İDDK, teknikerlik yaptırılmayan teknikerin sözleşmesinin feshini hukuka aykırı buldu

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'na istinaden sözleşmeli statüde tekniker olarak görev yapan davacının sözleşmesinin feshedilmesini hukuka aykırı buldu.

Kaynak : Memurlar.Net
Haber Giriş : 05 Şubat 2026 00:10, Son Güncelleme : 27 Ocak 2026 10:38
İDDK, teknikerlik yaptırılmayan teknikerin sözleşmesinin feshini hukuka aykırı buldu

İptal edilmesine yönelik ilk derece mahkemesi ısrar kararının hukuka uygun olduğuna karar verdi.

İlk derece mahkemesi işlemi iptal etmiş, istinaf ise onamıştır. Danıştay 12. Dairesi ise, personele ihtiyaç olmadığının açık olduğu gerekçesi ile karar bozmuş ama ilk derece mahkemesi kararında ısrar etmiştir.

İDDK: Personelin mesleğine ilişkin işlerde çalıştırılmaması onun sorunu değil

Söz konusu personelin sözleşme süresinin sonunda, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusunda idarenin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda takdir yetkisi bulunduğu gibi; haklı nedenlerin varlığı halinde sözleşmenin süresi dolmadan feshi de mümkündür. Ancak asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti yürüten sözleşmeli personelin kamu hukukuna tabi esasları idarece önceden belirlenmiş ve güvenceli statüleri gereği, gerek sözleşmenin yenilenmemesi gerekse feshin haklı sebeplere dayanması; bu sebeplerin ise yargısal denetime imkan verecek biçimde ortaya konulması gerekmektedir.

Öte yandan, idarenin tüm işlem ve eylemlerinde olduğu gibi sözleşmeli personel hakkında tesis edilecek tasarruflarında da süreklilik ilkesinin gözetilmesi gerekmektedir. Zira kamu hizmetlerinin kesintisiz ve düzenli yürütülmesi, idarenin hukuka bağlılığının bir yansımasıdır. Bu itibarla, sözleşmenin feshi yönündeki işlemlerin keyfi uygulamalara yol açmayacak şekilde, objektif ve hukuki gerekçelere dayandırılması; böylelikle hem kamu hizmetinin sürekliliğinin hem de idareye duyulan güvenin korunması zorunludur.

Bu durumda, davacının uzmanlık alanı ya da istihdam edildiği kadro dışındaki işlerde görevlendirilmesinin kendi iradesinden değil idarenin tasarrufundan kaynaklandığı ve hizmetine ihtiyaç kalmadığına ilişkin idare tarafından başkaca bir sebep gösterilemediği hususları dikkate alındığında, davacının bulunduğu pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine yönelik dava konusu işlemin, idarenin sürekliliği ilkesi ve idareye güvenin korunması gerekliliği ile bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

T.C.

DANIŞTAY

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2024/2920

Karar No: 2025/1651

İSTEMİN KONUSU:

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem:

... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'na istinaden sözleşmeli statüde tekniker olarak görev yapan davacının, ... - ... tarihleri arasında geçerli olan hizmet sözleşmesinin, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle feshine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu gibi, haklı nedenlerin bulunması halinde, süresi dolmadan sözleşmenin feshedilebilmesinin de mümkün olduğu; ancak, asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti ifa eden sözleşmeli personelin içinde bulunduğu kamu hukuku bağlantılı, esasları idare tarafından önceden düzenlenmiş, güvenceli durum sebebiyle, sözleşme yenilememe veya feshin haklı sebeplere dayanması gerektiği, davacının sözleşmesinin, ifa ettiği hizmette başarısız veya verimsiz olduğu yolundaki bir tespit nedeniyle değil, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç bulunmadığından bahisle fesh edildiği; tekniker olan davacının, göreve başladığı tarihten itibaren kadrosuyla ilgili bir görevde bulunmadığı, kendi alanıyla ilgili bir görevlendirme talebinin de olmadığı, dosyaya sunduğu belge ve bilgilerin ise, davalı idarede tekniker hizmetine ihtiyaç olduğunu kanıtlar nitelikte olmadığı anlaşıldığından, göreve başladığı tarihten itibaren tekniker görevini ifa etmeyen davacının sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2017 yılından itibaren sözleşmeli statüde tekniker olarak görev yapan davacının, Yazı İşleri Müdürlüğünde danışman olarak görev yaptığının tespit edildiğinden bahisle dava konusu işlemle sözleşmesinin feshedildiği; ancak, davacının görev yaptığı pozisyona ihtiyaç kalmadığı hususunun davalı idarece somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 17/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti:

Danıştay Onikinci Dairesinin 20/05/2024 tarih ve E:2021/4202, K:2024/2550 sayılı kararıyla;

Uyuşmazlıkta; davacının, 2017 yılından itibaren davalı Belediyede sözleşmeli statüde tekniker olarak çalıştığı, Erbaa Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı yazısında, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (5) dereceli tekniker kadrosu karşılık gösterilerek sözleşme imzalanan davacının, başkanlık oluruyla Yazı İşleri Müdürlüğünde görev yaptığının bildirildiği, göreve başladığı tarihten, sözleşmesinin feshedildiği 10/06/2019 tarihine kadar, davalı Belediyeye ait uzmanlık alanı ya da istihdam edildiği kadro dışında işlerde görevlendirildiği, dava konusu işlemle, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshedildiğinin anlaşıldığı,

Bu durumda, (5) dereceli tekniker kadro unvanına ilişkin görevleri yerine getirmek üzere sözleşmeli statüde istihdam edilen davacının, ilk kez göreve başladığı 2017 yılından itibaren tekniker olarak görev yapmadığı; bu itibarla, davalı idarede tekniker pozisyonunda ihtiyaç bulunmadığı görüldüğünden, ...-... tarihleri arasında geçerli olan hizmet sözleşmesinin, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti:

... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 17/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davalı idare tarafından, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 6. maddesi uyarınca sözleşmeli personelin görevi dışında bir işte çalıştırılamayacağı, davacının fiillen tekniker olarak görev yapmadığı, sözleşmeli personelin, Devlet memurlarına tanınan güvencelerden faydalanmasına imkan olmadığı, idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve usule aykırılık bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ:

Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Erbaa Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'na istinaden ... olarak görev yapan davacının, ...-... tarihleri arasında geçerli olan hizmet sözleşmesi, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle ... tarih ve ... sayılı işlemle feshedilmiştir.

Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde, "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." hükmüne yer verilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Norm kadro ilke ve standartları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından müştereken belirlenir. Belediyenin ve bağlı kuruluşlarının norm kadroları, bu ilke ve standartlar çerçevesinde belediye meclisi kararıyla belirlenir."; ikinci fıkrasında, "Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur."; üçüncü fıkrasında, "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plancısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır." ve beşinci fıkrasında, "Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde ayni ya da nakdi menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır ... " hükümleri öngörülmüştür.

06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esaslar'ın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı ve "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6/d maddesinde ise; "Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun yukarıda metnine yer verilen 49. maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenleme ile kamu tüzel kişiliğine sahip olan belediyelerin uzmanlık gerektiren asli ve sürekli görevlerini yürütmek üzere hizmet sözleşmesi ile personel çalıştırabilmesi mümkün kılınmıştır.

Söz konusu personelin sözleşme süresinin sonunda, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusunda idarenin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda takdir yetkisi bulunduğu gibi; haklı nedenlerin varlığı halinde sözleşmenin süresi dolmadan feshi de mümkündür. Ancak asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti yürüten sözleşmeli personelin kamu hukukuna tabi esasları idarece önceden belirlenmiş ve güvenceli statüleri gereği, gerek sözleşmenin yenilenmemesi gerekse feshin haklı sebeplere dayanması; bu sebeplerin ise yargısal denetime imkan verecek biçimde ortaya konulması gerekmektedir.

Öte yandan, idarenin tüm işlem ve eylemlerinde olduğu gibi sözleşmeli personel hakkında tesis edilecek tasarruflarında da süreklilik ilkesinin gözetilmesi gerekmektedir. Zira kamu hizmetlerinin kesintisiz ve düzenli yürütülmesi, idarenin hukuka bağlılığının bir yansımasıdır. Bu itibarla, sözleşmenin feshi yönündeki işlemlerin keyfi uygulamalara yol açmayacak şekilde, objektif ve hukuki gerekçelere dayandırılması; böylelikle hem kamu hizmetinin sürekliliğinin hem de idareye duyulan güvenin korunması zorunludur.

Uyuşmazlıkta; davacının Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (5) dereceli tekniker kadrosu karşılık gösterilerek 2017 yılında imzalanan hizmet sözleşmesi ile tekniker olarak göreve başlatıldığı, ancak göreve başladığı tarihten sözleşmesinin feshedildiği 10/06/2019 tarihine kadar başkanlık oluruyla Yazı İşleri Müdürlüğünde görev yaptırıldığı, dava konusu işlemle de, uzmanlık alanı ya da istihdam edildiği kadro dışındaki işlerde görev yapması nedeniyle bulunduğu pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının uzmanlık alanı ya da istihdam edildiği kadro dışındaki işlerde görevlendirilmesinin kendi iradesinden değil idarenin tasarrufundan kaynaklandığı ve hizmetine ihtiyaç kalmadığına ilişkin idare tarafından başkaca bir sebep gösterilemediği hususları dikkate alındığında, davacının bulunduğu pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine yönelik dava konusu işlemin, idarenin sürekliliği ilkesi ve idareye güvenin korunması gerekliliği ile bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali ile davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 17/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali ile davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 17/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,

3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.


Bu Habere Tepkiniz

Sonraki Haber