaj gönderdi. Oysaki Polonya, 1683 Viyana kuşatmasından sadece 150 yıl sonra 1795't Rusya, Prusya ve Avusturya tarafından haritadan silinmiş ve çok sayıda Polonyalı sürgün Osmanlı topraklarına sığınmıştı. Osmanlı, Polonya topraklarının 3 devlet tarafından paylaşılmasını tanımamış ve kendisine sığınan Polonyalılar için İstanbul'da Polonezköy (Adampol) adında bir semt kurup, sürgündeki muhalifleri burada iskan etmişti.
P
1683'te Kahlenberg'de Ne Oldu
Osmanlı ordusunun Avrupa'daki ilerleyişinin durdurulduğu 1683 İkinci Viyana Kuşatması'nın yıl dönümü, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın otağını kurduğu Kahlenberg Tepesi'nde iki ayrı törenle anıldı. Kuşatma, Sultan IV. Mehmed döneminde, sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından yürütülmüş, ancak Polonya Kralı III. Jan Sobieski liderliğindeki kurtarma ordusunun 12 Eylül 1683'te Kahlenberg'den başlattığı hücumla bozguna uğratılmıştı.
Şükran kilisesindeki resmi açılışın ardından, Polonya Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Pawe Szefernaker tarafından tören alanında okunan mektupta Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'daki ilerleyişi "Hristiyan Batı'nın muhteşem yapısını yutmaya niyetli bir dalga" sözleriyle tanımlandı. Mektubun bizzat Nawrocki tarafından kaleme alınmış olması dikkat çekti. Törende Polonya'yı First Lady Marta Nawrocka ve üst düzey yetkililer temsil etti.
Polonya'nın, aynı tepede Kral III. Jan Sobieski adına dikmek istediği anıt daha önce Avusturyalı yetkililerce reddedilmişti; ret gerekçesi olarak anıtın "İslam, yabancı ve Türk karşıtı duyguları körükleyebileceği" gösterilmişti.
Nawrocki Ankara'da Farklı Konuşmuştu
Haziran ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuğu olarak Ankara'yı ziyaret eden Nawrocki, o dönemde Türkiye'yi "NATO'da kendini kanıtlamış müttefik" sözleriyle nitelendirmiş, Osmanlı İmparatorluğu'nun Polonya'nın 18. yüzyıl sonundaki paylaşılmasını hiçbir zaman resmen tanımamış olmasını iki halk arasındaki tarihi bağın bir sembolü olarak vurgulamıştı.
Tarih, Sobieski Zaferinden 150 Yıl Sonrasını Farklı Anlatıyor
Nawrocki'nin Kahlenberg'deki söylemi, iki ülke tarihinin 1683 sonrasındaki seyriyle örtüşmüyor. 1683'te Sobieski'nin kanatlı süvarileriyle IV. Mehmed dönemi Osmanlı ordusunu Viyana önünde bozguna uğratmasının ardından geçen yaklaşık 150 yıl içinde roller büyük ölçüde tersine döndü: 1795'te Rusya, Prusya ve Avusturya tarafından üçüncü kez paylaşılan Polonya, haritadan tamamen silindi ve 1918'e kadar bağımsız bir devlet olarak var olamadı.
Osmanlı Devleti bu paylaşımı hiçbir resmi antlaşmada tanımadı. 1830-31 Kasım Ayaklanması'nın Ruslar tarafından bastırılmasının ardından çok sayıda Polonyalı sürgün Osmanlı topraklarına sığındı; İstanbul, Paris'teki Prens Adam Czartoryski çevresinin ardından sürgündeki Polonya milli mücadelesinin ikinci siyasi merkezi haline geldi. Bu sürecin somut bir ürünü olarak 1842'de bugünkü İstanbul Beykoz sınırlarında Polonezköy (Adampol) kuruldu; köy, sürgündeki mücadele mensuplarına kalıcı bir yerleşim alanı sağladı.
Polonyalı mülteciler bu dönemde yalnızca bağımsızlık mücadelesiyle sınırlı kalmadı; Osmanlı ordusunda, yönetiminde, diplomasisinde ve modernleşme reformlarında da görev aldı. Kırım Savaşı sırasında Osmanlı saflarında Leh kökenli askerlerden oluşan birlikler bile kuruldu.
Törende protokolde yer alan Avusturya Türk Kültür Cemiyeti Başkanı Birol Kılıç, çelenk sunumu sırasında Almanca, Lehçe, Türkçe ve İngilizce yazılı "Üç yüzyılı aşkın bir süre sonra geçmişi saygı ve tevazuyla anıyoruz" mesajının okunduğunu belirtti. Kılıç, Lehçe bilmeyen çok sayıda katılımcının, dışarıdaki törende okunan mektubun taşıdığı sert siyasi ve tarihsel çerçeveyi ancak daha sonra basından öğrendiğini aktardı.