AMOC, tropikal bölgelerdeki güneşle ısınmış suları Avrupa ve Kuzey Kutbu'na taşıyan devasa bir taşıma bandı görevi görüyor.
Bu sistemin çökmesi durumunda dünya genelinde şu felaketlerin yaşanması bekleniyor:
Avrupa'da dondurucu soğuklar: Batı Avrupa ekstrem kış şartlarına ve yaz kuraklıklarına teslim olacak.
Tarım alanlarının kayması: Milyonlarca insanın gıda kaynağı olan tropikal yağış kuşakları yer değiştirecek, bu da Afrika ve Amerika kıtalarında büyük açlık risklerine yol açacak.
Deniz seviyesinde ani yükseliş: Atlantik çevresindeki deniz seviyeleri, halihazırdaki yükselişe ek olarak 50 ila 100 santimetre daha artacak.
Gerçekçi modeller en kötü senaryoyu işaret ediyor
Şimdiye kadar kullanılan onlarca farklı bilgisayar modeli, 2100 yılına kadar sistemde ya hiç yavaşlama olmayacağını ya da yüzde 65'e varan bir yavaşlama yaşanacağını öngörüyordu.
Ancak gerçek dünya verileriyle harmanlanan yeni analiz, belirsizliği ortadan kaldırdı.
Araştırma, 2100 yılına kadar yüzde 42 ile yüzde 58 arasında bir yavaşlama yaşanacağını ve bu seviyenin kaçınılmaz bir çöküşle sonuçlanacağını gösteriyor.
Çöküş bu yüzyılın ortasında gerçekleşebilir
Uzmanlar, sistemin geri dönülemez noktayı yani eşik değerini bu yüzyılın ortasında geçebileceğinden endişe ediyor.
Daha önce yüzde 5 olarak görülen çöküş ihtimalinin artık yüzde 50'nin üzerine çıktığı belirtiliyor.
Kuzey Kutbu'ndaki hava sıcaklıklarının hızla artması, suların soğumasını ve yoğunlaşarak dibe çökmesini engelliyor.
Bu durum, tuzluluk oranının azalmasıyla birleşerek sistemi durma noktasına getiren bir döngü oluşturuyor.
Grönland'daki buz tabakasının erimesinden kaynaklanan tatlı suyun da sisteme dahil olmasıyla, gerçek durumun mevcut modellerden bile daha kötü olabileceği vurgulanıyor.
Bilim insanları, dünya tarihinde son 100 bin yılda görülen en dramatik iklim değişikliklerinin her zaman AMOC'un durum değiştirmesiyle yaşandığına dikkat çekerek, bu çöküşün ne pahasına olursa olsun engellenmesi gerektiğini ifade ediyor.