Yargıtay'dan Emin Evim kararı: Ücret iadesinde 6 aylık süre haksız şart mı?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, konut veya araç edinmek amacıyla "biriktirme" esasına dayalı tasarruf finansman sözleşmesi imzalayan tüketicilerin, sözleşmeyi feshetmeleri halinde organizasyon ücreti dışındaki ödemelerin kendilerine hemen değil, kanunda öngörülen azami 6 aylık süre içinde iade edilebileceğine hükmetti. Daire, sözleşmedeki bu düzenlemenin tüketici aleyhine "haksız şart" olarak nitelendirilemeyeceğini vurguladı.
Tüketici sözleşmeyi feshetti, ücret idaesi için hakem heyetine başvurdu
Dosyaya göre bir tasarruf finansman şirketi ile tüketici arasında 30 Eylül 2023 tarihinde, 300 bin TL finansman tutarlı ve 33 bin TL organizasyon ücretli bir sözleşme imzalandı. Tüketici, organizasyon ücreti ve taksit bedelleri olmak üzere şirkete toplam 57 bin TL ödedi. 23 Ekim 2024'te sözleşmeyi feshedip ayrılma talebinde bulunan tüketici, ödediği bedellerin iadesi için Giresun İl Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurdu. Hakem Heyeti, uyuşmazlığa ilişkin herhangi bir inceleme yapmadan tüketiciyi haklı bularak iade kararı verdi.
İlk derece mahkemesi hakem heyeti kararını kısmen onamıştı
Şirket, bu kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Giresun 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesinde dava açtı. Mahkeme, sözleşmede organizasyon ücreti dışındaki bedellerin iadesi için fesih tarihinden itibaren 6 aylık süre öngörülmesinin, tüketicinin katlanamayacağı uzunlukta ve aleyhine bir düzenleme olduğunu, dolayısıyla haksız şart niteliğinde ve geçersiz olduğunu kabul etti. Mahkeme bu gerekçeyle Hakem Heyeti kararını 48.299,39 TL yönünden onadı, kalan kısım yönünden iptaline karar verdi. Karar kesin olduğundan itiraz yolu kapalıydı.
Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz yoluna başvurdu
Kesinleşen karardaki hukuka aykırılığın giderilmesi için Adalet Bakanlığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363. maddesi uyarınca "kanun yararına temyiz" yoluna başvurdu. Bakanlık, haksız şart kabul edilen sözleşme hükmünün aslında yasal düzenlemeye dayandığını, sözleşmenin hem imza hem de fesih tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Kanun'un 39/A maddesinin 4. fıkrası gereğince organizasyon ücretinin kısmen dahi iade edilemeyeceğini ve hakem heyetine başvuru tarihi itibarıyla tüketicinin henüz muaccel (vadesi gelmiş) bir alacağının bulunmadığını ileri sürdü.
Yargıtay'ın gerekçesi: Süre şartı kanundan doğuyor
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 39/A maddesini hatırlattı. Buna göre tasarruf finansman sözleşmesi, belirli bir tasarruf tutarına bağlı olarak önceden belirlenmiş koşulların gerçekleşmesi şartıyla, konut, çatılı iş yeri veya taşıt edinimi için kişiye finansman kullanma hakkı veren, şirkete ise müşteriye ait birikmiş tasarruf tutarını yönetme ve organizasyon ücreti alma hakkı tanıyan sözleşme türü. Kanun, müşterinin sonradan fesih hakkını kullanması halinde, organizasyon ücreti dışında kalan toplam birikim tutarının şirket tarafından Kurulca belirlenecek süre içinde -azami 6 ay- iade edileceğini öngörüyor.
Karar metninde şu değerlendirmeye yer verildi:
"Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.1.4. maddesinde müşterinin fesih hakkını kullanması halinde organizasyon ücreti bedeli dışında kalan toplam birikim tutarının yazılı fesih talebinin ulaştığı tarihten itibaren 6 ay içerisinde iade edileceğinin düzenlendiği, söz konusu sözleşme hükmünün yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ışığında haksız şart olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır."
Daire, sözleşmenin imzalandığı ve hakem heyetine başvurunun yapıldığı (fesih) tarihte 6361 sayılı Kanun'un 39/A maddesinin yürürlükte olduğunu, bu hükme göre organizasyon ücretinin kısmen dahi iade edilemeyeceğini ve başvuru tarihinde tüketicinin henüz talep edilebilir, vadesi gelmiş bir tasarruf alacağı bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesinin davayı kısmen kabul eden kararının hatalı olduğu sonucuna vardı.
Sonuç: Kanun yararına bozma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemini kabul ederek kararın, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sonucunu etkilemeksizin "kanun yararına bozulmasına" hükmetti. Esas 2026/2876, Karar 2026/2703 sayılı ilam, Resmi Gazete'nin 18 Ağustos 2026 tarihli sayısında yayımlandı.
Karar, benzer "biriktirerek ev/araç sahibi olma" modeliyle çalışan tasarruf finansman şirketleriyle sözleşme imzalamış tüketiciler için emsal niteliği taşıyor: Sözleşmeyi erken fesheden tüketiciler, organizasyon ücreti dışındaki ödemelerinin derhal değil, kanunda öngörülen süre (en fazla 6 ay) içinde iade edilmesini talep edebilecek; bu sürenin kendisi haksız şart gerekçesiyle iptal ettirilemeyecek.