İstanbul Barosu'nun yeni başkanı belli oldu
İstanbul Barosu seçimini yüzde 34,2 oyla Ümit Kocasakal kazandı. Dokuz adayın siyasi çizgisi, oy dağılımı ve Kocasakal'ın yükselişinin arka planı.
Cumhuriyetçi Güç Birliği'nin adayı Ümit Kocasakal, mevcut başkan İbrahim Kaboğlu'nu yaklaşık 11 puan farkla geride bırakarak İstanbul Barosu'nun başına döndü.
Türkiye'nin en büyük barosu olan İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu 24-25 Ekim 2026'da Haliç Kongre Merkezi'nde yapıldı. 68 bin 469 avukatın oy kullanabildiği seçimde dokuz aday yarıştı. Resmi olmayan sonuçlara göre 2010-2016 döneminde üç kez baro başkanlığı yapan Prof. Dr. Ümit Kocasakal, 2026-2028 dönemi için yeniden başkanlığa seçildi.
İstanbul Barosu seçiminde adaylar kaç oy aldı?
Tüm sandıklar açıldıktan sonra paylaşılan resmi olmayan sonuçlara göre Kocasakal 10 bin 227 oyla yüzde 34,2 oranında oy aldı. Değişim İçin Avukatlar Grubu'nun adayı olan mevcut başkan Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, 7 bin 010 oy ve yüzde 23,4 ile ikinci sırada kaldı. İki aday arasındaki fark 3 bin 217 oy oldu.
Cumhuriyet Avukatları Grubu'nun adayı Atakan Adem Selanik 3 bin 796 oyla yüzde 12,7 aldı. Önce İlke ÇAG Yükseliş Hareketi ile Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu'nun ortak adayı Hasan Kılıç 3 bin 562 oyla yüzde 11,9'da kaldı. Avukat Hakları Grubu'nun adayı Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu ise 2 bin 548 oyla yüzde 8,5 aldı.
Bağımsız Avukatlar Grubu'nun adayı Arife Gökkaya Dinç 1 bin 477, Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu'nun adayı Salih Uçar 721 oy aldı. Bağımsız aday Gülbeyaz Karadeniz 453, İstanbul Avukatlar Birliği'nin adayı Metin Üraçin ise 114 oyda kaldı.
Başkan adayları hangi çizgiden geliyordu?
Kocasakal, Atatürkçü ve ulusalcı çizgisiyle tanınan bir ceza hukukçusu. 2015'te Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) üye oldu ve 2018'de partinin genel başkanlığına adaylığını açıkladı. Daha sonra, partinin boykot kararına rağmen CNN Türk'te programa çıktığı gerekçesiyle ihraç istemiyle disipline sevk edildi ve partiden ihraç edildi.
Kocasakal'ı destekleyen Cumhuriyetçi Güç Birliği, Temmuz 2026'da üç grubun ittifakıyla kuruldu. İttifakta Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu'nun 2024'teki adayı Ali Gürbüz'ün yanında yer alan kanat, Önce Avukat Grubu ve İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu (İMAG) bulunuyor. Kocasakal kampanyası boyunca Anayasa'nın değiştirilemez ilk dört maddesini ve üniter devlet yapısını ön plana çıkardı.
Kaboğlu bir anayasa hukukçusu ve CHP'nin İstanbul eski milletvekili. 2024'te başkan seçilen Kaboğlu, insan hakları ve savunma hakkı vurgusunu öne çıkaran Değişim İçin Avukatlar Grubu'nun adayı olarak ikinci dönem için yarıştı.
Avukat Hakları Grubu'nun adayı Kanadoğlu da anayasa hukuku profesörü. Kanadoğlu, 2007'deki "367" tartışmasıyla bilinen eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun oğlu. Hasan Kılıç ise baronun köklü Çağdaş Avukatlar geleneğinden geliyor ve son iki seçimi ikinci sırada tamamlamıştı. Salih Uçar milliyetçi tabanı temsil eden grubun adayıydı.
Kocasakal oy oranını nasıl yüzde 34'e taşıdı?
Baro seçimleri gizli oyla yapıldığı için oyların gruplar arasında nasıl el değiştirdiği kesin olarak bilinemez. Bununla birlikte 2024 sonuçlarıyla karşılaştırma bazı eğilimleri gösteriyor.
2024'te Önce İlke'nin adayı Ali Gürbüz 3 bin 987, İMAG adayı Hakan Çatak ise 1 bin 679 oy almıştı. Bu iki grubun toplamı, o seçimdeki 29 bin 106 geçerli oyun yaklaşık yüzde 19,5'ine denk geliyor. Kocasakal'ın yüzde 34,2'lik oyu, ittifak bileşenlerinin önceki toplamının yaklaşık 15 puan üzerinde.
En belirgin düşüş, Kılıç'ın arkasında toplanan blokta yaşandı. Kılıç ile Filiz Saraç 2024'te ayrı ayrı yarışıp toplam 9 bin 604 oy, yani yaklaşık yüzde 33 almıştı. İki grup bu kez Kılıç'ta birleşmesine rağmen ortak aday yüzde 11,9'da kaldı. Avukat Hakları Grubu'nun oyu da 2024'teki yaklaşık yüzde 17'den yüzde 8,5'e geriledi.
Bu tablo, Kocasakal'ın kendi ittifakının dışındaki Atatürkçü ve Cumhuriyetçi seçmenden de önemli ölçüde oy aldığına işaret ediyor. Öte yandan Cumhuriyetçi çizgideki oylar tek adayda birleşmedi. Selanik, Kılıç ve Kanadoğlu bu tabana seslenen adaylar olarak toplamda yaklaşık yüzde 33 oy aldı.
Kaboğlu'nun oy oranı ise 2024'teki yüzde 24,7 seviyesine yakın kaldı. Bu da mevcut yönetimin kendi tabanını büyük ölçüde koruduğunu ancak genişletemediğini gösteriyor.
Kaboğlu yönetiminin geride bıraktığı süreç sonuca nasıl yansıdı?
Kaboğlu döneminde baro, 21 Aralık 2024'te Kuzey Suriye'de öldürülen ve haklarında PKK üyeliği suçlamasıyla yakalama kararı bulunan iki kişi hakkında yaptığı paylaşım nedeniyle yargı süreciyle karşılaştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yönetimin görevden alınması için dava açtı. İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi de 21 Mart 2025'te yönetimin görevine son verilmesine karar verdi.
Karar kesinleşmediği için Kaboğlu ve yönetimi görevini sürdürdü. Aynı paylaşım nedeniyle açılan ceza davasında Kaboğlu ve yönetim kurulu üyeleri, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat etti. Görevden alma davasının istinaf incelemesi ise seçim döneminde de sürüyordu.
Kocasakal kampanyasında, mevcut yönetimin cumhuriyetin kuruluş ilkelerini savunmada yeterince güçlü durmadığını savundu. Kaboğlu tarafı ise yaşanan süreci savunma hakkına yönelik siyasi bir müdahale olarak nitelendirdi. Seçim sonucu, bu iki farklı baro anlayışı arasındaki tartışmada avukatların çoğunluğunun tercihini Kocasakal'dan yana kullandığını gösteriyor.
Kocasakal ve Kaboğlu seçim sonrası ne dedi?
Kocasakal sonuçların ardından İstanbul Barosu'nun geleneksel çizgisine döndüğünü söyledi. Baronun bundan sonra da üniter yapının ve ilk dört maddenin savunucusu olacağını vurguladı. Kocasakal'ın kutlamalarına "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganları eşlik etti.
Kaboğlu ise kendi dönemlerinde baro komisyonları ve merkezlerinin yöneticilerinin seçimle belirlenmesini sağladıklarını hatırlattı. Kaboğlu, bunları geri alınamayacak kazanımlar olarak nitelendirdi.
Kesin sonuçların ve yeni yönetim kurulu ile diğer organların listesinin İstanbul Barosu tarafından ilan edilmesi bekleniyor.