Dijital reklam ekonomisinin karanlık yüzü

Algoritmaların yüksek etkileşim alan içerikleri daha geniş kitlelere taşıması, markaların reklamlarının suç, dolandırıcılık ve şiddet içeriklerinin yanında gösterilmesi riskini artırıyor. Uzmanlar, dijital mecralarda etkin denetim mekanizması kurulması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kaynak : Sabah
Haber Giriş : 28 Ağustos 2026 08:05, Son Güncelleme : 28 Ağustos 2026 08:07
Dijital reklam ekonomisinin karanlık yüzü

Dijital platformlarda etkileşim uğruna kurgulanan şok edici, korkutucu ve tartışmalı içerikler toplum için bir tehdit niteliğine ulaşırken, reklamverenler ve markalar için de yeni bir sorun olarak öne çıkıyor.

Reklam harcamalarının 1 trilyon dolar seviyesini aştığı ve bunun yaklaşık dörtte üçünün dijital mecralara aktığı bir düzende reklamverenin haberi ve onayı olmadan şirketlerin bütçeleri zararlı içeriklerin oluşturduğu dijital trafiğe etki ediyor.

ALGORİTMA NASIL ÇALIŞIYOR?

Sosyal medya platformlarında kullanıcıların karşısına her gün milyonlarca içerik çıkıyor. Ancak bu içeriklerin tamamı aynı görünürlüğe sahip değil. Algoritmalar, kullanıcıların geçmiş davranışlarını, izleme sürelerini, beğenilerini, yorumlarını ve paylaşımlarını dikkate alarak kişiselleştirilmiş akışlar oluşturuyor.

"GENİŞ BİR DAĞITIM MEKANİZMASININ PARÇASI HALİNE GELİYOR"

Tam da bu noktada tartışmanın en kritik unsurlarından biri devreye giriyor: Etkileşim!

Öfke, korku, şaşkınlık, merak veya şok yaratan içerikler kullanıcıların dikkatini daha uzun süre çekebiliyor. Kullanıcı bir içeriğe tıkladığında, yorum yaptığında, paylaştığında veya videoyu sonuna kadar izlediğinde sistem bunu bir ilgi sinyali olarak değerlendirebiliyor. Böylece masum görünen tek bir tıklama, daha geniş bir dağıtım mekanizmasının parçası haline gelebiliyor.

Bir suç veya şiddet içeriği yüksek etkileşim aldığında daha fazla kişiye ulaşıyor. Daha fazla kullanıcı platformda kalıyor. Kullanıcı sayısı ve geçirilen süre arttıkça reklam gösterimleri de artıyor. Dijital reklam ekonomisinin merkezindeki tehlike de tam olarak burada ortaya çıkıyor: İçerik ne kadar fazla ilgi çekerse platform o kadar fazla ekonomik değer elde ediyor.

MARKANIN REKLAMI SUÇ İÇERİĞİNİN YANINDA

Bir marka dijital reklam kampanyası oluştururken, reklamın internette karşılaşacağı her içeriği tek tek seçmesi mümkün değil. Bu nedenle tamamen yasal bir markanın reklamı; dolandırıcılık iddiası içeren bir paylaşımın, şiddet görüntüsünün, suç örgütü propagandasının veya kullanıcıları istismara açık hale getiren başka bir içeriğin çevresinde görünebiliyor.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık yaptığı değerlendirmede konuya ve sisteme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Ali Murat Kırık, "Dijital hayatın bir gerçeği, ancak hayatın bir gerçeği olması demek ben para veriyorum ben aboneyim istediğim her şeyi izlerim. Her şey uygundur deme lüksünü ortaya koymamış oluyor. Son dönemlerde sanal ağlara verilen reklam sayısında artış yaşandı. Burada kontrol,denetim yok." Örnek vermek gerekirse; Bir televizyona yasadışı bahis - kumar reklamı veremezsiniz." dedi.

Ali Murat Kırık şunları söyledi:

Ama buralarda her şeyin verildiğini görüyoruz. Burada yapay zeka ile oluşturulmuş sahte sesler, görüntüler, içerikler reklam haline getirilebiliyor. Hem sanal medya mecralarına hem arama motoruna bunların reklam verildiğini görüyorsunuz. Devlet destekli yatırım garantisi diyerek bunu Google'a reklam veriyorlar.

DİJİTALDE SERBEST TELEVİZYONDA SUÇ!

Bunu denetimli bir televizyona verebilmeniz mümkün değil, ama sanal medyada, dijital platformlarda böyle bir durum söz konusu değil. Böyle böyle dolandırıcılık, suç, istismar fonlanmış oluyor. Bu bir milli güvenlik sorunudur.
Yapılacak işlem açık: Nasıl televizyonu, radyoları denetliyorsak aynı şekilde dijital mecraları da denetleyeceğiz. Ama dijital mecrada serbest, televizyonda olunca suç. Bu bir çifte standartı oluşturmaktadır.

YERLİ MEDYANIN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ!

Çünkü bu ülke gezi parkı olaylarını, 15 Temmuz Darbe girişimi sürecini yaşadı. Orada ne oldu? Sanal medyada dezenformasyonlar karşımıza çıktı. İnsanlar doğru haberi aradı. Doğru haberi de Türk medyasında bulacaksınız. Ama bu şekilde sanal medya, dijital platformlar fonlanmaya devam ettikçe; maalesef yerli ve milli medya ayakta kalamayacak duruma gelecek."

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber