Osmanlı'nın İnsan Okuma Sanatı Yapay Zeka İle Geri Döndü
Bir zamanlar Osmanlı saraylarında insanı tanımanın anahtarı olarak görülen İlmi Sima, bugün plazaların mülakat odalarında yeniden uygulanıyor.
-
CV'lerin ve referansların ötesine geçen iş dünyası, artık yüz hatlarının anlattıklarına kulak veriyor. İlmi Sima'nın kadim yüz okuma anlayışıyla modern biyometrik teknolojilerin kesiştiği bu yeni dönemde, bireyler sadece mülakat masasında değil aynanın karşısında da kendilerini yeniden keşfetmeye başlıyor.
-
İLMİ SİMA NEDİR?
İlmi Sima (ya da İlm-i Sima), insanın yüz şekli, alın genişliği, kaş yapısı, gözler, burun, dudaklar ve çene gibi dış görünüş unsurlarını inceleyerek onun ahlakı, ruh hali, huyları ve davranış eğilimlerini ele alır.
Bu yüzden tarih boyunca"insan sarraflığı" yani insanı tanıma ve ayırt etme sanatı olarak görülmüştür.
-
OSMANLI'DA İLMİ SİMA
-Osmanlı saraylarında özellikle devlet görevlisi seçimi, elçi kabulü ve önemli görevlerde kişilerin mizacını anlamak için kullanıldığı rivayet edilir.
-Erzurumlu İbrahim Hakkı, meşhur eseri Marifetname'de İlmi Sima'ya geniş yer ayırmış, yüz hatları ile karakter arasında bağlar kurmuştur.
-
NE ANLATMAYA ÇALIŞIR?
İlmi Sima'ya göre:
Geniş ve açık alın → Zihinsel açıklık, araştırmacı ruh
Belirgin çene → Kararlılık, direnç
Birbirine yakın kaşlar → Detaycılık, titizlik
Sert bakışlar → Savunmacı ya da otoriter yapı
NOT:İlmi Sima"kesin hüküm veren" bir kader okuması değildir. Daha çok eğilimler ve mizaç üzerine yorum yapar
-
BİLİM Mİ, MİSTİK BİLGİ Mİ?
Tarihsel olarak İlmi Sima:
-Felsefe, ahlak ve gözlem temelli bir gelenekten gelir
-Modern bilim tarafından kesin bir yöntem olarak kabul edilmez
-Günümüzde psikoloji, beden dili ve nörobilimle kısmen ilişkilendirilmeye çalışılmaktadır
-Bugün yapay zeka ve yüz analizi teknolojilerinin bu alana ilgisi de buradan doğuyor.
-
İLMİ SİMA:
Yüzü bir ayna gibi görür
"İnsan kendini yüzünden tanır" fikrine dayanır. Tarih, kültür ve insan psikolojisinin kesiştiği gizemli ama etkileyici bir alandır
-
Marifetname'de geçen anlayışa uygun, klasik yüz okuma örneklerini
🧠 Alın (Zihin ve idrak)
Geniş ve açık alın
→ Akıl açıklığı, ilme yatkınlık, tefekkür gücüDar alın
→ Pratik ama yüzeysel düşünme, acelecilikÇok çizgili alın
→ Fazla düşünme, kaygı ve zihinsel yorgunlukMarifetnâme'de alın, "aklın kapısı" olarak görülür.
-
Gözler (Ruh hali ve niyet)
Canlı ve parlak gözler
→ Samimiyet, iç açıklığı, iyi niyetSabit ve sert bakış
→ Otoriterlik, bazen inatSürekli kaçan bakış
→ Huzursuzluk, güvensizlik ya da çekingen mizac"Göz, kalbin tercümanıdır" anlayışı hakimdir.
-
Kaşlar (Mizaç ve davranış)
Birbirine yakın kaşlar
→ Titizlik, ciddiyet, iç disiplinAyrık kaşlar
→ Hoşgörü, rahatlık, esnek karakterSürekli çatık kaş
→ Savunmacı ruh hâli, hayatla mücadele bilinci -
Burun (İrade ve benlik)
Düz ve orantılı burun
→ Dengeli kişilik, ölçülülükBüyük burun
→ Özgüven, liderlik arzusuÇok sivri burun
→ Kurnazlık, hesapçılık (olumlu ya da olumsuz yönde) -
Dudaklar (Duygular ve iletişim)
Dolgun dudaklar
→ Merhamet, şefkat, cömertlikİnce dudaklar
→ Ketumluk, duyguları saklamaAsimetrik dudak
→ İç çatışma, kararsızlık -
Çene (Azim ve sebat)
Güçlü ve belirgin çene
→ Kararlılık, direnç, sabırYuvarlak çene
→ Uyumlu, yumuşak huylu mizacGeri çekik çene
→ Çekingenlik, başkasına yaslanma eğilimi⚠️ Marifetnâme'nin altını çizdiği önemli nokta
"Suret sireti bildirir lakin tek alametle hüküm verilmez."