Direksiyon sınavları. Sıkı denetim mi yoksa kasıtlı bırakma mı?

Türkiye genelinde direksiyon sınavına giren yaklaşık 1,5 milyon adayın yarıdan fazlası ilk denemede başarısız oluyor. Adaylar küçük detaylar sebebiyle bilinçli olarak bırakıldıklarını iddia ederken, eğitmenler sıkılaşan denetimlerin trafik güvenliği için mecburi olduğunu savunuyor. Benzer denetimlerin Avrupa ve ABD'de de uygulandığına dikkat çekiliyor. Sürüş eğitmeni Ramazan Kıvanç "Eğer kanunu tam uygulasak kimse ehliyet alamaz, hocalarımız yine de iyi niyetli" dedi.

Kaynak : Türkiye
Haber Giriş : 15 Ocak 2026 07:31, Son Güncelleme : 15 Ocak 2026 07:33
Direksiyon sınavları. Sıkı denetim mi yoksa kasıtlı bırakma mı?

Ehliyet almak isteyen sürücü adaylarının girdiği direksiyon sınavlarında son dönemde dikkat çekici bir tablo gözleniyor. Adayların önemli bir bölümü direksiyon sınavında ilk denemede başarısız olurken, bu durum hem adaylar hem de sınavı yapan komisyonlar açısından tartışmaları beraberinde getiriyor. Bir yanda "bilinçli olarak bırakıldık" iddiasında bulunan adaylar, diğer yanda ise artan denetimlerin trafik güvenliği için zorunlu olduğunu savunan eğitmenler bulunuyor. Paylaşılan verilere göre, direksiyon sınavına giren yaklaşık 1,5 milyon adayın 800 bine yakını ilk sınavda başarılı olamıyor. Bu oran, geçmiş yıllara kıyasla daha yüksek bir başarısızlık tablosuna işaret ederken, sınavların neden zorlaştığı sorusunu da gündeme taşıyor. Uzmanlar eskiden denetimlerin yapılmadığı ve kanunun yeterli seviyede işlemediğini belirtiyor. Şimdilerde ise trafik güvenliği için tüm aşamaların tamamlanması gerektiği belirtiliyor.

HATALAR DEĞİL DETAYLAR

Sınavdan kalan sürücü adaylarının önemli bir bölümü, başarısızlık gerekçelerinin küçük ve yoruma açık detaylara dayandığını öne sürüyor. Adayların en çok dile getirdiği şikayetler arasında; "vites değiştirirken vitese bakmak", "sınav sırasında yüksek sesle konuşmak", "kaldırıma fazla yaklaşmak" ve "park esnasında yoldaki sarı çizgiye temas etmek" yer alıyor. Bazı adaylar, park alanındaki çizgiye milimetrik temasın dahi sınavın sonlandırılmasına neden olduğunu savunuyor. Sınavdan kalan bir aday yaşadığı durumu şöyle anlatıyor: Trafiği aksatmadım, sinyallerimi verdim, parkımı yaptım. Ama sarı çizgiye dokunduğum için sınav bitti. Kendimi yetersiz bir sürücü gibi hissetmedim ama yine de kaldım.

Bir başka aday ise sınav ortamındaki stresin göz ardı edildiğini dile getirerek, heyecanın doğal olduğunu vurguluyor. Adaylara göre sınav, sürüş kabiliyetinden çok psikolojik dayanıklılığı ölçen bir noktaya gelmiş durumda.

PARA İÇİN BIRAKILIYOR İDDİASI

Sürücü adaylarının tepkisini artıran bir diğer unsur ise maddi yük... Direksiyon sınavından kalan adaylar, yeniden sınava girebilmek için harç bedeli ve ek eğitim masraflarıyla birlikte yaklaşık 4-6 bin liralık bir ödeme yapmak zorunda kalıyor. Bu durum, özellikle gençler ve öğrenciler için sınavı yalnızca teknik değil, ekonomik olarak da zorlayıcı hale getiriyor. Adaylar, bu noktada "bilinçli bırakma" iddialarını daha yüksek sesle dile getiriyor. Bazı adaylar, başarısızlığın kurslara ek gelir sağladığı görüşünde. Ancak bu iddialar, eğitmenler tarafından kesin bir dille reddediliyor.

KAMERA KAYDI ŞARTI GETİRİLİYOR

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), sürücü ehliyeti alabilmek için yapılan direksiyon sınavlarının kamera ile kayıt altına alınması yönünde Milli Eğitim Bakanlığına tavsiyede bulundu. İstanbul'da direksiyon sınavından geçemeyen bir kişinin başvurusunu inceleyen KDK, direksiyon eğitimi dersi uygulama sınavlarında şeffaflığın sağlanması adına kamera sistemiyle kayıt alınmasına yönelik uygulamanın hayata geçirilmesini tavsiye etti. Tavsiye kararı üzerine Milli Eğitim Bakanlığı, ilgili yönetmelikte mevzuat güncelleme çalışmalarının sürdüğünü, sınav sürecinin kamera kaydına alınmasına dair hüküm konulması yönündeki değişiklik taslağı üzerinde de çalışıldığını KDK'ye bildirdi.

KANUN NE DERSE O UYGULANIR BİLİNÇLİ BIRAKMAK MÜMKÜN DEĞİL

Sürücü kursu eğitmenliğini 11 yıldır sürdüren Ramazan Kıvanç, direksiyon sınavlarında "bilinçli bırakma" iddialarının mümkün olmadığını vurgulayıp, sınavların tamamen mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi. Kıvanç "Kasıtlı bırakma gibi bir durum olsa buna ilk biz müdahale ederiz. Komisyonlar kanunu uygulamaya çalışıyor" dedi. Geçmiş yıllarla bugünü kıyaslayan Kıvanç, denetimlerin ciddi biçimde arttığını belirterek "Mavi hatalar vardır. Bunlar adaylara sorularak değerlendirilebilir. Dört hatadan sonra beşinci hata yapılırsa sistem sınavı sonlandırır. Ancak çoğu komisyon iyi niyetlidir, insanlara kıyamaz ve 'mavilerden geçtin' diyerek devam ettirir. Ama sarı hata tehlikelidir, kırmızı hata ise kesinlikle affedilmez" diye konuştu. Sinyal hatalarına da değinen Kıvanç "Sınavda bir kez sinyal unutulması bile mevzuata göre sınavın sonlandırılmasını gerektiriyor. Bu bizim kararımız değil, kanunun emri" dedi. Bazı adayların sınav sırasında ciddi hatalar yaptığını belirten Kıvanç "Sürüş ile hiç ilgisi yok, sınavdan kalınca hocalara saldıranlar var. Bizim aracımızı parçalayan sürücü adayı oldu" ifadesini kullandı. Eğitmenlerin inisiyatif kullandığı durumlarda dahi denetim mekanizmasının devreye girdiğini söyleyen Kıvanç "MEB'den gelen denetçiler varsa buna müdahale eder. Her şey kayıt altında. Kanun tam anlamıyla harfiyen uygulansa Türkiye'de kimse ehliyet alamaz" diye konuştu.


Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber