Okul değil fabrika gibi: Meslek lisesi kapılarını ekonomiye açıyor
Toplam 5 bölümde 350 öğrenciye hizmet veren Safranbolu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, döner sermaye sistemini yeniden canlandırarak "üreten okul" kimliğini güçlendiriyor. Mobilya üretiminde tasarım aşamasından son kullanıcıya kadar olan süreci bizzat yöneten öğrenciler, teorik bilgilerini pratikle pekiştiriyor.
Karabük'ün Safranbolu ilçesinde meslek lisesi öğrencilerinin el becerisiyle
ürettiği ürünlerin, döner sermayenin yeniden faaliyete geçirilmesiyle ekonomik
kazanca dönüştürülmesi hedefleniyor.
Safranbolu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde eğitim gören
öğrenciler, atölyelerde hem geleneksel hem de modern üretim teknikleriyle çeşitli
mobilya ürünleri hazırlıyor.
Müfredat kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde öğrenciler; sandalye,
masa, sehpa ve dolap gibi ürünleri tasarlayıp üretim aşamasına kadar tüm süreçleri
birebir deneyimleme imkanı yakalıyor.
Okul Müdürü Muammer Demirtaş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada,
okulun 1981 yılında eğitim öğretime başladığını belirterek, "Kurulduğunda
3 bölüm üzerine açılmış, sonraki yıllarda 2 bölümün daha eklenmesiyle birlikte
makine, metal teknolojileri, mobilya, bilişim ve elektrik-elektronik alanlarında
olmak üzere toplam 5 bölümle eğitim öğretime devam etmektedir. 350 öğrenciye
hizmet vermekteyiz. Okulumuz ülkemizin yüz akı okullarından bir tanesi, ilçemizin
ve ilimizin değer katan, değer üreten önemli bir kurumudur" dedi.
Okulda müfredat kapsamında üretim faaliyetlerinin de yürütüldüğünü ifade eden
Demirtaş, "Özellikle mobilya bölümünde çeşitli üretimler yapılmakta, üretilen
ürünler geçmişte döner sermaye kapsamında değerlendirilmekteydi. Şu an döner
sermayenin yeniden açılmasıyla ilgili bir başvurumuz ve talebimiz bulunmaktadır.
İnşallah açıldığında öğrencilerimizin yoğun emekle ürettikleri bu ürünleri ülke
üretimine, milli bir sermaye olarak ve el emeği değeriyle kazandırmayı arzu
ediyoruz" diye konuştu.
Mesleki eğitimin önemine de değinen Demirtaş, "Mesleki eğitim, çağımızın
en önemli ve en çok tercih edilen alanlarından biridir. Mesleki eğitimin kıymeti
anlaşıldıkça ülkemizde ara eleman sorununun giderilmesi ve meslek erbabı sayısının
artırılması adına güzel çalışmalar yürütülmektedir" ifadelerini kullandı.
Mobil ve İç Mekan Tasarımı alanı öğretmeni Mehmet Bayram ise, öğrencileri meslek
sahibi yapmak için önce tasarım, ardından üretim sürecini öğrettiklerini söyledi.
Geleneksel ahşap sanatlarının yanı sıra CNC tezgahlarda modern üretim tekniklerini
de kullandıklarını aktaran Bayram, kaplama, oyma ve taklit kündekari uygulamalarıyla
öğrencileri yetiştirdiklerini ifade ederek amaçlarının ahilik kültürü doğrultusunda
meslek ahlakına sahip bireyler yetiştirmek olduğunu kaydetti.
Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölümü 10. sınıf öğrencisi Cemre Taha Çenesiz,
"Sınıfta bilgisayar dersi görüyor ve bilgisayarda çizimler yapıyoruz. Daha
sonra atölyeye gelerek ahşap birleştirme ve oyma işlemlerini öğreniyoruz. Burada
sandalye, sehpa, masa ve dolap gibi ürünler yapıyoruz. Çoğunlukla geçmeli ve
birleştirmeli parçalar üretiyoruz" şeklinde konuştu.
Çenesiz, derste öğrendikleri bilgileri atölyelerde yaptıkları çalışmalarla el
becerilerini pratik hale getirdiklerini ifade etti.
Öğrencilerden Yiğitcan Cansev de, mobilya mesleğini gelecekte yapmak istediğini dile getirerek şunları söyledi: "Bu mesleği gelecekte yapmak istiyorum çünkü altyapısı olan bir işim olacak. Bu okuldan mezun olduğumda bu işin altyapısına sahip olacağım. Bu nedenle bu mesleği yapmak istiyorum. Gelecekte bu işi yaparsam ekmeğimi kazanabileceğimi düşünüyorum."