Diyanet personelinin naklen atanmasında, kendisinin veya çocuğunun eğitim özrü dikkate alınır mı?

Danıştay, Müftülükte görev yapan memurun, amirleri ve çalışma arkadaşları ile uyumlu çalışamaması sebebiyle naklen başka bir görev ve ile atanmasında, öğrenim durumunun geçerli bir mazeret oluşturmadığını belirterek, davacının çocuğunun öğrenim durumu dikkate alınarak durumuna uygun il içinde başka bir ilçeye atanması gerektiği yönündeki İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 18 Nisan 2018 10:09, Son Güncelleme : 09 Nisan 2018 18:46
Diyanet personelinin naklen atanmasında, kendisinin veya çocuğunun eğitim özrü dikkate alınır mı?

Memurun kendisinin ve çocuğunun eğitim durumu, yer değiştirme açısından mazeret sayılır mı?

Danıştay, kararında idarenin, memurların naklen atanması konusunda mevzuat ile kendisine tanınmış olan takdir yetkisini, kamu hizmetinin sağlıklı, etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla kullandığını, bunun yanında atamaya yetkili amirin soruşturma raporundaki teklif ile bağlı olmadığı ve hizmet gereklerine uygun olmak koşuluyla getirilen teklif dışında bir atamaya da karar verebileceğini ifade etmiştir.

Danıştay, öğretim mazereti ile ilgili olarak, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Mazeret sebebiyle yer değiştirme" başlıklı 38. maddesinde ise, sağlık (kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığının) ve aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabileceği hüküm altına alınmış olmasına karşın öğrenim mazeretine yer verilmediğini, bu kapsamda memurun kendisinin ve çocuğunun eğitim durumunun, yer değiştirme açısından mazeret sayılmadığının açık olduğuna karar vermiştir.

T.C.

D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No : 2016/27232

Karar No : 2017/23841

Karar Tarihi: 06.12.2017

İstemin Özeti : İdare Mahkemesinin 24.2.2016 tarih ve E:2015/401, K:2016/171 sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Ferhat Eker

Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince gereği görüşüldü:

Dava, ... İli, ....... İlçe Müftülüğünde genel idare hizmetleri sınıfında veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, ....... İli, .......İlçesi'ne din hizmetleri sınıfında imam-hatip olarak atanmasına ilişkin 3.3.2015 tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesinin 24.2.2016 tarih ve E:2015/401, K:2016/171, sayılı kararıyla; soruşturma raporu ve eki ifade tutanaklarının birlikte değerlendirilmesinden, davacı hakkında ileri sürülen iddiaların sübuta erdiği, sübuta eren bu eylemler nedeniyle davacının bulunduğu yerde ve birimde sağlıklı bir şekilde hizmet etme olanağının kalmadığı, yer değişikliğinin kamu hizmetinin sağlıklı, etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli olduğu, dolayısıyla davacının naklen atanması ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 71/2. maddesine dayanılarak sınıfının değiştirilmesi konusunda davalı idarenin takdir yetkisinin bulunduğu sonucuna varılmış ise de, davacının, muhakkikin önerisi doğrultusunda ve çocuğunun öğrenim durumu dikkate alınarak durumuna uygun il içinde başka bir ilçeye atanması gerekirken, ....... İli, ....... İlçesi'ne atanmasının kamu hizmetinin aksatılmamasının sağlanması amacıyla ve hizmet gerekleri gözetilerek değil, davacının cezalandırılması amacıyla yapıldığı kanaati oluştuğundan, dava konusu işlemde anılan mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Davalı idare, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 71. maddesinin 2. fıkrasında "Kurumlar, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilirler." hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanun'un 76. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Kurumlara görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memuru bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.

15.4.2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin, "Hizmet gereği görev veya yer değiştirme" başlıklı 36. maddesinde, haklarında yapılan teftiş veya soruşturma sonucu o yerde kalmalarında sakınca görülmüş olan personelin, zorunlu grup ve/veya sınıf hizmet süreleri tamamlanmadan ve yer değiştirme suretiyle atanma dönemi beklenmeksizin hizmet gereği görev veya yerinin değiştirilebileceği düzenlenmiştir.

Aynı Yönetmeliğin "Mazeret sebebiyle yer değiştirme" başlıklı 38. maddesinde ise, sağlık (kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığının) ve aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabileceği hüküm altına alınmış; öğrenim mazeretine yer verilmemiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, yukarıda anılan Yönetmeliğin eki listelere göre 3. grup 3. sınıf görev yerleri içinde yer alan ........ İli, ....... İlçe Müftülüğü'nde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, hakkında başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen 30.1.2015 tarihli soruşturma raporunun sonuç kısmında, daire içinde ve dışında görevlilerle olumlu diyalog kuramadığı, uyum ve işbirliği içerisinde görevini yürütemediği, personel arasında huzursuzluğa sebebiyet verdiği, bu şartlarda büro personeli olarak sağlıklı ve verimli bir şekilde görevini yürütme imkanının olmadığı belirtilerek veri hazırlama ve kontrol işletmenliği görevinden alınarak müktesebine uygun ilçe dışına imam-hatip olarak atanmasının uygun olacağı kanaatinin belirtildiği, bunun üzerine, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun 3.3.2015 tarihli kararı ile rapordaki teklif doğrultusunda, bölge dışına, imam-hatip olarak nakledilmesinin uygun olacağı teklifinin getirildiği, teklifin Başkanlık makamınca onaylanması neticesinde davacının, aynı grup ve sınıfta yer alan ........ İli, ........ İlçesi'ne din hizmetleri sınıfında imam-hatip olarak atanması üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Dosyada mevcut soruşturma raporu ve eki belgeler incelendiğinde, davacı ile ilgili olarak tespit edilen hususların, amirleri ve çalışma arkadaşları ile uyumlu çalışamadığını gösterdiği, bu durumun ise hizmetin aksamasına yol açtığı anlaşılmakta olup, görev ve yerinin değiştirilmesi yönünde getirilen teklifin hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.

Diğer yandan, yukarıda yer verilen mevzuatta, memurun kendisinin ve çocuğunun eğitim durumunun, yer değiştirme açısından mazeret sayılmadığı açıktır.

Bu durumda, atamaya yetkili amirin soruşturma raporundaki teklif ile bağlı olmadığı ve hizmet gereklerine uygun olmak koşuluyla getirilen teklif dışında bir atamaya da karar verebileceği dikkate alındığında, davalı idarenin, memurların naklen atanması konusunda mevzuat ile kendisine tanınmış olan takdir yetkisini, kamu hizmetinin sağlıklı, etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla kullandığı, ayrıca davacının atamaya engel bir mazeretinin de bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesinin 24.2.2016 tarih ve E:2015/401, K:2016/171 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 6.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber