Sayıştay'dan Üniversitelere Bölüm Başkanı Uyarısı: Profesör Varken Doçent, Doçent Varken Doktor Öğretim Üyesi Atanamaz!
Sayıştay'ın üniversitelere yönelik denetimlerinde, yükseköğretimde oldukça yaygın bir uygulamaya ilişkin dikkat çekici bir tespit yapıldı.
"Bölüm Başkanı Atamalarında Ünvan Şartına Uyulmaması" başlıklı olarak Şırnak Üniversitesine yazılan bulguda, bölüm başkanlığı görevlendirmelerinde akademik ünvan sıralamasına uyulması gerektiğini belirterek, üniversitelerdeki mevcut uygulamalara önemli bir uyarıda bulundu.
KANUNDA SIRALAMA AÇIK: ÖNCE PROFESÖR
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 21'inci maddesine göre bölüm başkanı; bölümün aylıklı profesörleri, profesör bulunmadığı takdirde doçentleri, doçent de bulunmadığı takdirde doktor öğretim üyeleri arasından atanıyor. Sayıştay da bu düzenlemeden hareketle bölüm başkanlığında ünvan sıralamasının idarenin tercihine bırakılmış bir husus olmadığı görüşünde.
Raporda, bölüm başkanlığının hem akademik hem de idari bir yönetim görevi olduğu, Kanunun bu sorumluluğu öncelikle üst ünvandaki öğretim üyelerine yüklediği belirtildi. Buna göre bölümde profesör bulunuyorsa bölüm başkanlığında öncelik profesörde; profesör yoksa doçentte, doçent de yoksa doktor öğretim üyesinde bulunuyor.
"FERAGAT DİLEKÇESİ" İLE SIRALAMA DEĞİŞTİRİLEMEZ Mİ?
Bulguyu asıl dikkat çekici hale getiren ise üniversitelerde karşılaşılan "feragat dilekçesi" uygulaması. Sayıştay, uygulamada bazı öğretim üyelerinin bölüm başkanlığı yapmak istemediklerine ilişkin feragat dilekçesi verdiklerini; bazı durumlarda ise böyle bir talepleri olmadığı halde bölüm başkanlığına atanmadıklarını tespit etti.
Denetim sonucunda, bazı bölümlerde üst ünvanlı öğretim üyesi bulunmasına rağmen bölüm başkanlığı görevinin daha alt ünvandaki öğretim üyelerince yürütüldüğü belirlendi. Sayıştayın yaklaşımına göre Kanundaki ünvan sıralaması esas alınmalı.
ÜNİVERSİTELER BÖLÜM BAŞKANLIKLARINI GÖZDEN GEÇİRMELİ
Sayıştayın bulgusu yalnızca denetlenen üniversiteyi değil, bütün devlet üniversitelerindeki bölüm başkanlığı uygulamalarını yakından ilgilendiriyor. Çünkü üniversitelerde zaman zaman akademik ünvan sıralamasından ziyade öğretim üyelerinin idari görev alma isteği, çalışma düzeni veya yönetimin tercihi doğrultusunda bölüm başkanlığı görevlendirmeleri yapılabiliyor.
Sayıştay ise mevzuatı farklı ve oldukça açık yorumluyor:
Bölüm başkanlığı atamalarında akademik ünvan sıralamasına uyulması gerekiyor.
Bu tespit sonrasında üniversitelerin mevcut bölüm başkanlığı görevlendirmelerini 2547 sayılı Kanunun 21'inci maddesi ve Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde yeniden gözden geçirmelerinde yarar bulunuyor.
Ancak bulgu beraberinde başka bir tartışmayı da gündeme getiriyor:
Bir profesör bölüm başkanlığı yapmak istemiyorsa, sırf ünvanı nedeniyle bu idari görevi üstlenmek zorunda mı? Akademik ünvanın yüksek olması, kişiyi mutlaka daha uygun bir idareci yapar mı?
Sayıştayın tespiti mevcut mevzuat açısından önemli.
Belki de bundan sonraki tartışma, üniversitelerde yöneticiliğin yalnızca akademik ünvan sıralamasına mı, yoksa yöneticilik isteği ve yetkinliğine de mi dayanması gerektiği üzerinden yürütülmeli.
BULGU 9: Bölüm Başkanı Atamalarında Unvan Şartına Uyulmaması
Üniversitede görev yapan bölüm başkanlarının atanmasında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda belirlenen unvan şartına uyulmadığı görülmüştür. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Bölüm" başlıklı 21'inci maddesinde; "Bölüm, bölüm başkanı tarafından yönetilir. Bölüm başkanı; bölümün aylıklı profesörleri, bulunmadığı takdirde doçentleri, doçent de bulunmadığı takdirde doktor öğretim üyeleri arasından fakültelerde dekanca, fakülteye bağlı yüksekokullarda müdürün önerisi üzerine dekanca, rektörlüğe bağlı yüksekokullarda müdürün önerisi üzerine rektörce üç yıl için atanır. Süresi biten başkan tekrar atanabilir. Bölüm başkanı, görevi başında bulunamayacağı süreler için öğretim üyelerinden birini vekil olarak bırakır. Herhangi bir nedenle altı aydan fazla ayrılmalarda, kalan süreyi tamamlamak üzere aynı yöntemle yeni bir bölüm başkanı atanır. Bölüm başkanı, bölümün her düzeyde eğitim - öğretim ve araştırmalarından ve bölüme ait her türlü faaliyetin düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesinden sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir.
Buna ek olarak, 18.02.1982 tarihli, 17609 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe giren Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği'nin "Bölümler" başlıklı 14'üncü maddesinde; "Bir bölümlü fakültelerde dekan aynı zamanda bölüm başkanıdır." Aynı Yönetmelik'in "Yöneticilerle İlgili Ortak Hükümler" başlıklı 18'inci maddesinde de; "Başkanlık görevinde bir doçentin bulunması halinde bir profesörün, bir yardımcı doçentin bulunması halinde profesör veya doçentin, bir öğretim görevlisinin bulunması halinde ise bir öğretim üyesinin aynı birimde görevlendirilmesi ile başkanlık görevi sona erer. Boşalan başkanlık görevine usulüne göre yeni başkan atanır." hükmü yer almaktadır.
Düzenlemelerden açıkça anlaşıldığı üzere, Yükseköğretim Kanunu bölüm başkanına; hem akademik hem de idari olarak bölümü yönetme görevi vermiştir. Bu görev, unvan olarak üstte yer alan öğretim üyelerine yüklenen kanuni bir sorumluluktur. Bundan dolayı, bölüm başkanı atamalarında "bölümün aylıklı profesörleri, bulunmadığı takdirde doçentleri, doçent de bulunmadığı takdirde doktor öğretim üyeleri arasından" ifadesiyle atanmada unvan şartı, kanun maddesinde açıkça yer almıştır. Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği'nde ise bu hususlara ek olarak dekanlık görevi ile bölüm başkanlığı görevinin aynı kişide birleşebileceği ifade edilmiş ve aynı bölümde daha üst unvanlı bir öğretim elemanının göreve başladığı durumda, alt unvanlı bölüm başkanının başkanlık görevinin kendiliğinden son bulacağı düzenlemesi ile kanun koyucu; her ne kadar mevcut durumda başka bir idari bir görev üstlense dahi, bölüm başkanlığı için daha üst unvanlı öğretim üyesinin atanması gerektiğini vurgulamıştır.
Uygulamada, bölümlerde görev yapan öğretim üyelerinin bölüm başkanlığı yapmama iradelerine ilişkin "feragat dilekçesi" verdikleri ya da böyle bir talepleri olmamasına rağmen bölüm başkanı olarak atanmadıkları görülmektedir. Üniversitede görev yapan bölüm başkanları incelendiğinde, mevzuatta aranan unvan şartına uyulmadığı dolayısıyla, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda öngörülen akademik ve idari yöneticiliğin üst unvan tarafından gerçekleştirilmesi hükmünün gereği yerine getirilmediği görülmüştür.
Kamu İdaresi cevabında; bölüm başkanı atamalarında unvan şartına dikkat edildiği, bölümlerde atama şartlarını taşıyan öğretim üyesi bulunmadığında tedviren atama yapıldığı ifade edilmiştir. Ancak yapılan incelemelerde bazı bölümlerde görev yapan öğretim üyelerinin ünvanı itibarıyla bölüm başkanlığına atanması gerektiği halde atanmadığı görülmüştür. Sonuç olarak; yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde, Üniversitede görev yapan bölüm başkanlarının atanmasında unvan şartına uyulması gerekmektedir.