MEB, Disiplin Ceza Tekliflerinin Uygulanmasında İzlenecek Usulleri açıkladı
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı 23.07.2026 tarih ve 160660844 sayılı yazılarıyla Disiplin Ceza Tekliflerinin Uygulanmasında İzlenecek Usulleri açıkladı
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 23.07.2026 tarih ve 160660844 sayılı yazılarında aşağıdaki açıklamalarda bulunmuştur.
Başkanlığımıza intikal eden bilgilerden; müfettiş veya muhakkiklerce düzenlenen soruşturma raporlarında yer alan disiplin cezası tekliflerinin değerlendirilmesi sürecinde, disiplin amirlerince ilgili personelin savunması alındıktan sonra teklif edilen disiplin cezasının aynen uygulanması, bir derece hafif disiplin cezası verilmesi veya disiplin cezası uygulanmamasına karar verilmesi ile yetkili disiplin kurullarınca verilen ret kararları ve disiplin cezalarına karşı yapılan itirazlar üzerine verilen kabul kararları doğrultusunda yürütülen işlemlerde, disiplin amirlerince izlenecek usul ve esaslar ile takdir yetkisinin kullanımına ilişkin tereddütler bulunduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, disiplin işlemlerinde uygulama birliğinin sağlanması, mevzuat hükümlerinin ülke genelinde yeknesak şekilde uygulanması, disiplin amirleri ile disiplin kurullarının görev ve yetkilerine ilişkin tereddütlerin giderilmesi ve hukuki uyuşmazlıkların önlenmesi amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125'inci maddesinin üçüncü fıkrasında; "Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanun'un 126'ncı maddesinde ise disiplin cezası verme yetkisinin disiplin amirleri ve yetkili disiplin kurullarına ait olduğu düzenlenmiştir. Buna göre, anılan kanunda öngörülen şartların bulunması halinde bir derece hafif disiplin cezası uygulanıp uygulanmayacağına karar verme yetkisi de disiplin cezası verme yetkisinin doğal bir sonucudur. Nitekim Danıştayın yerleşik içtihatlarında da bir derece hafif ceza uygulanmasının zorunlu olmadığı, idareye tanınmış takdire bağlı bir yetki olduğu kabul edilmektedir.
Bu çerçevede disiplin amirleri ile yetkili disiplin kurulları, geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu değerlendirilen ve ödül veya başarı belgesi bulunan personel hakkında bir derece hafif disiplin cezası uygulanıp uygulanmayacağına, somut olayın özelliklerini, personelin geçmiş hizmetlerini ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile ilgilinin savunmasını birlikte değerlendirerek karar vereceklerdir. Ancak bu takdir yetkisinin objektif ölçütlere dayanılarak, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmek suretiyle ve gerekçeli olarak kullanılması zorunludur.
Diğer taraftan, müfettiş veya muhakkiklerce düzenlenen soruşturma raporlarında yer verilen disiplin cezası teklifleri, yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulunca değerlendirilecek hukuki değerlendirme ve öneri niteliğindedir. Nihai karar verme ve disiplin cezasını belirleme yetkisi, 657 sayılı Kanun'un 126'ncı maddesi ile Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri uyarınca, disiplin amirleri ve yetkili disiplin kurullarına aittir. Bu nedenle disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu; ilgilinin savunmasını aldıktan sonra soruşturma raporunu, dosya kapsamındaki hukuki delilleri (bilgi ve belgeler) ve somut olayın özelliklerini birlikte değerlendirerek, kanunun kendisine tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde teklif edilen disiplin cezasının aynen uygulanmasına, bir derece hafif disiplin cezası verilmesine veya disiplin cezası verilmemesine karar verebilir.
Ancak gerek bir derece hafif disiplin cezası uygulanmasına gerekse disiplin cezası verilmemesine ilişkin takdir yetkisi keyfi olarak kullanılamaz. Bu kapsamda alınacak kararların; somut olayın özelliklerine, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere, hukuki ve fiili değerlendirmelere dayanması, ulaşılan sonucun açık, somut, denetlenebilir ve yargısal denetime elverişli gerekçelerle ortaya konulması gerekmektedir. Özellikle disiplin cezası verilmemesi yönündeki kararların yalnızca "savunmanın yeterli görülmesi" gibi soyut ifadelerle gerekçelendirilmesi yeterli olmayıp; isnat edilen fiilin neden sübut bulmadığı, delillerin neden yeterli görülmediği veya hangi hukuki ve fiili gerekçelerle farklı bir sonuca ulaşıldığının açık ve somut olarak ortaya konulması zorunludur. Ayrıca disiplin amirleri veya yetkili disiplin kurullarınca, inceleme veya soruşturma raporunda eksikliklerin tespit edilmesi halinde, bu eksiklikler de belirtilmek suretiyle inceleme/soruşturmanın yeniden değerlendirilmesi için aynı veya başka müfettiş/muhakkik görevlendirilmesi sağlanabilir.
Yetkili disiplin kurullarınca verilen ret kararları ile verilen disiplin cezalarına karşı yapılan itirazlar üzerine alınan kabul kararları doğrultusunda yürütülen işlemlerde de disiplin amirince yeniden tesis edilecek işlemlerde yukarıda belirtilen ilke ve esaslara uyulması zorunludur. Bu kapsamda disiplin amirlerince, disiplin kurullarının karar gerekçesi ile dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek, anılan Kanun'un tanıdığı takdir yetkisinin objektif ölçütlere dayanılarak, açık, somut ve yeterli gerekçelerle, yargısal denetime elverişli biçimde kullanılması gerekmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 23.07.2026 tarih ve 160660844 sayılı yazılarını bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.
Ahmet KANDEMİR