Böhürler: 15 Temmuz, önceki darbelerin devamıdır
15 Temmuz Darbe Kalkışması ve FETÖ ARAŞTIRMA komisyonu İstanbul Çalışma Ziyaretleri kapsamında çalışmalarına Müzakere Toplantısı ile devam ediyor.

15 Temmuz Darbe Kalkışması ve FETÖ ARAŞTIRMA komisyonu İstanbul Çalışma Ziyaretleri kapsamında çalışmalarına Müzakere Toplantısı ile devam ediyor.
İstanbul Çalışma Ziyaretlerinin son gününde Aksaray Akgün Otel Toplantı Salonunda gerçekleşen Müzakere Toplantısı'na Hukuk, Tarih, Toplum Bilimleri, Güvenlik, İstihbarat, Medya, Ekonomi, Uluslararası İlişkiler, İnanç Disiplinleri alanlarında yetkin isimler katılıyor.
Müzakere Toplantısına katılan alanının uzmanı bazı isimler şunlar;
Prof Dr Halil Berktay
Prof Dr Cemal Zehir
Doç Dr Nuri Tınaz
Nuri Tınaz
Oğuz Haksever
Rahmi Er
Ayşe Böğürler
Köksal Akpınar
Ersin Çelik
Banu El
Selim Çoraklı
Recep Yeter
İsimlerin yanı sıra Mete Yarar gibi güvenlik stratejistleri de katılıyor.
Darbe Komisyonu Üyeleri Müzakere Toplantısına Vatan Caddesi üzerinde bulunan
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nde dün gece gerçekleşen terör saldırında ki patlamada
hayatlarını kaybeden Şehit Polisler için düzenlenen törene katılmak için bir
süre ara verdi. Tören sonrası Müzakere Toplantısı kaldığı yerden devam ediyor.
Toplantı öncesi kısa bir açıklama yapan Darbe ve FETÖ Komisyon Başkanı Reşat
Petek, 15 Temmuz bu milletin tarihinde bir kırılma noktası ve çeşitli postlar
altında bu milletin başına musallat edilmiş bir terör örgütünün kanlı bir kalkışmasının
devlet ve milletin eleele verek durdurduğu tarihtir. 15 Temmuz sonrası devam
eden olaylar, terör saldırıları da hiçbir şekilde bağlantısız değildir.
Müzakere Toplantısının ilk turunda konuşan Prof Dr Ersin Çelik FETÖ'nün özellikle
dış başlantıları ve desteğine destek çekmek adına twiter, Facebook gibi sosyal
ağlarda ciddi şekilde bölücü, yıkıcı, bozucu faaliyet içinde ki grupların kayırılıp,
desteklendiğini ifade ederek sözlerine şöyle devam etti; "Terör ve Türkiye'nin
milli birliğini hedef alan her türlü açık veya kapalı düşünce, örgüt ve terör
faaliyetlerinin Türk Hukuk alanı dışından yönetilen sosyal mecralarda desteklenmiştir.
Örnek vermek gerekirse mesela 17-25 Aralık sonrası bu yapı ile açık ve etkili
bir mücadele yapan 'Esat Ç' diye bir hesabı kapattırdılar. Bu konuda yetkinliği
olanlar bilir ki twiter da bir hesabı kaldırttırmak neredeyse mümkün değildir.
Sadece bu örnek bile ne kadar derin bir ağ ve o ağı destekleyen bir dış güçle
karşı karşıya olduğumuzu gösterir.
Tarihçi Prof Dr Halil Berktay ise Demokrasi bilinçinin geliştirilmesinin önemine
vurgu yaparak, "Demokrasi öyle ilkelerinin ezberletilmesiyle bir toplumun
anlayışına yerleşmez. Test kağıtlarına yazılmış ilkelerle demokrasi anlayışımızı
gelecek nesillere aktaramayız! Bunun için her bir ilkeyi tartışarak, çocuklarınıza
iyi ve kötü tercihleri uygulamalı şekilde gelecek kuşaklarımıza aktarmamızda
fayda var"
Gazeteci Ayse Böhürler ise, Derin Devlet ve dini cemaatlerin siyasete doğrudan
müdahalesini dile getirerek, 15 Temmuz'da Bosna savaşında Boşnaklardan diblediği
bir olayı hatırlattığını, naif, mütevazi maskesiyle dolaşan bu yapının caniliğine
tüm ülkenin tanık olduğunu dile getirdi. Bu tip oluşumların Derin Devlet tarafından
kullanışlı bir erguman olarak yedeklendiğini dile getiren Böhürler, "1960,
1970, 1980, 28 Şubat gibi daha önceki darbeleri kim yapmışsa bu darbede kendinden
önceki bu askeri müdahalelerin devamıdır" dedi.
Gazeteci - Yazar ve özellikle Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümü üzerinde ciddi çalışmalar
yapan Köksal Akpınar ise, Rahmetli Muhsinyazıcıoğlu'nun helikopter kazası sonrası
arama çalışmaları devam ederken, Yazıcıoğlu'nun bulunup, yaralı olarak Malatya'ya
sevkediliyor bilgisinin Kahramanmaraş İstihbaratından çıktığını ve arama çalışmalarının
sekteye uğrattığını, daha sonra bu isimlerin epey süre içerde kaldığını söyledi.
Akpınar konuşmasında o sırada Cihan Haber Ajansında çalıştığını ve Hayrettin
Karaman'ın Muhsin Yazıcıoğlu'nun öldürüldüğü yönünde imalı köşe yazıları yazması
üzerine özellikle Abdulhamid Bilici tarafından kendisine farklı bir noktaya
çekilmesi yönünde baskı yapıldığını ve daha sonra bu yapıyla birlikte hareket
eden ajanstan ayrıldığını ifade etti.
15 Temmuz darbesindeki hava kuvvetleri ve pilot yoğunluğuna da dikkat çeken Akpınar, Yazıcıoğlu'nun helikopterinin yakınından geçen uçaklar konusunun tam araştırılmadığını dile getirdi.
Halen devam eden Müzakere Toplantısının ardından komisyon heyeti Ankara'ya dönüp, çalışmalarına TBMM'de devam edecek.