Advertisement

Engelini avantaja çevirdi, LGS'de derece yaptı

BURSA'nın Mudanya ilçesinde skolyoz hastası bedensel engelli Yücehan Kermen (14), Liselere Geçiş Sistemi (LGS) Sınavı'ndan 482 puan alarak, Türkiye genelinde 3 bin 700'üncü oldu.

Kaynak : DHA
Eklenme : 14 Ağustos 2022 14:14

BURSA'nın Mudanya ilçesinde skolyoz hastası bedensel engelli Yücehan Kermen (14), Liselere Geçiş Sistemi ( Lgs ) Sınavı'ndan 482 puan alarak, Türkiye genelinde 3 bin 700'üncü oldu. 30 ameliyat geçiren ancak her şeye rağmen engelini avantaj çevirerek, Nilüfer Borsa İstanbul Fen Lisesi'ni kazanan Kermen, "İlk önce günde ders başına 20 soru çözerek başladım. Daha sonra bunu gittikçe artırdım. O kadar fazla yüklendim ki; 600 soruya çıktım. Günlük 600 soruya çıktım. Ders başına 100 soru çözüyordum. Bu sınava çok büyük bir azimle çalıştım" dedi.

Mudanya ilçesine bağlı Güzelyalı Mahallesi'nde oturan Pembe-Osman Kermen çiftinin 4'üncü çocukları Yücehan, spina bifida ile skolyoz rahatsızlığı ile dünyaya geldi. Doğduğu günden bu yaşa kadar 30 ameliyat geçiren Yücehan Kermen, her şeye rağmen hayata tutundu. Bedensel engeli nedeniyle yaşıtları gibi özgürce hareket edemeyen Yücehan, bu durumu avantaja çevirdi ve sürekli ders çalışıp, test çözerek sınavlara hazırlandı. Ortaokulu, okul birinci olarak bitiren Yücehan, LGS'de de 482 puan alarak, Nilüfer Borsa İstanbul Fen Lisesi'ni kazandı.

'BİR SÜRÜ ENGEL VARDI ANCAK ÜSTESİNDEN GELDİM'

Sınavda 3 yanlışı olduğunu söyleyen Yücehan Kermen, "LGS'de kendime göre, yeterli bir başarı gösterdiğimi düşünüyorum. Bu dönemde, önümde bir sürü zorluk ve engel vardı. Fakat üstesinden geldim ve başardım, çok mutluyum. Şu an okuluma hazırlanıyorum. Yeni arkadaşlar, yeni bir ortam. Ne olacak, ne bitecek? Bilmiyorum, hepsi sürpriz olacak. LGS'den 482 puan aldım. Yüzde 0,36'lık dilime girdim. ve 3 bin 700'üncü sıralardayım. İl yüzdelik diliminde 0,33, ilde de yine ilk 100'e yakınım. İlk 120'nin içindeyim. Hedeflerim daha büyüktü. Hedeflediğim puan daha fazlaydı. Hiç beklemediğim yanlışlarım, hatalarım oldu. Fakat, 'Hayırlısı buymuş' diyelim. Yolumuza devam ediyoruz" dedi.

'ÜST SINIFLARDAN BASKI GÖRDÜM'

Tedavi sürecinin ve bedensel engelinin ilk öğrencilik yıllarında, kendisinin olumsuz etkilediğini ve zaman zaman akran zorbalığına maruz kaldığını söyleyen Yücehan, "Birinci ve ikinci sınıf, benim için biraz zor geçti. Okula pek devam edemedim. Sürekli ameliyat, sürekli operasyon. Üst sınıflardan baskı gördüm. Bazen de velilerden. Ama sınıf arkadaşlarım, öğretmenlerim bana her zaman iyi davrandı. Mutluydum, hep mutlu oldum. Arkadaşlarım beni korudu, kolladı. Hepsi benimle ilgilendiler. Bazen anne oldular, bazen baba oldular. Genellikle arkadaştılar. Öyleydi, çok güzeldi. Her zaman çok mutluydum" diye konuştu.

