MİT Tırları davasında sanık yakınları ile mahkeme önünde bekleyen polis amirinin atılması hukuka aykırı bulundu
Danıştay 2. Dairesi, emniyet amiri olarak görev yapmakta iken 677 sayılı KHK uyarınca ihraç edilen davacı tarafından, "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak," fiilini işlediğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile çıkartılmasını hukuka aykırı buldu.
Olay:
Kamuoyunda MİT tırlarının Adana otoyolunda durdurulmasına ilişkin olay olarak bilinen davanın sanığı konumunda bulunan şahısların duruşmasının yapılması amacıyla ... tarihinde ... Ağır Ceza Mahkemesine getirildiği, duruşma salonunun bulunduğu alanda davacının duruşmaların sona erdiği saate kadar beklediği ve bu bekleme süresi içerisinde şüphelilerin yakınları, avukatları ile sohbet ettiği, sanıklardan bazıları ile birebir görüştüğü ve orada belli bir süre kaldığı, kamu görevinden ihraç edilen diğer polis memurları ile işbirliği içinde görevli olmadıkları halde adliye binasına gittikleri ve gece geç saatlere kadar görevli polis memurlarının düzen ve huzurlarını bozmak suretiyle görevlerini yapmalarını etkileyecek nitelikte hal ve hareketlerde bulunmuşlardır.
İlk derece mahkemesi işlemi hukuka uygun bulmuş, istinaf bu kararı onamıştır.
Danıştay: Tipiklik şartına uymamaktadır
Dava konusu uyuşmazlıkta; davacının, görevli olmadığı halde Adliye önünde beklediği, sanık yakınlarıyla birlikte olduğu ve duruşma sonuna kadar beklediği sabit ise de, davacının eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(a) maddesinde yer alan "ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunların tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak" şeklindeki suç tanımına uymadığı, bu fiil yönünden disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, anılan madde kapsamına girmeyen fiillerinden dolayı dava konusu işlemin tesis edilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
T.C.
DANIŞTAY
İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/7895
Karar No: 2025/3502
İSTEMİN KONUSU:
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:...,
K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden
ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem:
Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yapmakta iken
677 sayılı KHK uyarınca ihraç edilen davacı tarafından, "İdeolojik veya
siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot,
işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi
eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik
ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak," fiilini işlediğinden bahisle 657
sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin
(a) alt bendi uyarınca tesis edilen "Devlet Memurluğundan Çıkarma"
cezası ile tecziye edilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun...
günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; kamuoyunda
MİT tırlarının Adana otoyolunda durdurulmasına ilişkin olay olarak bilinen davanın
sanığı konumunda bulunan şahısların duruşmasının yapılması amacıyla ... tarihinde
... Ağır Ceza Mahkemesine getirildiği, duruşma salonunun bulunduğu alanda davacının
duruşmaların sona erdiği saate kadar beklediği ve bu bekleme süresi içerisinde
şüphelilerin yakınları, avukatları ile sohbet ettiği, sanıklardan bazıları ile
birebir görüştüğü ve orada belli bir süre kaldığı, kamu görevinden ihraç edilen
diğer polis memurları ile işbirliği içinde görevli olmadıkları halde adliye
binasına gittikleri ve gece geç saatlere kadar görevli polis memurlarının düzen
ve huzurlarını bozmak suretiyle görevlerini yapmalarını etkileyecek nitelikte
hal ve hareketlerde bulundukları gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu fiilleri
ideolojik veya siyasi amaçlarla yaptığı ve söz konusu fiilleri ile de çalıştığı
kurumun huzur, sükun ve
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti:
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf
başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren
bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davacı tarafından; savunma yapması için süre verildiği ancak iddia ve delillerin
bildirilmediği, etkin savunma yapmasının engellendiği, görev yaptığı Koruma
Büro Amirliğinin görevinin adliye binalarını ve mahkeme salonları ve çevresini
korumak olduğu, bu büroda çalışan personelin adliyede görev alması için ek bir
görevlendirmeye gerek olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:
Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından,
Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak
Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin
Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki
belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dava dosyasının incelenmesinden; kamuoyunda MİT tırlarının Adana otoyolunda
durdurulmasına ilişkin olay olarak bilenen davanın sanığı konumunda bulunan
şahısların duruşmalarının yapılması amacıyla ... tarihinde ... Ağır Ceza Mahkemesine
getirildiği, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yapmakta
iken 677 sayılı KHK uyarınca ihraç edilen davacının görevli olmadığı halde söz
konusu duruşma salonlarının bulunduğu alanda, şüphelilerin yakınları, avukatları
ile sohbet ettiği ve yine anılan davanın şüpheleri konumunda bulunan şahısların
bekleme salonuna alındığı sırada bekleme salonuna davacının da girdiği ve orada
belli bir süre kaldığının belirtildiği, sanıklarla, sanıkların yakınları ve
onlara destek olmak amacıyla gelen şahıslarla görüşmesi, onları teselli etmeye
çalışmasının görevleri arasında yer almadığı, davacıya isnat edilen fiillerin
sabit görülerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E-a maddesi uyarınca
"Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin
İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... karar sayılı kararın
tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte
olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(a) maddesinde; ideolojik veya
siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot,
işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi
eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunların
tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak fiilinin Devlet memurluğundan
çıkarma cezasıyla cezalandırılacağı hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin
gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden
sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları,
ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin
kurallara tabi tutulmuştur.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır.
Dava konusu uyuşmazlıkta; davacının, görevli olmadığı halde Adliye önünde beklediği,
sanık yakınlarıyla birlikte olduğu ve duruşma sonuna kadar beklediği sabit ise
de, davacının eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(a) maddesinde
yer alan "ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma
düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme,
işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak
göreve gelmemek, bunların tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak"
şeklindeki suç tanımına uymadığı, bu fiil yönünden disiplin hukukunda yer alan
"tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, anılan madde
kapsamına girmeyen fiillerinden dolayı dava konusu işlemin tesis edilmesinde
hukuka uygunluk görülmemiştir.
Diğer yandan, davalı idarece, söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının
fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.
Bu itibarla; Bölge İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:...,
K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin
2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik
50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek
yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren Konya Bölge İdare Mahkemesi
3. İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi
ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
11/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.