Türkiye'nin 'ikiz kuleleri' olarak bilenen Tekel'in Ankara'daki binaları devletin nasıl soyulduğunun açık göstergesi

Haber Giriş : 06 Ağustos 2003 08:37, Son Güncelleme : 27 Mart 2018 00:42
Türkiye'nin 'ikiz kuleleri' olarak bilenen Tekel'in Ankara'daki binaları devletin nasıl soyulduğunun açık göstergesi

Ankara'daki 'ikiz kuleler'in yapımına 1988 yılında başlandı. İnşaatın bitirilmesi için bundan sonra da 60 trilyon lira gerekli. Üstelik binaların hangi kurum tarafından ne amaçla kullanılacağı da belli değil

Türkiye'nin 'ikiz kuleleri' olarak bilenen Tekel'in Ankara'daki binaları devletin nasıl soyulduğunu bir kez daha ortaya koydu. Halen inşaatı devam eden ve tamamlandığında da ne amaçla ve hangi kurumca kullanılacağı bilinmeyen ikiz kuleler için 15 yılda 220 trilyon lira ödendi. Binanın tamamlanabilmesi için hâlâ 60 trilyon liraya ihtiyaç bulunuyor. Sık sık karar değiştirilmesi nedeniyle maliyet artışının devlet kasasına zararının en az 144 trilyon lira olduğu belirtildi.

TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nun bin 100 sayfalık raporunda, Tekel'in Ankara'daki binasının 15 yıllık serüvenine yer verildi. Turgut Özal'ın başbakanlığıda başlayan inşaat, Yıldırım Akbulut, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, Necmettin Erbakan ve Bülent Ecevit hükümetleri boyunca sürdü. İnşaatla ilgili öyküye raporda şöyle yer verildi: İkiz kuleler olarak bilinen Tekel'in Ankara Başmüdürlük İdare ve Ambar Binası inşaatı 1988 yılı yatırım programında yer aldı ve 14 milyar 61 milyon lira keşif bedelle ihaleye çıktı. İşi yüzde 26.25 indirimle Ceylan İnşaat aldı. İhalede Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatlarının uygulanacağı kabul edildi. Bitim tarihi 1991 olarak belirlendi.

Ceylan İnşaat'a iki ihale
Tekel Genel Müdürlüğü'nün merkezinin Ankara'ya alınması gündeme gelince söz konusu binanın inşaatına genel müdürlük binası olarak devam edilmesine karar verildi. İnşaatın yüzde 30 oranında artışla bitirilemeyeceği anlaşıldı ve genel müdürlük ihtiyaçlarına göre binanın yapılması gerektiği gerekçesiyle Tekel Yönetim Kurulu yeniden ihaleye çıkılmasına karar verdi. Tasfiye kararı alındığında bina inşaatının gerçekleşme oranı yüzde 63 idi. İnşaat 264 milyar 500 milyon lira bedelle yeniden ihale edildi. İhaleyi ise yine Ceylan İnşaat aldı. 1995 yılında ise binanın Başbakanlık hizmet binası olarak kullanılmasına karar verildi. YPK'nın kararıyla ilave ödenek tahsis edildi.Tekel'den de ilave işler ve tadilatlar için yönetim kurulu kararı alınması istendi. Bu kapsamda 35 bin metrekarelik bina inşaatı alanı 147 bin 500 metrekareye çıkarıldı. İşin Başbakanlık Hizmet Binası olarak değiştirilmesi nedeniyle 1993 yılı birim fiyatlarıyla 1 trilyon 824 milyar liralık keşif artışı oldu. Bu artışın ilk keşfe oranı ise yüzde 779.23. 1997 yılında Tekel Yönetim Kurulu yapım ve ihale işlerinin yürütülmesi için kuruluşun mevzuatının uygulanmasına imkân kalmadığını belirtip işin Başbakanlık Müsteşarvekili başkanlığındaki komisyonca yürütülmesi gerektiği kararını aldı.

Büyüklük de değişti
1997 yılının Ekim ayında Bakanlar Kurulu kararıyla Tekel Genel Müdürlük binası projesinin hizmetlerinde kullanılmak üzere tadil edilerek inşaatın yapımı konusunda Tekel'in görevlendirilmesine ilişkin daha önceki Bakanlar Kurulu kararı yürürlükten kaldırıldı. Bu karar uyarınca Tekel Yönetim Kurulu Kasım 1997'de aldığı kararda 1 trilyon lira olan 1997 ödeneğinin 675.7 milyarlık kısmının Başbakanlık Hizmet Binası yapımı için harcandığını devam eden inşaat nedeniyle inşaat büyüklüğünün 63 bin 150 metrekareye indirilmesi, işin isminin tekrar Ankara Başmüdürlük ve Genel Müdürlük Binası olarak değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

Keşif bedeli arttı
Eyüp Aşık'ın Tekel'den sorumlu Devlet Bakanı olduğu 1998 yılında Tarım ve Köyişleri ve Çevre Bakanlıkları binaya talip oldu. Binanın bedeli konusunda ilgili bakanlıklara devri için YPK'ya yazı yazıldı. YPK, Tekel'in ihtiyacı olan 63 bin 150 metrekarelik inşaata bayındırlık birim fiyatlarıyla gerçekleştirilmek üzere 147 bin 500 metrekare olarak devam edilmesi kararlaştırıldı. 1999'da aynı binaya Dışişleri Bakanlığı talip oldu. Ancak Tekel YPK kararını değiştirme yetkisi olmadığını belirtti.
Tekel'in 15 Kasım 2002 tarihli yönetim kurulunda Özelleştirme Üst Kurulu'nda inşaatın yeniden Başbakanlık hizmetinde kullanılmak üzere düzenlenmesinin öngörüldüğü ve bunun Bakanlar Kurulu tarafından da benimsendiği kendilerinin de bu doğrultuda çalışmalar yaptıkları ve hazırlanan mukayeseli keşif neticesinde işin ilk keşfe göre yüzde 505 keşif artışıyla tamamlanabileceği belirtilerek yüzde 27 ilave keşif artışıyla işe devam kararı alındı.

19 asansöre özel fiyat
YPK kararında inşaatın Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatları ile gerçekleştirilmesi öngörüldüğü halde faturalı özel birim fiyatları kullanılarak işe devam edildi ve ödemeler bu fiyatlar üzerinden yapıldı. Faturalı fiyatlar piyasadaki fiyatların birkaç kat fazlası alınarak uygulandı. Örneğin, binaların ihtiyacı olan 27 asansörden 8'i Bayındırlık fiyatlarıyla alınmasına rağmen 19 asansör özel fiyatlarla yapıldı. Asansörler için 7 milyon dolar ödendi. Aynı şekilde dış cephe capao bonito (doğal) giydirme malzemesi alımlarında da 9 trilyon 229 milyar lira fazla ödeme yapıldı. Aynı işin işçilik bedeli için de 729 milyar lira fazla ödeme gerçekleştirildi. Meclis Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu raporunun tespitlerine göre, söz konusu ikiz kuleler için 2002 yılı sonu itibarıyla 220 trilyon lira ödendi. Binanın tamamlanabilmesi için hâlâ 60 trilyon liraya ihtiyaç bulunduğu belirtilen raporda, binanın 280 trilyon liraya mal olacağı vurgulandı.

En lüks sınıfta inşaat
Raporda 145 bin 500 metrekarelik işin Bayındırlık Bakanlığı'nca 2003 yılı birim maliyetlerine göre en lüks sınıfta yer alan D grubu binalar için uygulanan 922 milyon liralık fiyat esas alındığında bile toplam maliyetin 136 trilyon lira olacağına işaret edilerek devletin kasasından ikiz kuleler için 144 trilyon lira fazladan para çıktığına vurgu yapıldı. Raporda, Bayındırlık Bakanlığı'nın 2003 yılı birim fiyatlarına göre V. sınıfta A grubu bakanlık binası yapıları metrekare birim fiyatı olan 558 milyon liranın baz alınması durumunda inşaat maliyetinin 82 trilyon lira olacağı ve bu durumda maliyet fazlalığının da 198 trilyon liraya çıktığına dikkat çekildi.

Araştırılsın talebi
Raporda, alınan karar değişikliklerinin inşaatın maliyetinin artışına sebep olduğu belirtilirken, "halen devam etmekte olan inşaatın tamamlanıp tamamlanmayacağı, tamamlandığında da ne amaçla ve hangi kurum tarafından kullanılacağı" konusunda belirsizlik olduğu belirtildi. İkiz kuleler inşaatında sık sık karar değiştirilmesi nedeniyle yaşanan maliyetlerdeki artışının siyasi sorumluluk kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen raporda, konunun Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun koordinatörlüğünde oluşturulacak bir komisyonca araştırılması, binanın gerçek maliyetinin saptanması ve fazla ödemelerin tespit edilmesi halinde söz konusu miktarların geriye alınması ve usulsüz ödemelere yol açanlar hakkında gerekli inceleme ve soruşturmanın yapılması istendi.

radikal

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber