Geçim Krizi Memuru Taş Devrine Döndürdü
Devlet Memurları Konfederasyonu, TÜİK tarafından açıklanan Aralık ayı enflasyon verilerinin ardından, 05 Ocak 2026 Pazartesi günü saat 12.00'de Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde dikkat çekici bir taş devri mizanseni eşliğinde basın açıklaması ve eylem gerçekleştirdi. Basın açıklamasını Konfederasyon Genel Başkanı Osman Kaya yaptı.
Genel Başkan Kaya, açıklamasında kamu çalışanlarının giderek derinleşen geçim sıkıntısına dikkat çekerek, açıklanan %0,89'luk aylık enflasyon oranı sonrası memura reva görülen toplam zam oranının %18,61'de kalmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kaya, "Bu rakamlar bizim soframızdan eksilen ekmeğin, evimizden azalan huzurun matematiksel kılıfıdır" dedi.
Zam oranlarının sorumlusunun, toplu sözleşme masasında kamu çalışanlarını temsil edemeyen yetkili konfederasyon olduğunu ifade eden Kaya, mevcut ücret politikasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir sosyal çöküşe yol açtığını söyledi. Enflasyonla mücadele adı altında memur ve emeklinin ağır bir geçim kriziyle baş başa bırakıldığını belirtti.
Açıklamada açlık sınırının 30.143 TL, yoksulluk sınırının ise 98.188 TL'ye ulaştığı hatırlatılarak, memur maaşlarının bu rakamların çok gerisinde kaldığı vurgulandı. Konfederasyonun saha araştırmasına göre ortalama bir memurun 215 bin TL borç yükü altında olduğu, kira, kredi taksitleri ve faturalar karşısında geçimin sürdürülemez hale geldiği ifade edildi.
Genel Başkan Kaya, maaş artışları yetersiz kalıyorsa memurun zorunlu giderlerinin devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini dile getirerek; elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturalarına destek, toplu ulaşımın ücretsiz olması, lojman ve kira desteği sağlanması taleplerini yineledi.
Eylem kapsamında gerçekleştirilen taş devri mizanseni ile kamu çalışanlarının modern yaşamdan koparıldığına dikkat çekildi. Taş Devri kıyafetleri ve sembolik canlandırmalarla, memurun yaşadığı ekonomik çıkmaz kamuoyuna çarpıcı bir şekilde gösterildi.
Genel Başkan Osman Kaya, açıklamasını "Memur ve emekli 21. yüzyılda ilkel yaşam koşullarına mahküm edilemez. Mücadelemiz, kamu çalışanları insanca yaşayacak ücret ve sosyal haklara kavuşana kadar kararlılıkla sürecektir" sözleriyle tamamladı.