Danıştay'dan kritik deprem tazminatı kararı: 27 ilçedeki memurları kapsıyor

Danıştay 12. Dairesi, 6 Şubat 2023 depremleri sonrası kamu personeline ödenen deprem tazminatı ve artırımlı fazla çalışma ücretinde bazı ilçelerin kapsam dışında bırakılmasını hukuka aykırı buldu. Daire, 7267 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nda Adana, Diyarbakır, Elazığ ve Sivas'a bağlı 27 ilçeye yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemeyi iptal etti. Gerekçe: Bu ilçeler AFAD kararlarıyla zaten "genel hayata etkili afet bölgesi" sayılmıştı.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 28 Eylül 2026 14:30, Son Güncelleme : 28 Eylül 2026 14:09
Danıştay'dan kritik deprem tazminatı kararı: 27 ilçedeki memurları kapsıyor

7267 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile deprem bölgesinde çalışan kamu personeline 6 ay süreyle aylık 2.059,99 TL tazminat ödenmişti. 657 sayılı Kanuna tabi memurlara ise aynı dönemde normal fazla mesai ücretinin 2 katı verilmişti. Ancak Adana'da 10, Diyarbakır'da 11, Elazığ'da 5 ilçe ile Sivas'ın Gürün ilçesi bu ödemelerin dışında tutulmuştu. Eğitim-İş Sendikasının açtığı davada Danıştay, AFAD'ın afet bölgesi saydığı bu ilçelerin kapsam dışı bırakılmasını haklı bulmadı. Karar henüz kesinleşmedi; Cumhurbaşkanlığının 30 gün içinde temyize başvurma hakkı bulunuyor.

Deprem tazminatı davası: Eğitim-İş, 7267 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'na karşı Danıştay'a gitti

Davayı Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) açtı. Dava konusu, 12 Mayıs 2023 tarihli ve 32188 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7267 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı oldu.

Bu kararla depremden etkilenen yerlerde çalışan kamu personeline iki ayrı ödeme getirilmişti. İlki, 6 Şubat 2023'ten itibaren 6 ay süreyle aylık 2.059,99 TL tazminattı. Bu tazminattan damga vergisi dışında hiçbir vergi ve kesinti yapılmıyordu. Eşlerin ikisi de hak kazanırsa, her birine bu tutarın yüzde 75'i ödeniyordu. İkincisi ise 657 sayılı Kanuna tabi personel için artırımlı fazla çalışma ücretiydi. Bu personele yine 6 ay süreyle, ayda 90 saati geçmemek üzere, normal fazla mesai ücretinin 2 katı ödeniyordu.

Tazminattan yalnızca memurlar değil; askerler, uzman jandarma ve uzman erbaşlar, hakim ve savcılar, öğretim elemanları, kamu işçileri ve sözleşmeli personel de yararlanıyordu.

Deprem tazminatı hangi illerde ödendi, hangi ilçeler kapsam dışında kaldı?

Cumhurbaşkanı Kararı; Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Malatya, Kilis, Osmaniye, Gaziantep ve Şanlıurfa'nın tamamını kapsıyordu. Adana, Diyarbakır ve Elazığ'da ise yalnızca bazı ilçeler karara girmişti.

Adana'da Çukurova, Ceyhan, Seyhan, Kozan ve Yüreğir; Diyarbakır'da Bağlar, Bismil, Çermik, Kayapınar, Sur ve Yenişehir; Elazığ'da ise Merkez, Baskil, Karakoçan, Kovancılar, Maden ve Palu ilçeleri kapsama alındı.

Buna karşılık Adana'nın Aladağ, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Pozantı, Saimbeyli, Sarıçam, Tufanbeyli ve Yumurtalık ilçeleri kapsam dışında kaldı. Diyarbakır'ın Çınar, Çüngüş, Dicle, Eğil, Ergani, Hani, Hazro, Kocaköy, Kulp, Lice ve Silvan ilçeleri de karara alınmadı. Elazığ'ın Ağın, Alacakaya, Arıcak, Keban ve Sivrice ilçeleri ile Sivas'ın Gürün ilçesi de listede yer almadı.

Sendikanın iddiası: Eşitlik ve orantılılık ilkesi ihlal edildi

Sendika, bu ilçelerin de depremden ciddi şekilde etkilendiğini savundu. Sadece ağır yıkımlı konutların az olması gerekçesiyle kapsam dışı bırakmanın Anayasa'daki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürdü. Aynı durumdaki kamu görevlilerine farklı davranılmasının makul bir gerekçesi olmadığını, orantılılık ilkesinin de çiğnendiğini öne sürdü.

Cumhurbaşkanlığının savunması: Bin hasarlı bina eşiği uygulandı

Cumhurbaşkanlığı önce sendikanın dava açma ehliyeti olmadığını savundu. Gerekçe, davanın sendikanın tüm üyelerini ilgilendirmemesiydi. Danıştay bu itirazı yerinde görmedi ve davanın esasına geçti.

Esasa ilişkin savunmada ise 4123 sayılı Kanunun ek 4. maddesine dayanıldı. Bu maddeye göre tazminatın hangi yörelerde, hangi görevlere ve ne miktarda ödeneceğini belirleme yetkisi Cumhurbaşkanına ait. İdare, kapsamı belirlerken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD'ın hasar tespit verilerini kullandığını bildirdi. Önce yıkımın yüksek olduğu yerler seçildi. Ardından yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı bina sayısı bin ve üzerinde olan ilçeler karara eklendi. İdareye göre kapsam dışı kalan ilçelerin hepsinde bu sayı binin altındaydı. Şanlıurfa'nın tamamı ise deprem sonrası yaşanan sel felaketi nedeniyle kapsama alınmıştı.

Tetkik hakimi iptal, Danıştay savcısı ret dedi

Dosyada görüşler ikiye ayrıldı. Tetkik hakimi, dava konusu ilçelerin AFAD kararlarıyla genel hayata etkili afet bölgesi sayıldığını hatırlattı. Bu nedenle buradaki personelin de tazminattan yararlanması gerektiğini düşündü.

Danıştay savcısı ise davanın reddini istedi. Savcıya göre tazminat için bölgenin afete maruz kalması yetmiyordu. Afetin o yerde genel hayata etkili olduğunun da ortaya konması gerekiyordu. Savcı, depremin yalnızca karara alınan ilçelerde genel hayata etkili olduğunu değerlendirdi.

AFAD Olur'ları belirleyici oldu: İlçeler zaten "genel hayata etkili afet bölgesi" sayılmıştı

Danıştay 12. Dairesi, tetkik hakiminin görüşü doğrultusunda karar verdi. Kararda önce Cumhurbaşkanının bu konuda düzenleme yapma yetkisi olduğu kabul edildi. Ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı şu sözlerle vurgulandı:

"İdarenin takdir yetkisini kullanırken, bu yetkisinin sınırsız ve mutlak olmadığı, hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun olarak kullanılması gerektiği hususu öğreti ve yargı kararlarında üzerinde görüş birliği sağlanan konulardandır. Bu bağlamda, idarenin takdir yetkisinin hukuka uygunluk denetiminin, hizmetin gereklerine ve kamu yararına uygun olup, olmadığı noktasında yapılması gerektiğinde de duraksama bulunmamaktadır."

Daire, ardından AFAD'ın depremden hemen sonra aldığı kararlara dikkat çekti. AFAD, 7 Şubat 2023 tarihli Olur ile Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa'yı tüm ilçe, mahalle ve köyleriyle "genel hayata etkili afet bölgesi" ilan etmişti. 15 Şubat 2023 tarihli Olur ile Elazığ'ın tamamı, 21 Şubat 2023 tarihli Olur ile de Sivas'ın Gürün ilçesi bu kapsama alınmıştı.

"Genel hayata etkili afet bölgesi" kavramı, 7269 sayılı Kanun ve buna dayanan yönetmelikte düzenleniyor. Basitçe anlatmak gerekirse; yıkılan veya oturulamaz hale gelen bina sayısı, can kaybı, altyapı hasarı gibi ölçütlere göre afetin o yerdeki günlük hayatı ciddi şekilde etkilediğinin resmen kabul edilmesi anlamına geliyor.

Daire, dava konusu 27 ilçenin tüm mahalle ve köyleriyle birlikte bu kapsamda kaldığını tespit etti. Kararın esas gerekçesi şu ifadelerle ortaya kondu:

"Bu itibarla, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremlerin (...) genel hayata etkili olduğu hususu dosyada mevcut olan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca alınan genel hayata etkililik Olur'larından anlaşıldığından, tabii afete maruz bölgelerde çalışan kamu görevlileri için öngörülen tazminat ve fazla çalışma ücretinden, anılan yerlerde görev yapan kamu görevlilerinin kapsam dışı bırakılarak yararlandırılmamasına yönelik olarak tesis edilen düzenleyici işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır."

Böylece Danıştay, idarenin "bin hasarlı bina" eşiğini kabul etmedi. Devletin kendi kurumu AFAD'ın afet bölgesi saydığı bir yerdeki kamu görevlisini tazminattan dışlamanın hukuken savunulamayacağını ortaya koydu.

Danıştay kararı: Eksik düzenleme iptal edildi

Danıştay 12. Dairesi, 7267 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Karar'ın 1. maddesinin birinci fıkrasındaki eksik düzenlemeyi iptal etti. İptal, Adana, Diyarbakır, Elazığ ve Sivas'a bağlı 27 ilçe ile bu ilçelerin tüm mahalle ve köylerine yer verilmemesini kapsıyor.

Daire ayrıca 2.272,90 TL yargılama gideri ile 40.000 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak sendikaya verilmesine hükmetti. Karar 16 Haziran 2026'da oybirliğiyle verildi. Eğitim-İş, kararı 28 Eylül 2026'da kamuoyuyla paylaştı.

Karar kesinleşti mi? Temyiz yolu açık

Karar henüz kesinleşmiş değil. Tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık. Cumhurbaşkanlığının temyize gitmesi halinde son sözü Kurul söyleyecek.

Bununla birlikte 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre idare, Danıştay kararlarının gereğini tebliğden itibaren 30 gün içinde yerine getirmek zorunda. Temyiz aşamasında yürütmenin durdurulmasına karar verilmezse, bu yükümlülük devam ediyor. Kararın uygulanması için Cumhurbaşkanlığının söz konusu ilçeleri kapsayan yeni bir düzenleme yapması bekleniyor. Bu ilçelerde 6 Şubat-6 Ağustos 2023 döneminde görev yapan kamu personelinin, ödemeye ilişkin gelişmeleri ve kurumlarının uygulamasını takip etmesi gerekecek.

Kararı görmek için tıklayınız.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber