ÖSYM sınav sorularının tamamı kamuoyunun erişimine açılabilir mi?

Geçmiş yıllara ait Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sorularının tamamının kamuoyunun erişimine açılıp açılamayacağına dair Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 20/08/2026 tarih ve 2026/1631 l-S.26.22186 sayılı kararı

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 04 Eylül 2026 00:10, Son Güncelleme : 25 Ağustos 2026 08:48
ÖSYM sınav sorularının tamamı kamuoyunun erişimine açılabilir mi?

Geçmiş yıllara ait Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sorularının tamamının kamuoyunun erişimine açılması talebi hakkında Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 20/08/2026 tarih ve 2026/1631 l-S.26.22186 sayılı kararında aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir.

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Tıpta Uzmanlık Sınavı'na (TUS) hazırlık sürecinde geçmiş yıl sorularının incelenmesinin sınav formatının anlaşılması ve eksiklerin giderilmesi açısından önemli olduğunu, ancak ÖSYM tarafından geçmiş yıl TUS sorularının tamamının kamuya açık şekilde yayımlanmadığım, somlara yalnızca telif ücreti ödeyen ticari kuruluşlar aracılığıyla erişim sağlanabildiğini, kamu kaynağıyla hazırlanan sınav sorularının ücretli erişime konu edilmesinin eğitimde fırsat eşitliği ilkesini zedelediğini, maddi imkanı kısıtlı adaylar aleyhine eşitsizlik yarattığını, kamu hizmeti kapsamında metilen sınav içeriklerinin ticari bir unsur haline dönüştürülmesinin hakkaniyet ve kamu yaran ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade ederek; geçmiş yıl TUS sorularının yayımlanmasına ilişkin hukuki ve idari dayanakları, soruların üçüncü kişiler veya ticari kuruluşlarla hangi kapsamda paylaşıldığı, telif ve lisans uygulamalarına ilişkin süreçler ile geçmiş ve gelecek yıllara ait tüm TUS sorularının herhangi bir ücret veya ticari aracı olmaksızın ÖSYM'nin resmi internet sitesi üzerinden tüm adayların erişimine açılmasına yönelik çalışma veya değerlendirme bulunup bulunmadığı hususlarında bilgi talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.13. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun emsal niteliğinde vermiş olduğu 19.03.2015 tarihli ve 2015/625 sayılı kararında sınava katılmayan adayların soru kitapçığı ve cevap anahtarı talebini bilgi edinme hakkı kapsamı dışında bulunduğuna hükmettiği, sınava katılan adayların sınav sorularının tamamının verilmesi talebiyle açmış oldukları davalarda Ankara 11. İdare Mahkemesi'nin 09.01.2015 tarihli ve / Esas, / Karar sayılı, Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin 10.04.2017 tarihli ve / Esas, / Karar sayılı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesinin 10.01.2019 tarihli ve / Esas, 2019/61 Karar sayılı, Ankara 5. İdare Mahkemesi'nin 18.02.2015 tarihli ve / Esas, / Karar sayılı "Davanın Reddi" kararlarında soruların tamamının ya da bir kısmının yayımlanması konusunda ÖSYM Yönetim Kurulunun takdir yetkisinin bulunduğu, sınav sorularının bu yönde alınmış bir Yönetim Kurulu kararı olmadan açıklanamayacağının belirtildiği,

2.14. Bu itibarla; talep edilen bilgilerin fikri mülkiyet koruması altında olması, başvuranın söz konusu sınav ile kişisel ve hukuki bağının bulunmaması, sınav güvenliği ve kamu yararının korunması gerekliliği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Başkanlıkları tarafından uygulanan sınavlarda sorulan sınav sorularının, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan ilim ve edebiyat eserleri kapsamında olduğu hususu nazara alındığında; başvuranın talebinin 4982 sayılı Kanun'un 24. maddesinde düzenlenen istisna kapsamında yer aldığı, ayrıca başvuranın sorularını talep etmiş olduğu sınava başvurmamış/katılmamış olması nedeniyle 4982 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamın dışında kaldığı, dolayısıyla Başkanlıkları işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığının değerlendirildiği ifade edilmiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12. 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, başvuran geçmiş yıllara ait TUS sorularının tamamının herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın kamuoyunun erişimine açılması talepleriyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

13. ÖSYM tarafından Kurumumuza iletilen cevabi yazıda da belirtildiği üzere 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 347'nci maddesi ve 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca, ÖSYM Başkanlığının, Yükseköğretim Kurulu kararlarına veya ilgili mevzuat hükümlerine istinaden başta yükseköğretim kurumlarında ön lisans, lisans veya lisansüstü öğrenim görecek adayların puan sıralamasına göre tespiti veya yerleştirilmesi ile yükseköğretim kurumlarında atama veya yükselmelerde esas alınan sınavlar olmak üzere, ulusal ve uluslararası her türlü bilim, yetenek veya yabancı dil sınavları ile gerektiğinde yerleştirme işlemlerini yapma, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarında görev almaya veya görevde yükselmeye yönelik sınavları ve gerektiğinde yerleştirme işlemlerini ilgili kurumun talebine bağlı olarak yapma, sınav ölçme, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerine yönelik yıllık sınav takvimini belirleme, kamuoyuna duyurma, sınav sonuçlarını analiz etme ve sonuçları kamuoyuna duyurma, görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapma ve kılavuzlar hazırlama konularında yetkili kılındığı, ÖSYM tarafından hazırlanan kılavuzların, adaylar ile diğer ilgilileri bağlayıcı olduğu, sınavlarla ilgili her türlü açıklama, başvuru ve sınav sonuçlarının adaylara duyurulması, Başkanlığın internet sayfasındaki duyuruların adaylara tebliğ hükmünde olduğu hüküm altına alınmıştır.

14. Ayrıca 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi' nin; 347'nci maddesi gereği alanda sınav yapma, sınavı değerlendirme, duyuruları yapma yetkisinin ÖSYM'de olduğu, 6114 sayılı Kanun'un 9'uncu maddesinin birinci fıkrasında sınav soruları ile bunları hazırlamakla görevlendirilmiş olan kişilerin kimliklerinin gizli tutulacağı, soru havuzundaki soruların hiçbir koşul altında kısmen ya da tamamen üçüncü şahıslara verilmeyeceği, ikinci fıkrasında sorular ve cevapların, yapılan sınav sona erdikten sonra Yönetim Kurulu kararına istinaden özel erişim usulleri ile adaylara açıklanabileceği anlaşılmaktadır.

15. Somut olayda başvuran, geçmiş yıllara ait Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) sorularının tamamının kamuoyunun erişimine açılmamasının eğitimde fırsat eşitliği ilkesini zedelediğini, kamu kaynağı kullanılarak hazırlanan sınav sorularına yalnızca telif ücreti ödeyen kişiler veya kuruluşlar aracılığıyla erişilebilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, geçmiş ve gelecek yıllara ait TUS sorularının herhangi bir ücret ödenmeksizin ÖSYM'nin resmi internet sitesi üzerinden erişime açılmasını talep etmiştir. Başvuranın iddiaları ile idarenin açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlığın; bilgi edinme hakkı, eğitimde fırsat eşitliği ilkesi, sınav güvenliğinin sağlanması ve sınav soruları üzerindeki fikri mülkiyet haklarının korunması arasında kurulması gereken hukuki denge noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.

16. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'un 9 uncu maddesinde sınav soruları ile bunları hazırlayan kişilere ilişkin gizlilik esasının benimsendiği, soru havuzundaki soruların hiçbir koşul altında üçüncü kişilere verilemeyeceğinin hüküm altına alındığı, sorular ve cevaplarının ise sınav sonrasında ancak Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda özel erişim usulleriyle adaylara açıklanabileceğinin düzenlendiği görülmektedir. Bu itibarla, kanun koyucunun sınav sorularının tamamının kamuoyuna açıklanmasını idare bakımından zorunlu bir yükümlülük olarak öngörmediği, aksine sınav güvenliğinin sağlanması amacıyla bu konuda ÖSYM Yönetim Kuruluna takdir yetkisi tanıdığı anlaşılmaktadır.

17. Diğer taraftan, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca sınav sorularının ilim ve edebiyat eseri niteliğinde kabul edildiği, bu eserler üzerindeki mali ve manevi hakların eser sahibine ait olduğu, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 24 üncü maddesinde ise fikir ve sanat eserlerine ilişkin bilgi edinme başvurularında ilgili kanun hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği görülmektedir. Dolayısıyla, bilgi edinme hakkına ilişkin talepler değerlendirilirken yalnızca bilgiye erişim hakkının değil, eser sahibine tanınan fikri mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin özel düzenlemelerin de gözetilmesi gerekmektedir.

18. Bilgi edinme hakkı, Anayasa'nın 74 üncü maddesi ile güvence altına alınmış temel haklardan biri olup, şeffaf ve hesap verebilir bir kamu yönetiminin sağlanmasında önemli bir işleve sahiptir. Bununla birlikte, bu hakkın kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar kanunla belirlenmiş olup, uygulanmasında diğer temel hak ve özgürlükler ile kamu yararının korunmasına yönelik hukuki değerlerin de dikkate alınması gerekmektedir. Bu kapsamda sınav güvenliğinin sağlanması, soru havuzunun korunması, ölçme ve değerlendirme sisteminin güvenilirliğinin sürdürülebilmesi ile fikri mülkiyet haklarının korunması da gözetilmesi gereken meşru hukuki menfaatler arasında yer almaktadır. Bu nedenle somut olayda, bilgi edinme hakkı ile anılan hukuki değerler arasında kanun koyucu tarafından kurulan dengenin esas alınması gerektiği değerlendirilmiştir.

19. İdarece Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerden; TUS sorularının tamamının sınava katılan adayların kendi kullanıcı bilgileriyle sınırlı bir süre erişimine açıldığı, ayrıca kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla temel soru kitapçığında yer alan soruların belirli bir kısmının ÖSYM'nin resmi internet sitesi üzerinden herkesin erişimine sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu uygulamanın, adayların kendi sınavlarına ilişkin itiraz ve denetim haklarını kullanabilmelerine imkan sağlarken, diğer taraftan soru havuzunun korunması ve ilerleyen dönemlerde uygulanacak sınavların güvenilirliğinin temin edilmesine yönelik meşru amacı da gözettiği değerlendirilmiştir.

20. Başvuran tarafından ileri sürülen eğitimde fırsat eşitliği ilkesinin Anayasa'nın 10 uncu maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesinin ve eğitim hakkının önemli bir yansıması olduğu kuşkusuzdur.

Bununla birlikte, söz konusu ilkenin idareye geçmiş ve gelecek yıllara ait tüm sınav sorularını süresiz ve sınırsız biçimde kamuoyunun erişimine açma yükümlülüğü yüklediği sonucuna varılamamaktadır. Nitekim ilgili mevzuatta sınav güvenliğinin sağlanması ile adayların bilgiye erişimi arasında belirli bir denge kurulmuş; idarece de bu denge doğrultusunda sınava katılan adaylara soruların tamamına özel erişim imkanı tanınırken, kamuoyu bakımından soruların belirli bir bölümünün yayımlanması yöntemi benimsenmiştir.

21. Ayrıca başvuranın talebinin yalnızca kendisine ait bilgi veya belgelere erişim isteminden ibaret olmayıp, geçmiş ve gelecek yıllara ait tüm TUS sorularının kamuoyunun erişimine açılmasına yönelik genel nitelikte bir talep olduğu görülmektedir. Bu yönüyle talebin, bireysel bilgi edinme hakkının kapsamını aşan sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğu, kabulü halinde yalnızca başvuran bakımından değil, sınav sisteminin bütünü, soru havuzunun güvenliği ve fikri mülkiyet hakları üzerinde de etkiler doğuracağı açıktır. Bu nedenle idarenin başvuruyu değerlendirirken yalnızca başvuranın menfaatini değil, kamu hizmetinin etkinliği, sınav sisteminin güvenilirliği ve korunması gereken diğer hukuki değerleri de gözetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

22. İdarece Kurumumuza sunulan bilgi ve belgeler ile cevabi yazıda yer verilen açıklamalardan; sınav sorularının tamamının yayımlanmasının idare bakımından zorunlu bir uygulama olmadığı, bu hususta 6114 sayılı Kanun çerçevesinde ÖSYM Yönetim Kuruluna takdir yetkisi tanındığı, ayrıca Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu ile idari yargı mercilerince verilen kararlarda da aynı yönde değerlendirmelerde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Kurumumuzca yapılan incelemede de anılan idari ve yargısal değerlendirmelerden ayrılmayı gerektirecek nitelikte hukuki veya fiili bir durum tespit edilememiştir. Bu itibarla, somut olay bakımından idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullandığı sonucuna varılmıştır.

23. Açıklanan tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde; ÖSYM Başkanlığının başvuruya konu uygulamasının 6114 sayılı Kanun, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine dayandığı, sınav güvenliğinin sağlanması, soru havuzunun korunması ve fikri mülkiyet haklarının gözetilmesi şeklindeki meşru amaçlara hizmet ettiği, başvuranın bilgi edinme hakkı ile korunması gereken diğer hukuki değerler arasında mevzuatın öngördüğü dengenin gözetildiği anlaşılmıştır. Bu çerçevede, idarenin işlem ve eyleminde hukuka, hakkaniyete ve iyi yönetim ilkelerine aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

VII. KARAR

-Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN REDDİNE,

-Kararın BAŞVURANA ve ÖLÇME SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞINA

tebliğine,

-Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi'nce karar verildi.

Bu bilgiler haricinde hukuki gerekçeler ve mevzuat yönünden konuyu detaylı olarak inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) 20/08/2026 tarih ve 2026/1631 l-S.26.22186 sayılı kararını bilgisayarınıza indirmek için tıklayınız.

Ahmet KANDEMİR

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber