Çiftçioğlu: Orta direk çökerse ekonomi çöker

Genç Sağlık Sendikası Genel Sekreteri Furkan Ali Çiftçioğlu, memurların alım gücündeki düşüşe dikkat çekerek Türkiye'de orta sınıfın giderek zayıfladığını savundu. Çiftçioğlu, "Orta direk bir istatistik değil, ekonominin omurgasıdır" ifadelerini kullanarak memurların ekonomik durumuna ve toplu sözleşme süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 21 Temmuz 2026 11:06, Son Güncelleme : 21 Temmuz 2026 11:08
Çiftçioğlu: Orta direk çökerse ekonomi çöker

Genç Sağlık Sendikası Genel Sekreteri Furkan Ali Çiftçioğlu, Türkiye'de orta sınıfın ekonomik ve toplumsal konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Amerikalı sosyolog Wright Mills'in "White Collar" adlı eserine atıfta bulunan Çiftçioğlu, endüstriyel kapitalizmden bürokratik kapitalizme geçişle ortaya çıkan orta sınıfın modern toplumların en önemli kesimlerinden biri olduğunu belirtti.

Türkiye'de orta direğin Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren modernleşmenin öncülerinden biri olduğunu ifade eden Çiftçioğlu, 1960 sonrasında ise bu kesimin toplumsal denge unsuru haline geldiğini söyledi.

Memurların, maaşıyla evini geçindirebilen, çocuklarını okutabilen ve düzenli bir yaşam sürdürebilen istikrarlı orta sınıfın en belirgin temsilcilerinden olduğunu kaydeden Çiftçioğlu, ekonomik liberalleşme döneminde kredi imkanlarının genişlemesiyle memurların bir dönem refah tüketimi gerçekleştirebilen bir kesim olarak görüldüğünü ifade etti.

Çiftçioğlu, 2010'lu yıllardan itibaren ise ekonomik açıdan giderek zayıflayan ve kaybolma riskiyle karşı karşıya kalan bir orta direk tablosunun ortaya çıktığını savundu.

Lipset ve Özal vurgusu: "Bu direk çökerse ev de çöker"

Siyaset bilimci Seymour Martin Lipset'in demokrasinin sosyal temelinin güçlü bir orta sınıfa dayandığı yönündeki görüşlerini değerlendirmesine taşıyan Çiftçioğlu, güçlü bir orta sınıfın aşırı akımlara karşı tampon görevi gördüğünü belirtti.

Orta sınıfın hukuka, eğitime ve liyakate önem verdiğini, sandığa ve kurumsal sisteme güven duyduğunu ifade eden Çiftçioğlu, toplumsal istikrar ile orta sınıfın ekonomik gücü arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu söyledi.

Çiftçioğlu, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın 1980'li yıllarda Türkiye'nin orta direğini memur, öğretmen ve küçük esnaf olarak tanımladığını hatırlatarak, bu kesimin ekonomik olarak zayıflamasının toplumun geneline de zarar vereceğini dile getirdi.

"Nöbetten çıkan hemşire pazar tezgahından fiyat sorup geçiyor"

Orta sınıfın günümüzdeki ekonomik durumunu çeşitli örneklerle anlatan Çiftçioğlu, üniversite mezunu bir memurun ay ortasında kredi kartı ekstresine bakmaktan çekindiğini, nöbetten çıkan hemşirenin pazarda fiyatlara bakarak alışveriş yapmadan geçtiğini savundu.

Çiftçioğlu, 20 yıllık bir öğretmenin çocuğunun eğitim masraflarını karşılayabilmek için mesai sonrası ek iş aramak zorunda kaldığını, adliye çalışanlarının ise günlük ulaşım giderlerini hesaplamak durumunda kaldığını ifade etti.

Yaşanan ekonomik kaybın yalnızca enflasyon ve hayat pahalılığıyla açıklanamayacağını savunan Çiftçioğlu, memurların alım gücündeki gerilemede toplu sözleşme masasında görev yapan temsilcilerin de sorumluluğu bulunduğunu ileri sürdü.

Temmuz 2026 maaş zammına eleştiri

Çiftçioğlu, memurların ekonomik durumundaki gerilemenin tesadüfi olmadığını savunarak Temmuz 2026 maaş artışlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Memurlara yansıyan toplam yüzde 13,52'lik artışın yalnızca yüzde 7'lik bölümünün gerçek toplu sözleşme zammı olduğunu belirten Çiftçioğlu, kalan yüzde 6,52'lik kısmın ise altı aylık enflasyon farkından kaynaklandığını söyledi.

Çiftçioğlu, enflasyon farkının memurların geçmiş dönemde yaşadığı kaybın telafisi niteliğinde olduğunu savunarak, "Masada kazanılan tek şey, memurun cebinden alınan paranın gecikmeli iadesidir" değerlendirmesinde bulundu.

Kağıt üzerindeki maaş artışları ile memurların kira, market, ulaşım ve eğitim gibi temel harcamalarda karşılaştığı gerçek hayat pahalılığı arasında ciddi bir fark olduğunu belirten Çiftçioğlu, maaş artışlarının kısa sürede enflasyon karşısında eridiğini ileri sürdü.

"Temsilciler memurun derdini anlamıyor"

Çiftçioğlu, her iki yılda bir gerçekleştirilen toplu sözleşme süreçlerinde benzer bir tablonun ortaya çıktığını savundu. Düşük tekliflere başlangıçta tepki gösterildiğini ancak süreç sonunda ilk teklifin sınırlı ölçüde üzerinde anlaşmaya varıldığını veya konunun Hakem Kurulu'na taşındığını belirten Çiftçioğlu, sendikal temsil sistemini eleştirdi.

"El elin eşeğini türkü çağırarak arar" atasözünü hatırlatan Çiftçioğlu, memur temsilcilerinin yaşanan ekonomik kayıpları doğrudan hissetmediğini öne sürdü.

Çiftçioğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Memur maaşını son kez çeyrek asır önce görmüş bir sendika başkanının, bugün memurun kira dekontunu, market fişini, okul servis ücretini, daha açıkçası memurun derdini anlaması mümkün mü? Ateş düştüğü yeri yakar. Temsil ettiğin memurların yükü senin omzunda değilse, bu bir temsiliyet değil yalnızca temsil illüzyonudur. Memurlar sizleri daha ne kadar sırtında taşımak zorunda kalacaklar?"

Çözüm önerilerini sıraladı

Orta sınıfın yeniden güçlendirilmesi için öncelikle sendikal temsiliyetin yeniden yapılandırılması gerektiğini belirten Çiftçioğlu, toplu sözleşme masasının yalnızca tutanak imzalanan bir süreç olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi.

Çiftçioğlu; refah payı, kök maaş düzenlemesi ve seyyanen artışların emeklilere de yansıtılması gibi başlıkların toplu sözleşme süreçlerinde temel unsurlar haline getirilmesi gerektiğini savundu.

Sendikal örgütlenme özgürlüğüne de dikkat çeken Çiftçioğlu, memurların sendika tercihlerini amir baskısından uzak şekilde yapabilmesi gerektiğini belirtti. E-Devlet üzerinden sendika üyeliği ve istifa işlemlerinin engelsiz şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Çiftçioğlu, kamu çalışanlarının sorunlarını sahada bilen genç ve dinamik kadroların sendikal yapılarda daha fazla yer alması gerektiğini kaydetti.

Türkiye'nin yeni yüzyılında memurların geçmiş dönemden kalan yöntemlerle temsil edilemeyeceğini belirten Çiftçioğlu, orta sınıfın yeniden güçlendirilmesinin ekonomik refahın yanı sıra toplumsal istikrar açısından da önemli olduğunu söyledi.

Çiftçioğlu, açıklamasının sonunda orta direğin zayıflamasına rağmen gençlerin ve kamu çalışanlarının güçlü olduğunu belirterek, memurların sorunlarının daha yüksek sesle gündeme getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber