Bakan Memişoğlu: Tütün ürünlerinin görünürlüğü tamamen engellenecek
TÜİK ölüm istatistiklerinde kronik rahatsızlıklar ve kanser risklerinin tütün kullanımıyla doğrudan ilişkili çıktığına dikkat çeken Memişoğlu, tütün ürünlerinin çocuklar için görünürlüğünü tamamen engelleyecek yeni bir kanun taslağı hazırladıklarını belirtti.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 28 Haziran 2026 Pazar günü, "Başkent Kulisi" programında Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Acet'in sorularını yanıtladı.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar:
" "Son 24 senede Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğiyle
sağlıkta çok büyük bir gelişim oldu. Gelişimle beraber de özellikle deprem ve
COVID-19 bu gelişimin testi oldu. Türkiye sağlık hizmetlerinde dünya markası
olduğunu gördü. Sadece biz görmedik esasında dünya gördü bunu. Türkiye sağlıkta
herkesin dilinde olan, bütün ülkelerin sağlık sistemini örnek almaya çalıştığı
bir sistem kurdu. Eskiden insanlar Türkiye'den başka yere sağlık hizmeti almaya
giderken bugün 3 milyon insan -ki dünyanın en gelişmiş ülkeleri dediğimiz ülkelerden
dahi- Türkiye'ye sağlık hizmeti almaya geldi. Her gün günlük 3 milyon kişi Türkiye'de
sağlık hizmeti alıyor. Yılda 3 milyona yakın insan da yurt dışından gelip Türkiye'de
sağlık hizmeti alıyor."
" "Biz, son iki senedir 'Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık' modeliyle
Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonunda; sağlık hizmeti sunumunun yanında sağlık
teknolojisini üretmeyi ve sağlıklı kalmayı teşvik eden bir politika benimsedik."
" "Türk toplumunun en önemli üç tane riski var: Bunlardan birincisi
kilo. İkincisi sigara, tütün ve tütün mamulleri, internet bağımlılığı gibi teknolojik
bağımlılıklar. Üçüncüsü -en önemlilerinden biri- hareketsizlik. O nedenle riskleri
yönetmek ve sağlıklı bir toplum oluşturmak için bizim ana politikamız 'Koruyan
Sağlık'tır."
" "Türkiye tedavi bazlı olarak da 271 bin hasta yatağı ve 27 şehir
hastanesi ile dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunan ülkelerinden biridir. Sağlık
altyapısı, sağlık insan gücü ve sağlık sistemi anlamında dünyanın en kapsamlı,
en güvenilir sağlık hizmetini sunuyoruz."
" "Bilim insanının fikrini ve bilgisini alıp bunu finansla, teknolojiyle
ve sanayiciyle buluşturursanız o fikir ürün haline geliyor. 'Üreten Sağlık'
modelini Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) üzerinden koordine ediyoruz,
destekliyoruz. Birkaç tane kanun da çıkardık bununla ilgili. Böylece ülkemizin
kendi sağlık teknolojisini, kendi cihazını, kendi buluşlarını yapan bir ekosistem
oluşturuyoruz. Bu kapsamda Üreten Sağlık Portalı adlı uretensaglik.gov.tr web
sitesini oluşturduk."
" "COVID-19 pandemisinde biz Türkiye olarak 72 ülkeye yardım ettik."
" "Türkiye'de cihazından ilacına kadar kendi kendine yetebilecek
tam bağımsız bir sağlık sistemi olması için stratejik ürünlerimizi belirledik.
Bunları TÜSEB ve bilim insanlarımızla beraber üreteceğiz. Bu ülkenin insan gücü
de kabiliyeti de bilgisi de altyapısı da sağlıkla ilgili üretmeye ve sağlığın
teknolojisini dünyaya ulaştırmaya yeterlidir. Yeter ki bunun reorganizasyonunu
yapalım. Cumhurbaşkanımız bu konuda bizi talimatlandırdı. Bu konuda çok büyük
bir çalışma içindeyiz. Türkiye'nin savunma sanayisi gibi sağlık sanayisinde
de dünyanın lider ülkelerinden biri olmasını sağlayacağız. Bütün altyapıyı hazırlıyoruz.
İnşallah bunları başaracağız. İyilik medeniyetinin temsilcileri olarak biz sadece
kendi insanımıza değil, çevremizdeki veya ihtiyacı olan bütün insanlara bu sağlık
hizmetini gönderecek şekilde planlıyoruz. Bizim hedefimiz 5 yılda 10 milyar
dolar, 10 yılda 50 milyar dolarlık ihracat yapmak ve insanımızla beraber bütün
insanlığa sağlıkla ilgili yeni şeyler söylemektir."
" "Kalp akciğer makinesi olmadan kalp ameliyatı yapamazsınız. Yani
çok stratejik bir üründür. ASELSAN ve TÜSEB iş birliğinde tamamen yerli imkanlarımızla,
yerli mühendislerimizin yazılımıyla, yüzde 90'ın üzerinde yerli malzeme kullanarak
Türkiye'nin ilk yerli kalp akciğer makinesini ürettik. Geçen hafta ilk defa
bir hastamızda bu makineyi kullandık. Sene sonu itibarıyla da seri üretimine
başlayacağız."
" "Kamu hastanelerinde şu anda yerli mobil röntgen cihazları kullanılıyor.
OED dediğimiz şok cihazları da yerli, ASELSAN tarafından ürettirdik. 13 tane
aşı için çağrı yaptık. Ultrason cihazıyla ilgili; iki sene içinde yüzde 70'in
üzerinde yerlilik oranıyla Türkiye kendi ultrasonografi cihazını üretecek. Bunların
hepsini çalışıyoruz. İlaçta çok inanılmaz bir gücümüz var. CAR-T cell dediğimiz
kanser tedavisini -ki bu çok zor bir tedavidir, dünyada birkaç ülke yapabiliyor-
bugün ülkemizde yapılabilir hale getirdik. Türkiye'nin sağlıkta önü çok açık
ve bu koordinasyonla çok kısa zamanda bunları başarabilecek bir ülkedir. Sayın
Cumhurbaşkanımız bunu net söylüyor: Türkiye tam bağımsız bir sağlık sistemine
kavuşacak."
" "Şu anda bizim randevu bekleyen hasta sayımız 200-250 bin bandında.
Bazıları sadece belli bir doktoru beklediği için bekliyor. Randevu sorunu şöyle
yok: Aile hekimine giderseniz aile hekimi sizin muayenenizi yaptıktan sonra
gerek duyduğu takdirde direkt hastaneden randevunuzu alıyor. Sadece randevu
almıyor. Öyle bir sistem kurduk ki randevu aldığı doktora da sistemden 'Şöyle
bir düşüncem var, şöyle bir şey var.' diye yazı da yazabiliyor. Eğer hastanedeki
doktor da hastanın aile hekimi tarafından takip edilmesini öngörmüşse o da aynı
şekilde sistemden aile hekimine yazabiliyor.
" "Aile hekimliği sayımız 31 bin. Bu sayıyı artırmak için de bir
çalışma yaptık. 1.000 tane aile hekimliği yapacağız dedik. 439 aile hekimliğinin
inşaatını bitirdik. Onları teslim ettik. Aile Sağlığı Merkezlerine kurumsal
kimlik çalışması da yaptık."
" "Başka bir şey yapmaya başladık ve bu Türkiye'nin sağlık sistemindeki
en önemli paradigma değişikliklerinden biridir: Maalesef bizim toplumumuz hastalandığı
zaman genelde sağlığı düşünür. Ama bizim isteğimiz sağlıklı kalmak için Sağlık
Bakanlığını düşünsünler. Sağlığını korumak için de Sağlık Bakanlığı tesislerinden
yararlanması gerekir. Biz dedik ki bunu birinci basamak ve proaktif temel sağlık
hizmetleriyle oluşturalım. Onun için geçen sene 'İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı
Yaşa' kampanyası yaptık, bu sene de 'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa' kampanyası
yapıyoruz. Sahaya, meydanlara çıkıyoruz veya belli yaş grubundaki insanlarımızı
aile hekimlerimiz arıyor diyor ki 'Gel tansiyon kontrolünü yapalım. Gel kanser
taramalarınızı yapalım.' 35 milyona yakın insanı aile hekimlerimiz aradı. Biz
toplumda farkındalık oluşturuyoruz. Çünkü toplumun sağlık kültürünü, sağlıkla
ilgili talebini artırmamız gerekir. Toplumun sağlıklı kalmasını sağlamamız lazım.
Yani biz öncelikli olarak koruyucu sağlık konusunda politika oluşturuyoruz."
" "KETEM'lerde (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi), 438
tane olan Sağlıklı Hayat Merkezlerinde belli yaş gruplarında tamamen ücretsiz
meme kanseri, bağırsak kanseri ve rahim ağzı kanseri taramalarını yapıyoruz.
Geçen sene 28 bin kanser hastasını erken safhada yakaladık."
" "Sağlıklı Hayat Merkezlerinde ücretsiz 17 ayrı sağlık hizmeti veriyoruz.
Fizyoterapistimiz var, psikoloğumuz var, diyetisyenimiz var, çocuk gelişimcimiz
var, gebe okullarımız var, pilates salonlarımız var. Lütfen, en yakın Sağlıklı
Hayat Merkezini bir ziyaret etsinler. Baksınlar ki neler var, ne hizmetler veriliyor.
Onları bekliyoruz. Toplum bizden sağlık talep etsin. Sağlık talep edeceklerse
bizim tesislerimize gitsinler; özellikle Sağlıklı Hayat Merkezlerimize ve aile
hekimliklerimize."
" "Bizim sağlıklı yaşamı teşvik etmemiz lazım. Şimdi mevzuatlarını
çıkarıyoruz. 'Esenlik mevzuatı' hazırladık. Yani insanların önce sağlıklı kalmak
konusunda sağlık hizmeti almasını istiyoruz. Sadece bu ülkede değil, yurt dışından
gelen insanlara da sağlıklı yaşam tarzlarını destekleyecek sağlık hizmeti vermek
istiyoruz. Böylece Türkiye sadece hastalık ve tedavi hizmeti değil, sağlıklı
yaşam hizmeti de verebilir. Bizim bunların hepsini hem özel sektörümüzde hem
kamu sektörümüzde hem üniversitelerimizde yapabilecek altyapımız, insan gücümüz
var. Bunun mevzuat altyapılarını da oluşturuyoruz. Böylece Türkiye sadece hastalığı
tedavi eden bir ülke değil, sağlıklı yaşamı teşvik eden bir ülke haline de gelecek."
" "Bugün Türkiye'de -kamu hastaneleri için söylüyorum- eğer acil
değilse MR'da yedi gün ortalama ile randevu veriyoruz, tomografide ise dört
günde veriyoruz. Acilse 24 saat içinde hemen çekilir."
" "Türkiye 2014 yılından beri kullandığı sağlık alanındaki elektronik
altyapısıyla sağlık sistemini veriye dayalı olarak yönetiyor. Her şeyi görüyoruz,
ölçüyoruz, ölçtüğümüz için yönetebiliyoruz. Türkiye artık bu konuda Cumhurbaşkanımızın
dediği gibi en üst ligdeyiz biz."
" "Toplumumuzdan hekimine güvenmesini istiyoruz. Bu ülkenin hekimleri
dünyanın en iyi hekimleri."
" "Geçen hafta TÜİK ölüm istatistiklerini yayımladı. Özellikle yenidoğan
ve bebek ölümlerinde Türkiye inanılmaz bir yol katetti. Bebek ölüm hızı 2024
yılında binde 9 iken bu oran 2025 yılında binde 7,8'e düştü. 5 yaş altı ölüm
hızına baktığınız zaman binde 11,1'den 9,5'e düştü. Yenidoğan ölüm hızı ise
binde 5,6'dan 5'e kadar düştü."
" "TÜİK verilerine göre en çok ölüm sebebi dolaşım hastalıkları ve
dolaşım hastalıklarıyla beraber malign dediğimiz kanser hastaları. Dolaşım hastalıkları
ile kanser hastalıklarının en büyük sebeplerinden biri tütün, sigara kullanımıdır.
İnsanlarımızın yaklaşık yüzde 60'ının dolaşım hastalıkları var. Kilonuz varsa
inme riskiniz artıyordur, kalp yetmezliğiniz artıyordur, pıhtı atma riski artıyordur,
kalp krizi geçirme riskiniz artıyordur. Hareketsiz olduğunuzda, kilolu olduğunuzda,
sigara içtiğinizde bu riskler artıyor. Kanserlerde de keza öyle. Türkiye'de
akciğer kanseri, gırtlak kanseri sebebiyle ölüm maalesef ölümlerin 3'te 1'inden
fazlasını oluşturuyor. Solunum hastalıkları, dolaşım hastalıkları, kanser hepsi
tütün, sigara kullanımıyla ve kiloyla ilişkili. Ben toplumun bu konuda bizimle
beraber çalışmasını ve sigarayı bırakmasını istiyorum."
" "Şeker konusunda çalışıyoruz. Belli şeker oranının üzerindeki yiyeceklere
toplumumuzun dikkat etmesi lazım, onlarla beslenmemesi lazım. Paketlenmiş her
türlü gıdayla ilgili Tarım ve Orman Bakanlığımızla beraber biz Sağlık Bakanlığı
olarak çalışıyoruz. Yakında bunlarla ilgili çalışmanın neticesini sunacağız."
" "Sigara konusunda bir kanun taslağı hazırladık. Şu anda tartışılıyor,
bazı değişiklikler olabilir. Bizim bir taslak metnimiz var. Hem Cumhurbaşkanımızla
hem Milletvekillerimizle ve ilgili kuruluşlarla konuşuyoruz. İnşallah birkaç
ay içinde tekamül hale gelmiş olacak. Bizim amacımız şu: Sigara ve tütünün görünür
olmasını istemiyoruz özellikle çocuklarımız için. Sigaranın mümkün olduğu kadar
görünür olmamasını sağlayacağız. Biz esasında talebi, toplumun bunu kullanma
isteğini azaltacağız."
" "Biz hükümet olarak da devlet olarak da insanlarımız için burada
hizmet ediyoruz. Onun için insanlarımızın ihtiyacı varsa biz uçakla hastamızı
dünyanın öteki tarafından da alırız. İnsanlarımızın ihtiyacı varsa şehir hastanesi
de yaparız. İnsanlarımızın ihtiyacı varsa dünyanın en gelişmiş teknolojisini
de bu ülkeye getiririz. Bizim bakış açımız bu."
" "Şehir hastanelerimiz Sağlık Bakanlığının yönettiği, sağlık hizmetini
tamamen Sağlık Bakanlığımızın verdiği; sadece destek, temizlik, güvenlik gibi,
teknik bakım gibi hizmetlerini özel sektör tarafından sözleşmeye bağlı aldığı;
binalarını da özel sektörün yapıp 25 yıl boyunca -20 yıl, bazılarını düşürdük
bazılarını değiştirdik- bakımını, tamiratını yaptığı bir sistemdir. Ve baktığınızda
bütçesi Sağlık Bakanlığı bütçesinin bundan 3-4 sene evvel yüzde 14'ü iken bugün
sadece yüzde 8-9'u bandındadır. Hatta bunu ikiye bölmek lazım; hizmet tarafı,
bir de binası için verdiğimiz ücreti düşündüğünüz zaman biz yüzde 4,5-5 bandında
firmalara binayı yaptığı için ücret veriyoruz, yaklaşık yüzde 4,5-5 de hizmet
için yani yüzde 8-9. Peki yüzde 8 bütçesini verdiğimiz bu hastanelerin bizim
sağlık hizmetindeki payı ne kadar olmuş biliyor musunuz? Yüzde 20'nin üzerine
çıktı. Şu anda 39 bin 450 yataklı 27 şehir hastanesinin sağlık hizmetindeki
kapasitesi bugün yüzde 20'nin üzerine çıktı bu ülkede. Sadece hizmet diye bakmayın,
bilim de üretir hale geldiler."
" "Biz şehir hastanelerinin kamu-özel ortaklığı ile devam etmesi
için de bir çalışma içindeyiz. Çünkü 20-25 sene işletme maliyeti de ona ait
olduğu için inşaatı da en kaliteli şekilde yapıyor. Bu esasında maliyet olarak
diğerinden daha az maliyetli, aynı zamanda fiziki altyapısının daha bakımlı
ve çok daha uzun süre temiz kalmasını sağlıyor. Bugün şehir hastanesi modelini
de iyi yapıyoruz, devlet hastanesi modellerini de iyi yapıyoruz. Çevremizdeki
hatta çok uzaktaki gelişmiş ülkeler dahi bunların hepsini gelin bize de yapın
diyorlar. Yani bugün birçok ülke şehir hastanesi modelini gelin bizde de uygulayın
diyor. Biz belki de bu uygulamalarımızı USHAŞ üzerinden yurt dışına da ihraç
edeceğiz. Türkiye hem sağlık hizmeti konusunda hem de sağlık teknolojisi konusunda
kendi markalarını dünyaya ihraç edebilir."
" "Şu anda 12 tane şehir hastanesini biz kendimiz yapıyoruz. 9 hastane
de planlama aşamasında. Bunların bir kısmını kamu-özel ortaklığıyla da yapabiliriz.
Onun finansman modellerine ve fizibilitesine Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe
Başkanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı ile beraber çalışıyoruz. Biz ülkemizde
milletimize yararı olacak, aynı zamanda en ekonomik olan hangi modelse onu yapacağız."
" "Türkiye'de 126 tane tıp fakültesi var ve bu tıp fakültelerine
baktığımız zaman bizim öngörümüzde ne kadar doktor ihtiyacımız var, hangi branşta
var bunları veriye göre çalışıyoruz. Türkiye halen doktor sayısı anlamında Avrupa'nın
ve OECD'nin altında. Bizim doktorlarımızın iş yükü Avrupa'dan veya OECD'den
maalesef fazla. Onun için biz bunu planladık ve hem uzman sayıları hem de hekim
sayıları 2036'ya kadar nereye gelecek, nasıl gelecek, ne kadar ihtiyacımız var
buna göre YÖK'le beraber çalışıyoruz. Diğer meslek grupları da aynı şekilde."
" "Beşeri sermaye çok önemlidir. Sağlık meslek mensuplarının iş yapabildiği
alanları genişletmek için mevzuatlarımızı revize ediyoruz. Mesela sağlık meslek
mensupları ile ilgili bir mevzuat çıkardık; artık fizyoterapistinden diyetisyenine
kadar, hemşiresinden ebesine kadar hepsi kendi özel birimini oluşturabilecek.
Esenlik mevzuatıyla turistik alanlarda, spor alanlarında, bakım merkezlerinde
sağlık hizmeti verilebilir hale getiriyoruz. Bunun yanında özellikle uzaktan
sağlık, palyatif bakım ve evde sağlığı mevzuat anlamında birleştirdik."