EN BÜYÜK HOBİSİ GİTAR ÇALIP, TEST ÇÖZMEK

Hastalığının kendisini hiçbir zaman olumsuz olarak etkilemediğini ve her zaman kendisiyle barışık olduğunu belirten Yücehan Kermen, yaşıtları koşup oynarken kendisinin bol bol kitap okuduğunu ve test çözdüğünü söyledi. Gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi de çok sevdiğini belirten Yücehan, şunları dedi: "Zamanımı kendim için daha değerli olan, önemli olan şeylere verdim. Gitar çalıyorum. Gitar çalmayı çok seviyorum. Bas gitarım, akustik gitarım, klasik gitarım var. Kitap okumak da yine hobilerim arasında. Onun dışında bu sene edindiğim bir hobi olarak da test çözmeyi söyleyebilirim belki. O kadar çok fazla yaptım ki artık bir alışkanlıktan çıktı, hobi olmaya başladı. LGS'den sonra eve geldiğimde, 'Şimdi ne yapacağım' diye düşündüm. Çünkü bir sene boyunca sadece test çözdüm, ders çalıştım. Başka hiçbir şey yapmadım."

'GÜNDE 600 SORU ÇÖZDÜM'

Yücehan, LGS'ye hazırlandığı süreçte geçirdiği bir günü de şu sözlerle anlattı: "Aynı zamanda fizik tedaviye de gidiyorum. Okul döneminde, bu durum haftada 2-3 saatimi alıyordu. Sabah saat 08.30'da okula gidiyordum, 5'te çıkıyordum. Çünkü okulda kurs da vardı. Daha sonra kurstan çıkınca fizik tedavi, fizik tedaviden çıkınca dershaneye derken; bazen akşam eve gelmem saat 9'u buluyordu. Sabah 9'da çıkıp, akşam 9'da eve geliyordum. Başım çok ağrıyordu, bazen hastalanıyordum. Bu yüzden kendime ayırabileceğim pek fazla vakit olmuyordu. Hafta sonları daha çok test çözerek geçiriyordum. İlk önce günde ders başına 20 soru çözerek başladım. Daha sonra bunu gittikçe artırdım. Tabii yeni nesil, eski nesil çok karışıktı. O kadar fazla yüklendim ki; 600 soruya çıktım. Günlük 600 soruya çıktım. Ders başına 100 soru çözüyordum. Bu sınava çok büyük bir azimle çalıştım. Sözel bölümü yarım saatte, sayısal bölümü de 40 dakikada bitirdim. Geri kalan süremde de kontrol ettim ama işte yine de beklemediğim 3 yanlışım çıktı."

Bilim insanı olmak istediğini söyleyen Yücehan, kendisine rol model olarak ise Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar'ı örnek aldığını belirterek, "Deney yapacağım, gözlem yapacağım, araştıracağım. Belki yeni bir şeyler bulurum. Hiç kimsenin daha önce bulmadığı. O yüzden merakımı genetiğe, kimyaya, fiziğe kaydırdım. Kendimde o potansiyeli, şu an için görüyorum. Umarım bu potansiyeli kaybetmem" dedi.

HAYATINI OĞLUNA ADADI

43 yaşında 4'üncü çocuğu Yücehan'ı dünyaya getirdiğini belirten anne Pembe Kermen (57), hayatını evladına adadığını söyledi. Eşinin evi terk ettiğini belirten anne Kermen, "Son 5,5 yıldır ikimiz birlikte yaşıyoruz. Okula gidiyoruz, eve geliyoruz. Hastaneye gidiyoruz, eve geliyoruz. Hayatımız bu kadar. Sosyal hayatımız yok. Çünkü ne böyle bir fırsatımız ne de böyle bir imkanımız var. Sosyal hayat, maddi imkan da gerektiriyor. Zorlu bir hayatım var, taabii ki süreç sıkıntılı. Sabah Yücehan'la birlikte sırtıma iki sırt çantası alıyorum. Okula gidiyoruz, akşama kadar onu bekliyorum. Özel gereksinimleri var, karşılıyorum. Akşam da tekrar alıyorum, geliyorum. Kendisi yürüyebiliyor çok şükür ama sırt çantasını taşıyamaz. Yokuşlarda elinden tutmadan, o kadar yolu bir başına yürüyemez. Hep yanında olmam gerekiyor" diye konuştu.

'SOL TARAFINDAKİ OMURGALARININ YÜZDE 70'İ YOK'

KAPAT [X]

Diğer 3 çocuğunun sağlıklı olduğunu, Yücehan'ın hastalığının ise doğuştan kaynaklandığını belirten Kermen, "Yücehan spina bifidalı. Omurilik ve omurga hastalığı. Spina bifida artı skolyoz. Bunlar ikisi de doğumsal anamoli. Sonradan olma skolyozlar var; onlardan değil. Sol tarafındaki omurgalarının yüzde 70'i yok. Spina bifida rahatsızlığından dolayı da rektum ve mesane kontrolü yok. Sol tarafında, sol bacağında kas ve sinir zafiyeti var. Bunlar spina bifida rahatsızlığına bağlı hastalıklar. Skolyoz hastalığına bağlı rahatsızlıkları da yürüme zorluğu ve vücudunun istediği kadar gelişememesi, yaşıtları kadar olamaması" dedi.

'SON AMELİYATINI LİSE İÇİN ERTELEDİ'

Yücehan'ın bugüne kadar 30 ameliyat olduğunu söyleyen Kermen, "İlk omurilik ameliyatını, İstanbul'daki özel hastanede ünlü bir doktor yaptı. Tekrar skolyoz ameliyatları olması gerekiyor. Çünkü Yücehan'ın skolyozu doğduğunda zaten çok ileri dereceydi. C harfi gibiydi vücudu. Yücehan, küçüklü büyüklü 30 ameliyat oldu. İlk ameliyatı 24 saat sürdü. Sonraki süreçlerde artık saymayı bıraktım" ifadelerini kullandı. Pembe Kermen, olması gerekten son ameliyatı ertelendiklerini belirterek, şöyle dedi: "Son bir ameliyat daha olması gerekiyor. Buna, vizyon ameliyatı deniyor. En son gittiğimizde doktorumuza, okulların kapanmasına, sınava 2 ay vardı. Dedi ki; Hocam, ameliyat olursam ne kadar sürede iyileşirim? Hoca da 'En iyi ihtimalle 3 ay' dedi. 'O zaman olmuyorum. Çünkü bu sene liseye başlayacağım. ve lisenin ilk gününde okula gitmek isterim' dedi. Yücehan, şu anda kendi isteğiyle ameliyatını erteledi."

'3 YANLIŞI ÇIKTIĞI İÇİN HASTA OLDU'

Oğlunun çok başarılı ve azimli olduğunu söyleyen Kermen, LGS'ye hazırlık sürecinde yaşadıklarını ise şu sözlerle anlattı: "İstanbul'da bir fen lisesinde okumayı çok istiyordu. 'Sen nerede istiyorsan, Türkiye'nin neresinde istiyorsan, bir göz oda tutup, senin yakınında olacağım? dedim. İyi bir okul kazandı. Başarılı olacağından eminim. Kendi çizgisini bozmayacağından eminim. Sosyal medya düşkünü değildir. Şurada bir televizyonumuz var. Sadece haftada 1-2 kere film izliyoruz. Televizyon açmayız. Yücehan, çok kitap okur. Ben de onunla beraber kitap okumayı öğrendim. Yücehan bir hafta hasta oldu. Üzüntüden ateşi 40 dereceye çıktı. Çünkü hiç beklemiyordu. Yücehan'ın hiç fenden, matematikten yanlışı çıkmıyordu hiç. 10 ay nasıl çabaladığını gördüm. Şu koltuğun üstü, masanın üstü kitap doluydu. 10 ay misafirliğe gitmedik, misafir kabul etmedik."

Memurlar.Net'i Twitter'dan takip etmek için tıklayınız

Bu Habere Tepkiniz