33 senelik izin parası Yargıtay'dan döndü

Aynı şirkette 33 yıl muhasebe ve mali işler müdürü olarak çalışan N.U.'nun vefatının ardından ailesi hak arama mücadelesi başlattı. İş Mahkemesi "33 yıl hiç izin kullanmadı" iddiasını kabul etti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise vakıa ile bağlılık kuralı gereği yıllık izin ücretinde üçte bir oranında indirim yapılmasına hükmetti.

Kaynak : İhlas Haber Ajansı
Haber Giriş : 06 Kasım 2026 16:50, Son Güncelleme : 06 Kasım 2026 16:50
33 senelik izin parası Yargıtay'dan döndü

Özel bir şirkette muhasebe ve mali işler müdürü olarak 33 yıl çalışan N.U. vefat etti. Ailesi, İş Mahkemesi'ne başvurarak hak arama mücadelesi başlattı.

Davacılar, N.U.'nun son aldığı aylık ücretin net 15 bin TL olduğunu, ancak şirkette ücretin bir kısmının bankadan, bir kısmının elden ödendiği için Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilen miktarın daha düşük kaldığını öne sürdü. Yoğun tempoda çalışan murisin yıllık izinlerinin büyük bölümünü kullanmadığını belirten aile; kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi alacağı ve yıllık izin ücreti alacaklarının işverenden tahsilini talep etti.

İşveren: İzinler kullanıldı, ödemeler yapıldı

Davalı işveren ise N.U.'nun emekli olduktan sonra da danışmanlık hizmeti verdiğini savundu. İşveren, ikinci dönemin önemli bölümünde müteveffanın rahatsız olduğunu, bu dönemde yıllık izinlerini kullandığını, kullanılmayan izinler ile kıdem tazminatına mahsuben de ödemeler yapıldığını ileri sürdü.

İş Mahkemesi aileyi haklı buldu

İş Mahkemesi, iş sözleşmesi ölümle sona erdiği ve daha önce kıdem tazminatı ödendiği ispatlanamadığı için kıdem tazminatı talebini kabul etti. İşveren, işçinin ücretli izin hakkını kullandığını veya fesihten sonra izin ücretlerinin ödendiğini ispatlayamadığından yıllık izin ücreti talebi de yerinde bulundu. İstinafa taşınan karar, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da onandı.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozdu

Dosyayı temyiz incelemesinde ele alan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 33 yıl boyunca hiç izin kullanılmadığı yönündeki kabulün yanlış olduğuna dikkat çekti. Kararda şu noktalar öne çıktı:

  • Gerçek ücret yeniden belirlenecek: Banka kayıtları, bordrolar, taraf tanıklarının beyanları ve ücret araştırması sonuçları birlikte değerlendirilerek işçinin gerçek ücreti belirlenmeli. Eksik inceleme bozma sebebi sayıldı.
  • Dava dilekçesindeki ifade: Dilekçede izinlerin tamamının değil, "büyük bir bölümünün" kullanılmadığı belirtilmişti. 6100 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca hakim, iki taraftan birinin söylemediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz.
  • İşçinin görevi ve konumu: Muhasebe ve mali işler müdürü olarak çalışan işçi, unvanı ve konumu gereği yıllık izne ilişkin kayıt ve belgeleri düzenleme veya düzenletme yetkisine sahipti.

"Üçte bir oranında kullanıldı" kabulü

Yargıtay, dilekçedeki vakıalar ile işçinin işyerindeki görev ve konumu birlikte değerlendirildiğinde yıllık izin hakkının üçte bir oranında kullanıldığının kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Buna göre hak kazanılan yıllık izin ücreti alacağı hesaplanacak. Daire, ilk derece mahkemesinin vakıa ile bağlılık kuralına aykırı hüküm kurmasının hatalı olduğuna hükmederek kararı bozdu.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber