Özel: Bu kurultay, partimizin muhalefetteki son kurultayı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Bu kurultay, partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40'ıncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır, şimdi iktidar zamanıdır" dedi.

Kaynak : Anadolu Ajansı
Haber Giriş : 29 Kasım 2025 13:47, Son Güncelleme : 29 Kasım 2025 13:48
Özel: Bu kurultay, partimizin muhalefetteki son kurultayı

Özel, Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen CHP 39. Olağan Kurultayı'nın ikinci gününde yaptığı konuşmada, CHP'nin, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinden doğduğunu söyledi.

CHP'nin önce kurtuluşu, sonra kuruluşu örgütleyen, Türkiye'ye eşit yurttaşlığı, temel insan haklarını getiren, Türkiye'yi çok partili demokratik sisteme taşıyan parti olduğunu belirten Özel, yıllarca iktidar olmasa bile milletin gücünden başka bir güç tanımadığını dile getirdi.

Özel, CHP'nin Türkiye'ye yön verdiğini ve ülkenin kurucu iradesini temsil ettiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizde kurultay varsa ülkenin gündemi o kurultaydır. Her kurultay öncesi ülkeye bir seçim ruhu, seçim havası hakim olur. Kurultaylarımız, hem partiyi hem ülkeyi değiştirme görevi ve sorumluluğu taşır. Sizler, Sivas Kongresi'ndeki 41 delegenin bugünkü temsilcilerisiniz. Birileri ülkede sandığı kaldırmaya çalışırken mahallelerden başlayarak mahallelerimize koyduğumuz sandıklardan ilçeye, ilçe kongrelerinden ile, il kongrelerinden bu salona görevlendirilen ve omuz başlarında 2 milyon üyemizin hem de 86 milyon vatandaşımızın yüklerini, sorumluluğunu taşıyorsunuz. Bu kurultayda vereceğiniz kararla partimizi iktidara taşıyacak kadroları belirlemeye geldiniz. Bunun için bu önemli günde buraya, bu görevi yapmaya büyük bir disiplinle, kararlılıkla gelen tüm delegelerimizin şahsında CHP örgütünün ve tüm üyelerinin karşısında saygıyla eğiliyorum."

İki yıldır her günlerinin mücadeleyle geçtiğini belirten Özel, CHP'yi 47 yıl sonra Türkiye'nin birinci partisi yaptıklarını, yüzde 25 olan oy oranını, ittifak olmadan yüzde 38'e çıkardıklarını söyledi.

"40'ıncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak"

Kendilerine istikamet çizenlere teslim olmadıklarını ve Ankara merkezli siyaset yapmadıklarını vurgulayan Özel, şöyle konuştu:

"Biz, millet merkezli siyaset yaptık, milleti de bu siyasete kattık, ortak ettik. Baba ocağına katılımları arttıracağımızın sözünü vermiştik. İki sene önce 1,2 milyon olan üye sayımızı tam 2 milyona ulaştırdık. Yeni döneme uygun bir tüzük ihtiyacını dile getirmiştik. Aylar süren çalışmalar sonucunda 81 il başkanımızın sahiplenmesiyle ve büyük emekleriyle, büyük bir mutabakatla yeni tüzüğümüzü yaptık. Neredeyse oy birliğiyle kabul ederek yürürlüğe koyduk. Gençlerin ve kadınların önünü daha da açtık. Örgütümüzün ve üyelerimizin adaylıklardaki söz hakkını güçlendirdik. Küçük kurultayımızı yeniden şekillendireceğimizi söylemiştik, Örgüt Temsilcileri Meclisimizi oluşturduk, katılımcılığı arttırdık."

Verdikleri değişim sözünün altını attıkları adımlarla doldurduklarına işaret eden Özel, "Kadroları, tüzüğü, parti programı yenilenmiş, kendine güvenen bir parti olarak hep birlikte geleceğe yürüyoruz. Biz, ilk seçimlerini kazanan, yenilgiyle tanışmayan bir kadroyuz. Şimdi bu kurultayda tarih önünde söz veriyorum. Bu kurultay, partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40'ıncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır, şimdi iktidar zamanıdır." diye konuştu.

"Bu ülkede kavgayı, kutuplaşmayı bitirmek istedik"

Özel, bugün karşılarında "milletin iradesine direnenlerin" olduğunu savunarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yerel seçimlerden sonra bir yandan partimizde politika üretirken diğer yandan belediyelerimizde hizmetler ürettik. Kısa sürede belediyelerimizden memnuniyet oranları, yerel seçimde alınan oyların da çok daha üzerine çıktı. Partimiz de yapılan tüm anketlerde birinci parti olmaya devam etti. Birinci parti olmanın sorumluluğuyla siyasetin yönünü milletin sorunlarına çevirmek için çabaladık. Biz 'Normali bu' dedik, adı 'normalleşme' kaldı. Daha önce bayramda seyranda bizi aramayanları seçmenlerine hürmeten biz aradık. Şehit cenazesinde selam vermeyenlere selam verdik. Anıtkabir'de yüzümüze bakmayanlara misafir olduk, misafir ettik.

