Avukatların savunma hakkı kaldırılmıyor, hakkın kötüye kullanılması önlenecek
Adalet Bakanı Akın Gürlek, tutukluların avukatlarıyla görüşmelerine sınırlama getirileceği iddialarına açıklık getirdi. Gürlek, savunma hakkının ortadan kaldırılmasının söz konusu olmadığını belirterek, düzenlemenin "hakkın kötüye kullanımını önlemeye" yönelik olduğunu söyledi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hürriyet yazarı Hande Fırat'a yaptığı açıklamada, tutukluların avukatlarıyla görüşmelerine yönelik sınırlama tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Daha önce gündeme gelen düzenleme taslağına 80 baronun tepki göstermesinin ardından konuşan Gürlek, düzenlemenin savunma hakkını ortadan kaldırmaya değil, kötüye kullanımın önüne geçmeye yönelik olduğunu ifade etti.
Bakan Gürlek, ceza infaz kurumlarında güvenlik risklerinin ortaya çıkması halinde, hakim kararıyla ve belirli sürelerle sınırlı bazı usuli tedbirlerin alınabileceğini belirterek, bunun hukuk devleti ilkesiyle uyumlu olduğunu vurguladı.
Savunma hakkının özüne dokunulmayacak
Akın Gürlek, kamuoyundaki eleştirilere yanıt verirken şu ifadeleri kullandı:
"Savunma hakkının ortadan kaldırılması ya da özünün zedelenmesi gibi bir yaklaşımımız kesinlikle söz konusu olamaz. Mesele savunma hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçmek."
Hiçbir hakkın sınırsız olmadığını belirten Gürlek, ceza infaz kurumlarında somut ve ciddi bir güvenlik riski ortaya çıkması halinde kanuna dayalı, hakim kararıyla ve belirli sürelerle sınırlı tedbirler alınabileceğini söyledi.
"Örgütsel talimat aktarımına araç olamaz"
Bakan Gürlek, özellikle terör ve örgüt suçları bakımından hassasiyet bulunduğunu belirterek, bazı görüşmelerin delillerin yok edilmesine ya da örgütsel talimat aktarımına araç haline gelmesi durumunda devletin kayıtsız kalamayacağını ifade etti.
"Bir görüşme delillerin yok edilmesine ya da örgütsel talimat aktarımına araç haline geliyorsa, hukuk devleti buna kayıtsız kalamaz. Terör ve örgüt suçlarında avukatların müvekkilleriyle görüşmesinde sıkıntı var" diyen Gürlek, tutuklular bakımından masumiyet karinesinin geçerli olduğunu ancak avukatların örgütsel süreçlerin parçası haline gelmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Düzenleme hakim kararı ve somut tespit şartına bağlı
Üzerinde çalışılan düzenlemenin çerçevesine de değinen Gürlek, her görüşmede otomatik bir uygulamanın söz konusu olmayacağını belirtti. Buna göre;
- Öncelikle mahkeme kararı bulunacak,
- Somut bir tespit yapılacak,
- Tedbir belirli süreyle sınırlı olacak.
Bakan Gürlek, "Bu illa yüzde 100 her görüşmede uygulanacak diye bir şey yok" ifadelerini kullandı.
AİHM içtihatlarına atıf
Gürlek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da işaret ederek, terör ve örgüt suçlarında hakim kararı ve somut delil bulunması halinde avukat görüşmelerine getirilen kısıtlamaların makul görüldüğünü dile getirdi.
Mevcut Türk mevzuatında bu konuda açık bir düzenleme bulunmadığını belirten Gürlek, ihtiyaç duyulan düzenlemenin bu boşluğu gidermeye yönelik olduğunu söyledi.
Tutuklu-avukat görüşmeleri konusunda yapılması planlanan düzenleme, önümüzdeki dönemde TBMM gündeminde ele alınması beklenen başlıklar arasında yer alıyor.