Sıfır Gecikmeli Yargı: Hem hak ihlalleri hem de tazminat ödemeleri azalacak
Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından hayata geçirilen Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları, "Sıfır Gecikmeli Yargı" vizyonuyla bilirkişilik, tebligat ve keşif gibi süreçlerdeki idari aksamaları ortadan kaldırmayı hedefliyor. HSK koordinasyonunda yürütülecek yeni modelle, uzayan davaların takibi sağlanarak hem AYM ve AİHM nezdindeki hak ihlallerinin önüne geçilecek hem de kamu bütçesinden ödenen tazminatlar azaltılacak.
Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından hayata geçirilen Yargı Hizmetlerinin Etkinliği
Büroları, "Sıfır Gecikmeli Yargı" vizyonu doğrultusunda yargı süreçlerinde
gecikmeye neden olan idari ve organizasyona ilişkin sorunları sistematik olarak
ortadan kaldırmayı hedefliyor.
HSK'nın koordinasyonunda yürütülecek çalışmalarla; bilirkişilik, tebligat,
keşif, talimat ve kurumlar arası koordinasyon gibi yargılama sürelerini uzatan
süreçler yakından takip edilerek çözüm odaklı bir yönetim anlayışı hayata geçirilecek.
Böylece makul sürede yargılanma hakkının daha etkin korunması, yargı hizmetlerinin
öngörülebilirliğinin artırılması ve vatandaşların adalete olan güveninin daha
da güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Uygulamanın kamu maliyesine sağlayacağı katkı da dikkat çekiyor. Sadece 2025
yılı içerisinde, makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle Bakanlık
Tazminat Komisyonuna 44 bin 664 başvuru yapıldı. Bu başvurular sonucunda Bakanlık
Tazminat Komisyonu tarafından 402 milyon liradan fazla (402.907.603 TL) tazminata
hükmedildi.
Yeni uygulamayla, gecikmeye neden olan idari süreçlerin etkin koordinasyonla
yönetilmesi sayesinde hem vatandaşların makul sürede yargılanma hakkı daha güçlü
şekilde korunacak hem de gecikmeler nedeniyle kamu bütçesinden ödenen yüz milyonlarca
liralık tazminatın önemli ölçüde azaltılması hedeflenecek.
HSK tarafından yürütülecek koordinasyon çalışmalarıyla, gecikmeye konu olan
soruşturma ve davalar yakından izlenecek; ortaya çıkan idari engeller ilgili
kurumlarla iş birliği içinde hızla giderilecek. Böylece Anayasa Mahkemesi ve
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde makul sürede yargılanma hakkına ilişkin
ihlallerin azaltılması, yargısal süreçlerin etkinliğinin artırılması ve özveriyle
görev yapan hakim ile Cumhuriyet savcılarının emeklerinin gecikmeler nedeniyle
gölgelenmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
"Sıfır Gecikmeli Yargı" anlayışıyla yürütülecek bu yeni süreç; vatandaş memnuniyetini artıran, yargıya güveni güçlendiren, kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasını sağlayan ve gecikmeyi istisna haline getiren yeni bir yargı yönetim modelinin önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.