Bu ülkede kavgayı, kutuplaşmayı bitirmek istedik. Millet, bizden kavga değil hizmet bekliyor. 'Milletin sesini duyun, milletin sandıkta yazdığı mektubu okuyun.' dedik. Bu tutumumuz vatandaşlardan büyük bir destek gördü. Ne olduysa olanlar da bundan sonra oldu. Anketlerde geriye düştüğünü, CHP'nin oylarının emanet olduğunu, seçimden sonra hemen döneceğini düşünüp de CHP'yi her ay biraz daha iyi bir noktada görenlere 'Bu süreç, CHP'ye yarıyor, bu süreci bitirin hatta bitirmeyin, onlara bitirtin' dediler. 'Bu süreç, CHP'ye yarıyor' korkusuyla normalleşme havasını bozmayı tercih ettiler."

"Hodri meydan. Getirin sandığı, millet versin kararı"

Özel, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasını ve üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla yargılanmasını eleştirdi.

CHP'nin bir sonraki genel seçimlerdeki cumhurbaşkanı adayını belirlemek için ön seçim yaptığını ve İmamoğlu'nun seçildiğini anımsatan Özel, oy kullanan tüm partililere teşekkür etti.

Parti örgütüne ve Türk milletine güvendiğini belirten Özel, "Adayım burada, örgütüm burada, sandık nerede? Hodri meydan. Getirin sandığı, millet versin kararı" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin çok zor dönemler gördüğünü söyleyen Özel, "Ama hiçbir dönem, bu dönemin gaddarlığıyla yarışamaz. Elinde kumandası, üzerinde pijaması oturanlara sesleniyorum. Gün, sokaklara çıkma, meydanlara akma günüdür. Ya o pijamayla evinde oturup sıranın sana gelmesini bekleyeceksin ya da meydanlara çıkıp bizimle birlikte bu darbeyi püskürteceksin" diye konuştu.

"Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet bu çınara uzanan elleri millet kırar"

Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame ile CHP'ye kapatma davası açılmak istendiğini ileri sürerek şöyle devam etti:

"CHP'yi kapatmaya kalkanlar bilsin ki, bizi çok yılanlar sokmaya çalıştı. 12 Eylül'de Kenan Evren bu partiyi kapatabileceğini sandı, millet yine Gazi'nin emanetine sahip çıktı, kapıdaki kilidi kırdı. Gücünü milletten alan 102 yıllık dev çınar dimdik ayaktadır. Bu çınar milletimizle var olmuştur ve ilelebet var olacaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet bu çınara uzanan elleri millet kırar."

"Bir hesap vereceksek sadece milletimize veririz"

Türkiye'de "yıllardır kurgulanan bir düzen ve müesses nizam" olduğu iddiasında bulunan Özel, şunları kaydetti:

"Bu kurguda CHP'ye bir yer tarif ediliyor. Artık bu müesses nizamın çıkarlarıyla milletin çıkarları birbirinden ayrışmış, karşıt hale gelmiştir. Biz, bu müesses nizamın çarkına çomak soktuk. Biz, birbirinin aynısı bu azınlığa baş kaldırdık. 'Ben devletim' diyenlere milletin gücünü hatırlattık. 'Kurultayı kazanamaz' dediler, kazandık. 'Yerel seçimleri kazanamaz' dediler, başardık. 'Bunlar ittifak kuramaz' dediler, Türkiye ittifakını kurduk. 'Sokağa çıkmayın, partinizde oturun' dediler, vallahi de oturmadık. CHP hedefteyse sebebi budur. Artık kimse CHP'ye sınır ve istikamet çizemez. Siyaseti bildiğimiz gibi yaparız. Bir hesap vereceksek sadece milletimize veririz."

"Türkiye bir doğum sancısı çekmektedir"

Özel, verdikleri mücadelenin, yeninin eskiye karşı mücadelesi olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'nin gelecek yürüyüşü, AK Parti'nin kara düzeninin krizlerine, kaoslarına, kavgalarına sıkıştırılamaz. Bu mücadele, veda edemeyenlerle geleceğe yürüyenler arasındadır. Yaşadığımız tüm sıkıntılar ve zorluklar, yeninin doğum sancısıdır. Türkiye bir doğum sancısı çekmektedir. Ancak hiçbir güç, yeninin doğumuna, eskinin gidişine mani olamayacaktır." şeklinde konuştu.

"CHP'de öz güvensiz siyaset devri kapanmıştır" diyen Özgür Özel, şunları söyledi:

"Artık yüzde 25 değiliz, yüzde 40'a uzanan bir seçmen kitlemiz var. Daha önce eli CHP'ye gitmeyenler artık bizimledir. Partimiz herkesin babaevidir, bu sofrada herkese yer vardır. Bundan sonra da aslan sosyal demokratlarla, milliyetçi demokratlarla, muhafazakar demokratlarla, Kürt demokratlarla, liberal demokratlarla, sosyalist demokratlarla hep birlikte yürüyeceğiz. Müesses nizamın savcıları hakimleri olabilir ama bizim yanımızda millet var.

Müesses nizamla mücadeleden dönüş yoktur. Dönüşü olmayan bu yolda korkanlara da yer yoktur. Müesses nizama işbirlikçi olanlara, kara düzenin sesi olanlara, bu örgütlerin vermediği görevleri başka kapılarda arayanlara yer yoktur. CHP arınacaksa, işte bu anlayıştan arınacak. Bizi yüzde 25'e hapsetmek isteyenlerden, sokaklardan meydanlardan koparmak isteyenlerden arınacak. Çünkü bu parti artık, seçim gecesi ışıklarını erkenden söndüren, üyelerinin gözyaşı döktüğü bir parti olmayacak. CHP arınacaksa, bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Artık kimse bizi yenilgiye alıştıramayacak. Ya müesses nizamın paslı zincirleri bu milleti saracak ya da bu millet bizimle birlikte zincirlerinden kurtulacak."

Meclis'te Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 18 toplantı yaptığını anımsatan Özel, "Ama hala belediyelere, millet iradesinin üstünde atadıkları kayyımlar bulunmaktadır. Hala Kürtlerin belediye meclislerine girmelerini suç sayan 'kent ittifakı', 'kent uzlaşısı' davaları adı altında utanç davalarından insanlar hapis yatmaktadır. Hala seçilmiş siyasetçiler hapistedir. Hala Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmamaktadır. Bunlar çözülmeden tüm meselenin 'olmazsa olmaz' denilerek İmralı'ya gitmeme noktasına sıkıştırılması doğru olmamıştır." açıklamasını yaptı.

Özel, siyasetin dayatmalarla değil milletin rızasını alarak yapılacağının altını çizerek, partisinin bu konuda aldığı kararın yıkıcı değil, yapıcı olduğunu belirtti.

Orta Doğu coğrafyasının uzun yıllar çatışmaların, savaşın ve acının dinmediği bir coğrafya olduğunu anlatan Özel, buna yüz çeviremeyeceklerini, yok sayamayacaklarını dile getirdi.

Suriye'deki iç savaşın Türkiye'nin ekonomik ve sosyal iklimini derinden etkilediğini ifade eden Özel, "Gazze'deki soykırım hepimizi ağlatmıştır, ayağa kaldırmıştır. Türkiye'nin huzuru ve refahı, bölgenin barış ve düzeni için kritiktir, 'olmazsa olmaz'dır." diye konuştu.

Türkiye'nin tam da bu nedenle milli çıkarları, kardeşliği ve birliği merkeze alan bir bilinçle bölgesel bir güç olma sorumluluğu olduğunu belirten Özel, Türkiye'nin demokrasi ve sosyal birikiminin Orta Doğu'daki tüm kimlikler ve inançlar için huzur ve refah sağlayacak güce sahip olduğunu söyledi.

"Gelirde adaleti sağlayacağız"

Hedeflerinin Türkiye'yi millet merkezli siyasete döndürmek olduğunu, bu sorunlardan "4 alanda yapacakları reformlarla adaleti getirerek" çıkacaklarını dile getiren Özel, şöyle devam etti:

"Öncelikle mahkemede adaleti sağlayacağız. Artık yolu adliyeye düşen herkes orada adaleti bulacağını bilecek. Sonra gelirde adaleti sağlayacağız. Türkiye, 'üreten Türkiye' olacak. Elde edilen gelir, adaletle paylaşılacak. Bu ülkenin onurlu insanları birinin yakını olduğu için değil bu memleketin yurttaşı olduğu için 'temel vatandaşlık geliri'yle belli bir gelir seviyesine sahip olacak. Vergide adaleti sağlayacağız. Artık bu devletin kasası, verginin yüzde 89'unu yoksullardan toplayarak dolmayacak. Vergi gerçekten kazanandan alınacak. Çok kazanandan çok, az kazanandan az alınacak, kazanmayandan vergi alınmayacak ve sosyal adaleti sağlayacağız."

Demokrasi, adalet ve ekonomide atacakları adımlar ile dış politikada elde edecekleri saygınlığın Türkiye'ye Avrupa Birliği'nin (AB) kapılarını açacağını anlatan Özel, "Türkiye en kısa sürede AB'ye tam üye olacak. Başta gençler olmak üzere tüm vatandaşlarımız vizesiz Avrupa, yasaksız Türkiye'ye kavuşacak." dedi.

Zor zamanlardan geçtiklerini ve en ağır bedelleri ödediklerini belirten Özel, şöyle konuştu:

"Ben sizlere ilk seçime kadar güzel günler vadetmiyorum. Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size mücadele vadediyorum. Ben size 100 yıl önce olduğu gibi gerekirse ölümü göze almayı ama işgale teslim olmamayı vadediyorum ve tüm mücadelenin sonunda size iktidar vadediyorum. Ben size onur, haysiyet ve cesaret vadediyorum. Ben sizin gözlerinizde o cesareti görüyorum. Ben size bakınca bu zaferi birlikte kazanacağımız yol arkadaşlarımı görüyorum."

Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber