Polislerin zorunlu bölgede ikinci görevine ilişkin düzenleme hukuka uygun bulundu

Danıştay 2. Daire, polis memuru davacı tarafından, daha önce zorunlu ikinci bölge birinci görevini ifa ederken fazladan yapmış olduğu görev süresinin ikinci bölge ikinci görev süresinden mahsup edilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin işlemi hukuka uygun buldu.

Kaynak : Memurlar.Net - Özel
Haber Giriş : 25 Ocak 2026 00:10, Son Güncelleme : 14 Ocak 2026 09:28
Polislerin zorunlu bölgede ikinci görevine ilişkin düzenleme hukuka uygun bulundu

Danıştay'ın gerekçesinde hizmet gerekleri öne çıktı

Kamu hizmetinin etkin ve verimli yürütülebilmesi için personelin görev yapacağı bölgelerdeki zorunlu hizmet sürelerini, ülkenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartlarını göz önünde bulundurarak tespit etme ve personelini naklen atama yetkisine sahip bulunan idarenin, bu atamaları gerçekleştirirken ülke çapındaki personel gereksinimini gözetmek durumunda olduğu, bu kapsamda, "ikinci bölgede, Bakanlıkça uygun görülen yerlerde, o yer için belirlenmiş zorunlu hizmet süresinin en az iki katı kadar kesintisiz olarak görev yapanların zorunlu ikinci bölge görevini tamamlamış sayılacakları" yolunda düzenlenen dava konusu Yönetmelik hükmü ile, hizmeti ifa edecek olan personelin bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde dağılımının sağlanmasının amaçlanmıştır.

Toplumun huzur ve güvenliğinin sağlanması noktasında emniyet hizmetlerinin ülke içinde öngörülen seviyede ve aksama olmadan yürütülmesi gerektiği, belirli bir yerdeki hizmetin aksatılmasına veya eksikliğine veyahut hiç sunulamamasına sebebiyet verecek şekilde ikinci bölge zorunlu görevin daha önce yerine getirilen zorunlu görev süresinden mahsubuna yönelik bir düzenlemenin kamu hizmetlerinin gerekleri ve kamu yararıyla bağdaşmaz.

Hizmetin sürekliliğini sağlamak ve kamu yararını temin etmekle yükümlü olan idarece, Yönetmelik kapsamındaki emniyet personelinin ikinci bölge zorunlu hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin usul, esas ve kriterlerin farklı düzenlenmesinde hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

NOT: 17/03/2022 günlü, 31781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 15. maddesi ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin -dava konusu edilen- 23. maddesinin başlığıyla birlikte değiştirilmiştir.

T.C.
DANIŞTAY
İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/9402
Karar No: 2025/3362

DAVANIN KONUSU:
Polis memuru davacı tarafından; daha önce zorunlu ikinci bölge birinci görevini ifa ederken fazladan yapmış olduğu görev süresinin ikinci bölge ikinci görev süresinden mahsup edilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin 02/08/2017 günlü Emniyet Genel Müdürlüğü işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 27/03/2012 günlü, 28246 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Bölgeler ve Hizmet Süreleri" başlıklı 23. maddesinin 4. fıkrasına eklenen "İkinci bölgede, Bakanlıkça uygun görülen yerlerde, o yer için belirlenmiş zorunlu hizmet süresinin en az iki katı kadar kesintisiz olarak görev yapanlar, zorunlu bölgede ikinci görevini tamamlamış sayılır." ibaresinin iptali istenilmiştir.

DAVACININ İDDİALARI:
Davacı tarafından; 1996-1999 yılları arasında zorunlu ikinci bölge birinci görev ataması kapsamında Hakkari ili, Yüksekova ilçesinde görev yaptığı, söz konusu dönemde Hakkari ilinin zorunlu ikinci bölge görev süresinin mevzuatta iki yıl olarak belirlendiği, kendisinin bu bölgede üç yıl görev yaptığı, 2017 yılında ikinci bölge ikinci görev ataması kapsamında tekrar Hakkari ili, Yüksekova ilçesine atanması üzerine, daha önce aynı bölgede mevzuatla belirlenen görev süresinden fazla olarak yerine getirmiş olduğu hizmet süresinin ikinci bölge ikinci görev süresinden mahsup edilmesi talebiyle başvuruda bulunduğu, ilgili Yönetmelik hükümlerinde daha önce fazladan görev yapılan sürenin ikinci bölge ikinci görev süresinden sayılacağı ya da sayılmayacağı yönünde açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, sürenin mahsup edilmesi konusunda hukuki yönden bir engelin bulunmadığı, başvurusunun reddine ilişkin işlemin ve dayanağı Yönetmelik hükmünün Anayasa ile düzenlenen "kanun önünde eşitlik" ve "belirlilik" ilkelerine aykırı olduğu, dava konusu işlemlerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALlLARIN SAVUNMASI:
Davalı Cumhurbaşkanlığınca:
Dava konusu düzenleyici hükmün, emniyet hizmetlerinin sürekliliğinin, bu kapsamda hizmeti yerine getirecek personelin bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde dağılımının sağlanması amacıyla getirilmiş olduğu, emniyet hizmetleri mensubu personelin ikinci bölge zorunlu hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin usul, esas ve kriterlerin farklı düzenlenmesinin hizmetin gerekleri açısından doğru ve yerinde olduğu, Yönetmelik kapsamındaki personel eliyle yürütülen hizmetin özellikleri sebebiyle öncelikle gözetilmek durumunda olunan hususun, hizmetin sürekliliğini sağlamak ve kamu yararını temin etmek olduğu, belirli bir yerdeki hizmetin aksatılmasına veya eksikliğine veyahut hiç sunulamamasına sebebiyet verecek şekilde ikinci bölge zorunlu görevin daha önce yerine getirilen zorunlu görev süresinden mahsubuna yönelik bir düzenlemenin kamu hizmetlerinin gerekleri ve kamu yararıyla bağdaşmayacağı, Yönetmelikte sadece zorunlu bölge ikinci görevin tamamlanmış sayılacağı haller ve zorunlu ikinci bölge hizmetinden muaf tutulacak olan personele ilişkin kriterlerin belirlenmiş olduğu, görev süresinin mahsup edilmesine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, söz konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine aykırı bir hususun bulunmadığı, Yönetmelik hükmünün uygulanmasından ibaret olan işlemde ve dayanağı hükümde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı savunulmaktadır.

Davalı İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünce: Davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacının Hakkari ilinde görev yaptığı fazla sürenin ikinci bölge ikinci görev süresinden sayılabilmesi için, ilgili Yönetmelik hükmü uyarınca davacının Hakkari ilindeki hizmet süresinin iki katı kadar kesintisiz olarak görev yapmış olması veya yine ikinci bölge birimlerden bir ile atamasının yapılmış olması gerektiği, davacının durumunun bu koşullardan hiç birine uymadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:
Dava konusu düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu bireysel işlem yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI DÜŞÜNCESİ:
Hakkari ili, Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, daha önce ikinci bölge görevini ifa ederken fazladan yapmış olduğu görev süresinin ikinci bölge ikinci görev süresinden mahsup edilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün 02/08/2017 tarihli işlemi ile bu işlemin dayanağı olan, 17/06/2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesi ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Bölgeler ve Hizmet Süreleri" başlıklı 23. maddesinin 4. fıkrasına eklenen "İkinci bölgede, Bakanlıkça uygun görülen yerlerde, o yer için belirlenmiş zorunlu hizmet süresi kadar daha kesintisiz olarak görev yapanlar, zorunlu bölgede ikinci görevini tamamlamış sayılır." hükmünün, 1996-1999 yılları arasında Hakkari ili, Yüksekova ilçesinde 2. bölge 1. görev hizmetini tamamladığı, 2. bölge 2. görev kapsamında yine Hakkari ili, Yüksekova ilçesine atamasının yapıldığı, 1. görevini ifa ettiği sırada görev süresinin 2 yıl olarak düzenlendiği ve fazladan görev yapmış olduğu sürenin ikinci görev süresinden mahsup edilmesine ilişkin yaptığı başvuruyu reddeden idari işlemin ve dayanağı Yönetmeliğin belirlilik ilkesine aykırı olduğu, Anayasada düzenlenen "kanun önünde eşitlik" başlıklı 10. maddesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 13. ve 17. maddelerine ihlal oluşturduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
Anayasanın 124.maddesinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmü getirilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun üçüncü bölümünde devlet memurlarının yer değiştirme esasları düzenlenmiş olup, 72., 73., 74. ve 76 maddeler sırasıyla; yer değiştirme suretiyle atama, karşılıklı olarak yer değiştirme, memurların bir kurumdan diğerine nakilleri, memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesini kurala bağlamış bulunmaktadır.
Anılan Kanun'un 72. maddesinin birinci fıkrasında, kurumlarda yer değiştirme suretiyle atamaların, hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye'nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 96. maddesinde; "Emniyet Umum Müdürlüğü; merkez ve vilayetler teşkilatında maaş veya ücretle istihdam etmekte olduğu her hangi bir memur veya müstahdemi, ifası emniyet Umum Müdürlüğüne ait bir iş için orada emniyet teşkilatı ve münhal vazife bulunup bulunmaması ile mukayyet olmaksızın, kadroda gösterilen tahsisat ile dilediği yerde kullanabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Bu bağlamda, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli yürütülebilmesi için personelin görev yapacağı bölgeleri belirleme, bölgelerdeki zorunlu hizmet sürelerini tespit etme ve personelini naklen atama yetkisine sahip bulunan ve atamalarda ülke çapındaki personel gereksinimi gözetmek zorunda olan idarenin, personelinden etkin bir şekilde verim alabilmesi amacıyla önceki Yönetmelik hükmünde yer alan ikinci bölge hizmet sürelerinin arttırılmasına ilişkin düzenlemesinde, birtakım koşulları taşıyanlar için ikinci bölge hizmetine muafiyet getirilmesine, emniyet hizmetlerinin önemi ve özelliği gereği hangi personelin hangi birimlerde görev yapamayacaklarının belirlenmesine ilişkin düzenlemeler ile ikinci bölgedeki zorunlu hizmet sürelerini belirleyen düzenlemede hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin iptali istenilen düzenlemesiyle, ülke genelinde kamu hizmetlerinden daha verimli şekilde yararlanılması amaçlanmış olup, anılan Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık görülmediğinden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Polis memuru davacı tarafından; daha önce zorunlu ikinci bölge birinci görevini ifa ederken fazladan yapmış olduğu görev süresinin ikinci bölge ikinci görev süresinden mahsup edilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin 02/08/2017 günlü Emniyet Genel Müdürlüğü işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 27/03/2012 günlü, 28246 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Bölgeler ve Hizmet Süreleri" başlıklı 23. maddesinin 4. fıkrasına eklenen "İkinci bölgede, Bakanlıkça uygun görülen yerlerde, o yer için belirlenmiş zorunlu hizmet süresinin en az iki katı kadar kesintisiz olarak görev yapanlar, zorunlu bölgede ikinci görevini tamamlamış sayılır." ibaresinin iptali istenilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
-Anayasa'nın 124. maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler."
-657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Yer değiştirme suretiyle atanma" başlıklı 72. maddesinin birinci fıkrasında, "(Değişik: 12/5/1982- 2670/25 md.) Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye'nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır."
-3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 96. maddesinde, "Emniyet Umum Müdürlüğü; merkez ve vilayetler teşkilatında maaş veya ücretle istihdam etmekte olduğu her hangi bir memur veya müstahdemi, ifası emniyet Umum Müdürlüğüne ait bir iş için orada emniyet teşkilatı ve münhal vazife bulunup bulunmaması ile mukayyet olmaksızın, kadroda gösterilen tahsisat ile dilediği yerde kullanabilir.
"-25/06/1983 günlü, 18088 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik'in;
"Temel ilkeler" başlıklı 4. maddesinde, "Temel ilkeler şunlardır: a) Yer değiştirme suretiyle atamalarda kadro imkanları gözönünde bulundurulur. b) Yer değiştirme suretiyle atamalar, ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılmak suretiyle oluşturulan bölgeler arasında yapılır. c) Bu atamalarda, memurların bölgeler arasında adil ve dengeli dağılmasını sağlamak esastır."
"Hizmet bölgeleri ve bölgelerdeki zorunlu çalışma süreleri" başlıklı 5. maddesinde, "Türkiye'nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren illeri gruplandırılarak, gelişmişlik sırasına göre (6) hizmet bölgesine ayrılmıştır. Bu hizmet bölgelerine giren il merkezleri ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. İlçelerin gelişmişlik sırasına göre tesbiti ve bölgelere dağılımı, hizmetlerin gereklerine ve özelliklerine göre kurumlarca yapılır. Devlet Personel Dairesi, kalkınma planı dönemlerinde, bu hizmet bölgelerini ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmeleri gözönünde bulundurarak ve Devlet Planlama Teşkilatının da görüşünü alarak, yeniden düzenleyebilir....
(Ek : 17/7/1999 - 1999/13143 K.) Zorunlu yer değiştirmeye tabi personel ve en az iki yıl olmak üzere hizmet bölgelerindeki zorunlu çalışma süreleri, bölgelerin özellikleri, teşkilat yapısı, hizmetin ülkenin her yerine etkin olarak götürülebilmesi ve diğer hizmet gerekleri göz önünde bulundurulmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarınca tespit edilir."
-"Özel Yönetmelikler" başlıklı 28. maddesinde, "Kurumlar bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde, halen görevde bulunan memurların geçmiş hizmetlerinin bu Yönetmelik çerçevesinde nasıl değerlendirileceğini ve bu Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde kurumlarca tesbiti öngörülen diğer hususları kapsıyan özel yönetmeliklerini Devlet Personel Dairesinden olumlu görüş alınmak sureti ile çıkarırlar. Özel yönetmeliklerde bu Yönetmeliğe aykırı hükümler yer alamaz. (Değişik üçüncü cümle: 12/12/2016-2016/9742 K.) Ancak, mülki idare amirliği hizmetleri, emniyet hizmetleri, jandarma hizmetleri ve sahil güvenlik hizmetleri sınıflarına dahil personel hakkında kendi özel yönetmeliklerinin uygulanmasına devam edilir." hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasa'dan, tüzükler yürürlüğünü kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzüklerden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan, kamu hizmetinin eksiksiz, düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesinden sorumlu olan idarenin, kendisine verilen yetki uyarınca mevzuatın öngördüğü şekilde, üst normun verdiği yetki çerçevesinde, kamu yararı ve hizmetin gereklerini esas alarak, hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesini sağlama amacını geçekleştirecek düzenlemeleri yapma zorunluluğu, bu çerçevede takdir yetkisi bulunduğu da kuşkusuzdur.

Dava Konusu Yönetmelik Hükmünün İncelenmesi:
27/03/2012 günlü, 28246 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Bölgeler ve Hizmet Süreleri" başlıklı 23. maddesinin 4. fıkrasına eklenen "İkinci bölgede, Bakanlıkça uygun görülen yerlerde, o yer için belirlenmiş zorunlu hizmet süresinin en az iki katı kadar kesintisiz olarak görev yapanlar, zorunlu bölgede ikinci görevini tamamlamış sayılır." ibaresinin iptali istemi yönünden;
17/03/2022 günlü, 31781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 15. maddesi ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin -dava konusu edilen- 23. maddesinin başlığıyla birlikte değiştirildiği, karar tarihi itibarıyla mevcut olmayan Yönetmelik hükmünün iptali istemiyle açılan davanın bu yönden konusuz kaldığı anlaşılmaktadır.
Ancak, dava konusu bireysel işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği, bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı açıktır.

Dava Konusu Bireysel İşlemin İncelenmesi:
Davacının, daha önce zorunlu ikinci bölge birinci görevini ifa ederken fazladan yapmış olduğu görev süresinin ikinci bölge ikinci görev süresinden mahsup edilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin 02/08/2017 günlü Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemi yönünden;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; kamu hizmetinin etkin ve verimli yürütülebilmesi için personelin görev yapacağı bölgelerdeki zorunlu hizmet sürelerini, ülkenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartlarını göz önünde bulundurarak tespit etme ve personelini naklen atama yetkisine sahip bulunan idarenin, bu atamaları gerçekleştirirken ülke çapındaki personel gereksinimini gözetmek durumunda olduğu, bu kapsamda, "ikinci bölgede, Bakanlıkça uygun görülen yerlerde, o yer için belirlenmiş zorunlu hizmet süresinin en az iki katı kadar kesintisiz olarak görev yapanların zorunlu ikinci bölge görevini tamamlamış sayılacakları" yolunda düzenlenen dava konusu Yönetmelik hükmü ile, hizmeti ifa edecek olan personelin bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde dağılımının sağlanmasının amaçlandığı, toplumun huzur ve güvenliğinin sağlanması noktasında emniyet hizmetlerinin ülke içinde öngörülen seviyede ve aksama olmadan yürütülmesi gerektiği, belirli bir yerdeki hizmetin aksatılmasına veya eksikliğine veyahut hiç sunulamamasına sebebiyet verecek şekilde ikinci bölge zorunlu görevin daha önce yerine getirilen zorunlu görev süresinden mahsubuna yönelik bir düzenlemenin kamu hizmetlerinin gerekleri ve kamu yararıyla bağdaşmayacağı, hizmetin sürekliliğini sağlamak ve kamu yararını temin etmekle yükümlü olan idarece, Yönetmelik kapsamındaki emniyet personelinin ikinci bölge zorunlu hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin usul, esas ve kriterlerin farklı düzenlenmesinde hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının daha önce zorunlu ikinci bölge birinci görevini ifa ederken fazladan yapmış olduğu görev süresinin ikinci bölge ikinci görev süresinden mahsup edilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu düzenleyici işlemin iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Dava konusu bireysel işlemin iptali istemi yönünden ise DAVANIN REDDİNE,
3. Aşağıda dökümü yapılan... -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,... TL posta gideri eksikliğinin davacıya tamamlattırılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ... -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 03/07/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber