Bahise bulaşana 'kredi' de 'kart' da yok!

Bankalar kredi ve kredi kartı verirken artık yalnızca kredi notunu değil, müşterinin hesap hareketlerini de mercek altına alıyor. Sanal bahis siteleriyle ilişkili işlemler, açıklaması bulunmayan para transferleri ve düzensiz para trafiği, başvuruların reddedilmesine sebep oluyor. Yapay zeka destekli sistemlerle yapılan analizlerde "riskli" olarak sınıflandırılan müşterilere kredi ve kart yolu kapanıyor.

Kaynak : Türkiye
Haber Giriş : 09 Ocak 2026 07:29, Son Güncelleme : 09 Ocak 2026 08:24
Bahise bulaşana 'kredi' de 'kart' da yok!

Son dönemde kredi ya da kredi kartı başvurusu yapan birçok kişi, kredi notu iyi olmasına rağmen bankalardan olumsuz cevap alıyor. Özellikle banka hesaplarında sanal bahis siteleriyle ilişkili işlemler veya kaynağı net olmayan para transferleri bulunan müşteriler için kredi muslukları giderek kapanıyor. Bankalar artık sadece kredi notuna değil, başvuru sahibinin son aylardaki para trafiğine de ayrıntılı şekilde bakıyor. Bankacılık sektöründe "davranışsal risk analizi" olarak adlandırılan bu yöntemle, müşterinin hesabına giren ve çıkan paranın düzeni inceleniyor.

Düzenli maaş girişi, fatura ödemeleri ve standart harcamalar "normal finansal davranış" olarak değerlendirilirken; sık sık yapılan açıklamasız transferler, aniden yükselen para giriş-çıkışları veya bahis ve oyun sitelerine giden ödemeler riskli kabul ediliyor. Bu tür işlemler, kredi geri ödeme kapasitesi açısından bankalar için önemli bir uyarı sinyali sayılıyor.

KARA LİSTEYE GİRİYOR

Bankalar bu incelemeyi büyük ölçüde otomatik sistemler üzerinden yapıyor. Kara para aklama ve finansal suçlarla mücadele kapsamında kullanılan AML (Anti-Money Laundering) yazılımları, müşterinin hesap hareketlerini geçmiş dönemlerle karşılaştırıyor. Üst düzey yapay zeka uygulamaları da bu denetimin bir parçasını oluşturuyor. Olağan dışı işlem tespit edildiğinde müşteri, bankanın iç sistemlerinde "yüksek riskli" olarak işaretlenebiliyor. Bu işaretleme, ilerleyen dönemde kredi ve kredi kartı başvurularının reddedilmesine yol açabiliyor.

PARA TRAFİĞİ İNCELENİYOR

Özel bir bankanın İstanbul'daki şube müdürü, kredi değerlendirme süreçlerinin eskisine göre çok daha sıkı hale geldiğini belirterek şunları söylüyor: Eskiden kredi notu yüksek olan bir müşteriye kredi vermek daha kolaydı. Şimdi ise hesabın nasıl kullanıldığına bakıyoruz. Bahis sitelerine düzenli para çıkışı olan ya da sık sık farklı kişilerden para alıp gönderen bir müşteri, gelir seviyesi iyi olsa bile riskli kabul edilebiliyor. Bu, şube müdürünün kişisel kararı değil; sistemin ürettiği risk skorunun bir sonucu.

Uzmanlara göre bu yaklaşımın arkasında hem yasal yükümlülükler hem de bankaların artan temkinliliği bulunuyor. Türkiye'de bankalar, Merkez Bankası Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosu (KKB) üzerinden kredi geçmişini takip ederken, kendi iç denetim ve uyum birimleri aracılığıyla da hesap hareketlerini sürekli izliyor. Şüpheli işlemler tespit edildiğinde, bankalar bunları ilgili finansal istihbarat birimlerine bildirmekle yükümlü.

YAPAY ZEKA DESTEĞİYLE HESAPLAR İNCELENİYOR

Bankacılıkta davranış temelli risk analizine dikkat çeken Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık "Kredi notu yüksek olan kişiler dahi, hesap kullanım biçimleri sebebiyle kredi veya kredi kartı başvurularında olumsuz sonuçla karşılaşabiliyor. Düzenli gelir, öngörülebilir harcamalar ve tutarlı para akışı düşük riskli kabul edilirken, gelirle uyumsuz harcamalar ve riskli olarak sınıflandırılan sektörlerle temas, kredi değerlendirmesinde dezavantaj oluşturuyor" dedi.

NE KADAR DEĞİL NASIL KAZANDIĞINA BAKILIYOR

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu süreçler daha da hızlandı. Yapay zeka ve büyük veri analizi sayesinde bankalar, müşterilerin finansal alışkanlıklarını detaylı şekilde modelleyebiliyor. "Gelirle uyumsuz harcama", "düzensiz para trafiği" veya "riskli sektörlerle temas" gibi unsurlar otomatik olarak puanlanıyor. Ortaya çıkan risk skoru, kredi başvurusunun sonucunu doğrudan etkiliyor. Bankacılık kaynakları, özellikle sanal bahis ve benzeri faaliyetlerin kredi değerlendirmesinde olumsuz bir faktör olarak öne çıktığını vurguluyor. Bu tür harcamalar, düzenli ve sürdürülebilir gelir yapısıyla örtüşmeyen bir finansal davranış olarak kabul ediliyor. Bu nedenle birçok kişi, farkında olmadan yaptığı hesap hareketleri nedeniyle bankaların "kredi verilemez" listesine girebiliyor.


Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber