Somali uzay limanı Türkiye'ye ne kazandıracak?

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Somali'de kurulumu süren uzay limanının Türkiye'ye stratejik ve ekonomik avantaj sağlayacağını açıkladı.

Kaynak : Anadolu Ajansı
Haber Giriş : 23 Ekim 2026 09:00, Son Güncelleme : 23 Ekim 2026 08:50
Somali uzay limanı Türkiye'ye ne kazandıracak?

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bursa Teknik Üniversitesinin (BTÜ) 2026-2027 Akademik Yılı Açılışı ve Fahri Doktora Tevdi Töreninde konuştu. Kacır, Somali'de kurulumu başlayan uzay limanının, ekvatora yakın konumu sayesinde fırlatma maliyetlerini yaklaşık yüzde 30 düşüreceğini söyledi.

Uzay limanı neden Türkiye'de değil de Somali'de?

Somali'de kurulumuna başlanan uzay limanı ülkemize stratejik ve ekonomik üstünlük sağlayacak. Bu fırlatmaları yapabilmek için hem hava trafiğinin hem etraftaki yerleşimin hem deniz trafiğinin buna müsaade edebilmesi lazım. Türkiye, tüm bu parametreler açısından yoğun bir coğrafyada; gökyüzünde ve denizlerimizde büyük bir trafik ve nüfus yoğunluğu var. Ayrıca ekvatora yakın bölgeler, uzaya erişim için büyük fırsatlar sunuyor. Çünkü roket fırlatmalarında dünyanın dönüş hızından da istifade ediliyor; dönüş hızı ekvator bölgesinde maksimum seviyede. Dolayısıyla daha az yakıtla hedefinize erişebiliyorsunuz. Böylelikle ekvatorda yaptığınız bir fırlatmada maliyetleriniz, buradakinden yüzde 30 daha aşağıda gerçekleşiyor. Bu da ülkemiz adına küresel ölçekte ciddi bir rekabet alanı oluşturuyor.

TÜRKİYE AY'A ERİŞEN 9 ÜLKEDEN BİRİ OLACAK

Havacılık sanayisinde elde ettiğimiz başarıların bir benzerini uzay teknolojilerinde elde edeceğiz. Dünyada haberleşme uydusu geliştirebilen, üretebilen 11 ülkeden biriyiz ve artık hiçbir test için yurt dışına muhtaç değiliz. Uzay ekonomisinde etkin bir oyuncu olacağız. Geliştirdiğimiz hibrit itki sistemini de kullanarak yüzde 80'in üzerinde yerlilikle üretimini tamamladığımız Ay Uzay Aracımızı, 2027 yılının ilk aylarında Ay'a göndereceğiz. Türkiye, Ay'a erişmeyi başaran 9 ülkeden biri haline gelecek. Bu teknolojiye derin uzayda tarihçe kazandırabilirsek, inşallah uyduların yörünge transferlerinde kullanacağız. Bir yandan uzaya erişim için kendi roketlerimizi geliştiriyoruz. Roketsan tarafından yürütülen projelerle kendi uydularımızı, kendi roketlerimizle ve kendimize ait bir uzay limanından uzaya göndermeyi hedefliyoruz.

MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ EN BÜYÜK KUVVET ÇARPANI

Milli Teknoloji Hamlesi; Türkiye'nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık, ileri teknoloji ürünlerini, sistemlerini ve hizmetlerini kendi imkanlarıyla geliştirebilme, üretebilme, rekabetçi şekilde dünyaya sunabilme yolculuğudur. Bu yolculuğun en önemli paydaşlarının başında üniversitelerimiz geliyor. Dünya ekonomisinin ağırlık merkezi Batı'dan Doğu'ya kayıyor. Özellikle son 20 yılda Çin'in Batılı ekonomilerle mukayese edildiğinde daha hızlı yükselmesi, küresel ihracat ve ticarette elde ettiği pay, dünya ekonomisinin ağırlık merkezinin Doğu'ya doğru yönelmesinde çok etkin bir rol oynadı. Türkiye, tam bu ağırlık merkezi değişiminde aslında bulunduğu konum itibarıyla üretim ve ticaretin merkez üslerinden biri olmaya aday bir noktada. Milli Teknoloji Hamlesi, tam da bu anda Türkiye'nin en büyük kuvvet çarpanı. Türkiye, artık kendi öz evlatlarının alın ve akıl teriyle geliştirdiği projeleri kıymetlendirebilen, bu projelerden katma değer üretebilen ve rekabetçi şekilde dünya sahnesinde yerini alabilen bir ülke. Bunu, kurduğumuz büyük Ar-Ge altyapısına borçluyuz.

ÜRETİMDE AVRUPA'NIN ÖNÜNDEYİZ

Bugün Avrupa ekonomilerinin neredeyse tamamı, pandemi öncesi üretim düzeylerinin halen altında. Almanya, 2020 yılı ocak ayındaki üretim düzeyinin yüzde 13, Fransa yüzde 4, İtalya yüzde 6,5 daha aşağısında. Türkiye, pandemi öncesindeki üretim düzeyinin yüzde 27,5 daha üzerinde. Türkiye, yoğun ihracat yaptığı ürün, pazar ve ülke sayısında muazzam bir ivme yakaladı. Çin'den sonra en güçlü ihracatçı ülke, Çin'den Avrupa'nın ortasına kadar olan geniş coğrafyada Türkiye'dir. Savunma ve havacılık alanında güçlü bir farkındalık ve sağlam irade sayesinde yeni bir hikaye yazmaya başladık; Bayraktar, Akıncı, Aksungur, Anka, Kızılelma ile muazzam bir devrime imza atıldı. Aynı zamanda bir tarım ülkesiyiz, tarımsal üretimde Avrupa'da bir numarayız ve bunu stratejik güç olarak görüyoruz; tarımı da savunma sanayisinden farklı görmüyoruz.

ÇİP VE YERLİ NAVİGASYONDA KRİTİK ADIMLAR

Enerjide, nükleer teknolojilerde, enerji depolamada, batarya sistemlerinde, haberleşmede sıklıkla kırılmalar yaşanıyor. Bakanlık olarak, bu alanların önünü açmak, bu alanlara yönelik yatırımları hızlandırmak, finansmanı kolaylaştırmak ve daha hızlı şekilde hayata geçmesini sağlamak için son dönemde pek çok projeyi devreye aldık. Çip meselesini önemsiyoruz. Şimdi endüstriyel alanda, sivil alanda da büyük ölçekli yatırım projeleri için sıkı bir hazırlık içindeyiz. Hedefimiz, onları da yakın zamanda kamuoyuyla paylaşmak. Yerli harita ve navigasyon uygulamasını stratejik bir alan olarak görüyoruz. Sivil gördüğümüz uygulamaların aslında veri güvenliği açısından ne kadar önemli olduğunu hepimiz fark ediyoruz. Dolayısıyla 2027 yılı başından itibaren telefonlarımızdaki yabancı uygulamaların hepsini silmeye ve tümüyle yerli milli navigasyon uygulaması kullanmaya hazırlanıyoruz. Bu projede TOGG'un çok kıymetli katkıları var; başarılı bir ekosistem projesi olarak hayata geçiyor.

TÜRKİYE KENDİ NÜKLEER REAKTÖRÜNÜ GELİŞTİRECEK

Türkiye, kendi nükleer reaktörünü geliştirecek. Bununla ilgili hazırlık sürecini tamamladık ve proje dönemini başlattık. Modüler reaktörlerde Türkiye'nin bir üretim gücü haline gelmesini hedefliyoruz. Nükleer teknoloji çok kıymetli bir alan. Türkiye bütün bunları barışçıl amaçlarla yapıyor; bizim başka türlü bir hedefimiz yok ancak teknolojide geri kalmaya da hiç niyetimiz yok. Kendi teknolojimizi kendimiz geliştirecek ve kendimiz kullanacağız.

2 YILDA 100 BİN YAPAY ZEKA PROFESYONELİ

Yapay zekayı kamu hizmetlerinde, özel sektör uygulamalarında ve akademide çok daha etkin kullanmaya hazırlanıyoruz. Süper bilgisayar yatırımlarımızla gelişim hızını artırırken gerekli tedbirleri de alıyoruz. Kendi verimizi kendi topraklarımızda saklamalı, kendimiz işlemeli ve değere dönüştürebilmeliyiz. Kendi dil modellerimizi geliştirmeli, sektörel veri kümelerini oluşturmalı ve uçtan uca yerli, milli bir ekosistem kurmalıyız. Bu doğrultuda çok temel hedeflerimiz var; 2 yıl içerisinde 5 milyon vatandaşımıza yapay zeka okuryazarlığı kazandıracak, 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka profesyoneli yetiştireceğiz.

Törene; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Özer Matlı, ilçe belediye başkanları, kurum müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber