Yazılı sınavda birinci olan aday, mülakatta elenebilir mi?

Yazılı sınavda en yüksek puanı alan kişiyi, mülakatta "sorulara daha az doğru cevap veren" birinin gerisine düşürmek; üstelik bunu somut gerekçelere dayandırmamak, ciddi hukuki aykırılıklara ve işlemin iptaline neden olabilecektir.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 22 Nisan 2026 00:10, Son Güncelleme : 20 Nisan 2026 15:06
Yazılı sınavda birinci olan aday, mülakatta elenebilir mi?

Kamu Denetçiliği Kurumu'na intikal eden bir olayda (2026/390), bir Belediyede İtfaiye Eri olarak çalışan başvurucu, İtfaiye Çavuşluğu sınavına katılmış, sınavda tüm adaylar arasında birinci olmuş ancak mülakat sonucunda kendisine verilen puan ile baraj altında bırakılmış; buna karşılık yazılı sınav puanı çok daha düşük olan diğer aday mülakatta başarılı sayılarak kadroya alınmıştır.

Konu ile ilgili, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin;

"Amaç" başlıklı 1 inci maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.",

"Dayanak" başlıklı 3'üncü maddesinde; "Bu Yönetmelik, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu ile 15/3/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.",

"Sınav şartı" başlıklı 10 uncu maddesinde; "Görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmaları gerekir.",

"Yazılı sınav" başlıklı 12'nci maddesinde; (1) Görevde yükselme ve unvan değişikliği yazılı sınavı, Bakanlık tarafından, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına, Milli Eğitim Bakanlığına veya yükseköğretim kurumlarından birine, yapılacak protokol hükümleri çerçevesinde ilgili kurumun tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre yaptırılır. (2) Yazılı sınav, yüz tam puan üzerinden değerlendirilir. Yazılı sınavda başarılı sayılmak için en az altmış puan alınması zorunlu olup duyuruda belirtilir.

.

"Sözlü sınav" başlıklı 13'üncü maddesinde; "(1) Yazılı sınavda başarılı olanlardan en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere ilan edilen kadro sayısının beş katına kadar aday sözlü sınava alınır. Sözlü sınav, ilgili yerel yönetim tarafından yapılır.

(2) Yazılı sınav sonuçlarının açıklanmasını müteakip en geç dört ay içinde sözlü sınav yapılır, sonuçlandırılır ve başarı listesi ilan edilir.

(3) Son adayla aynı puana sahip olan personelin tamamı sözlü sınava alınır.

(4) İlgili personel, sınav kurulunun her bir üyesi tarafından a) Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü c) Liyakati, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı d) Genel kültürü ve genel yeteneği e) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, esas alınarak yüz tam puan üzerinden değerlendirilir. Bu ölçütlerden (a) bendinde yer alan ölçütün puan ağırlığı elli diğer ölçütlerin her birinin puan ağırlığı ondur. Her üye, ilgili personel için vermiş olduğu puanları, bu ölçütleri ve puan ağırlığını esas alarak gerekçelendirir ve sözlü sınav tutanağına kaydeder.

(5) Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak personelin sözlü sınav puanı tespit edilir. Sözlü sınav tutanağında gerekçesi belirtilmeyen veya ölçütler için belirlenen puan ağırlığı ile bağdaşmayan puanlar ortalamaya dahil edilmez.

(6) Sözlü sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alanlar başarılı sayılırlar. (7) Görevde yükselme veya unvan değişikliği sözlü sınav sonuçlarına itirazlar sonuçların ilan edildiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde ilgili yerel yönetimin sınav kuruluna yapılır ve en geç beş iş günü içinde söz konusu sınav kurulunca sonuçlandırılarak ilgililere yazılı olarak bildirilir.

(8) İtiraz üzerine yapılan değerlendirme sonucunda verilen kararlar kesin olup ikinci kez itirazda bulunulamaz.",

"Sınav kurulu ve görevleri" başlıklı 14'üncü maddesinde; "(1) Yerel yönetimlerce yazılı ve sözlü sınavlara ilişkin görevde yükselme ve unvan değişikliği işlemlerini yürütmek üzere beş kişiden oluşan sınav kurulu teşkil edilir. Sınav kurulu, atamaya yetkili amir veya görevlendireceği kişinin başkanlığında, üyelerden biri personel işlerinden sorumlu birim temsilcisi olmak üzere, atamaya yetkili amirce belirlenecek üyelerden teşekkül eder. Aynı usulle birer yedek üye belirlenir. İhtiyaç duyulması halinde kurum dışından da kamu görevlileri sınav kurulunda üye olarak görevlendirilebilir. (2) Sınav kurulunu teşkil eden üyeler, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı ile alınacak personelden görev, lisansüstü hariç öğrenim ve ihraz ettikleri unvanlar itibarıyla daha düşük seviyede olamazlar. (3) Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına sınav kurulunun başkan ve üyelerinin eşlerinin, ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve kayın hısımlarının katıldığının tespit edilmesi halinde, bu üye veya üyeler sınav kurulu üyeliğinden çıkartılır ve bunların yerine yedek üye veya üyeler görevlendirilir. (4) Sınav kurulu sözlü sınavların yapılması, değerlendirilmesi, sınav sonuçlarının ilanı, başarı listesinin düzenlenmesi, sözlü sınavlara ilişkin itirazların incelenip sonuçlandırılması ve ilgili diğer işleri yürütür. (5) Sınav kurulu, üye tamsayısı ile toplanır. Kararlar oy çokluğuyla alınır.",

düzenlemelerine yer verilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (KDK) başvuru hakkında vermiş olduğu karar, kamu hukukunda "mülakatların denetlenebilirliği" ve "liyakat ilkesi" açısından bir ders niteliğindedir. Karar, yazılı sınavda birinci olan bir adayın, mülakatta şeffaf olmayan gerekçelerle elenmesini hukuka aykırı bulmuştur.

Belediye Başkanlığı, KDK'ya gönderdiği savunmada özetle; sınav sonuçlarına itiraz süresinin 5 iş günü olduğu, başvurucunun ise bu süreyi geçirdikten sonra (14 gün sonra) itiraz ettiği, dolayısıyla talebinin reddedildiği, mülakatın kura usulü sorularla yapıldığı, komisyonun takdir yetkisini kullandığı ve sürecin mevzuata uygun tamamlandığı ileri sürülmüştür.

Buna karşın Ombudsmanlık, sadece idarenin savunmasıyla yetinmemiş, mülakat günü tutulan tüm formları ve soru-cevap tutanaklarını incelemiştir. Yapılan incelemede, tutanaklara göre başvurucu, kendisine yöneltilen mesleki soruların 2 tanesine doğru cevap vermiştir. Başarılı sayılan diğer aday ise aynı kategorideki soruların sadece 1 tanesine doğru cevap verebilmiştir. Buna rağmen komisyon, daha az doğru cevap veren adaya "bilgi düzeyi" kategorisinde daha yüksek puan vermiştir. Her iki aday da genel kültür sorularının tamamına yanlış cevap vermiştir. Ancak komisyon, başarılı ilan ettiği adaya bu bölümde de başvurucudan daha yüksek puan takdir etmiştir.

Öte yandan, "Özgüven, temsil kabiliyeti, ifade yeteneği" gibi subjektif kriterlerde başvurucuya neden düşük puan verildiğine dair somut, açıklayıcı ve denetlenebilir hiçbir nota rastlanmamıştır.

KDK, kararında Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına atıfta bulunarak şu ilkeleri hatırlatmıştır: İdare mülakatlarda takdir yetkisine sahiptir ancak bu yetki liyakat ve kariyer ilkelerini yok saymak için kullanılamaz. Bir mülakatın hukuka uygun sayılabilmesi için, adayın neden başarısız sayıldığının somut bilgi ve belgelerle (tutanak, ses kaydı veya ayrıntılı gerekçe) ispatlanması gerekir. Sadece puan verip geçmek, yargısal denetimi imkansız kılar.

KDK bu gerekçelere bağlı belediyenin işlemini hukuka ve hakkaniyete aykırı bulmuş, başvurucunun başarısız sayılmasına ilişkin işlemin geri alınması ve objektif bir kurul tarafından mülakatın yeniden yapılması yönünde Tavsiye Kararı verilmiştir.

Dolayısı ile yazılı sınavda en yüksek puanı alan kişiyi, mülakatta "sorulara daha az doğru cevap veren" birinin gerisine düşürmek; üstelik bunu somut gerekçelere dayandırmamak, hukuk devleti açısından ciddi bir liyakat dışı sınav yapıldığının da göstergesi olarak değerlendirilecektir. Ayrıca aday açısından işlemin iptali yoluna gidilmesi ve uğranılan zararların tazmini hususunda idarelere sorumluluk yüklenebileceğinden, her türlü sınav işlemlerinde hak kaybına yol açacak iş ve işlemlerden özellikle kaçınılması gerekmektedir.


Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber